Diva KadınASSOC. PROF. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN0312 417 1788MENÜ

BLOG

Zamanın Kumbarası

Zamanın Kumbarası

Bir kumbarası varsa zamanın, kanatları olan mesela, her an uçup gidecekmiş gibi duran ama durduğu yerde duran bir yandan da, neleri biriktiriyordur, düşündünüz mü hiç? Ben düşündüm.

O koca ağzıyla kötü anları yutuyor bu hunhar kumbara. Biriktiriyor onları, çok lazımmış gibi. Güzel anlar, mutluluklar deli gibi harcanırken ve tutulamazken elle uzun bir süre, kötü anlar birikiyor büyük bir kibir ve azimle.

Üzüntülerimiz birikiyor, sıkıntılarımızı da katıp üstüne. Ve korkularımız, bir günle kalmıyor asla; çok gün olmadan gitmiyor bir yere. Kırgınlıklarımız, kalbimize yaptığı baskıyı artırarak sürdürüyor ve kızgınlıklarımız saman alevi olsa ve çabucak sönse de sonradan ateşlenmeye her daim hazır.

Tedirginliklerimiz, kaygılarımız, pişmanlıklarımız, keşkelerimiz bir dev aynasından bakıyor bize zamanla. Azaldıkça artar, gözle görmediğimiz bir bereketle gönül hanelerimizde birikir gibiler. Maalesef öyleler.

Sevdiğinizin kokusunu içinizde biriktirmeyi istediniz mi hiç, içinize kocaman bir ohhla çekip birkaç saat hapsedesiniz geldi mi şöyle? Olmuyor işte… Birkaç saniye sonra yol aldığını fark ediyorsunuz sizden uzağa. Ne kadar basit oysa. Bir kokuyu bile tutamıyoruz zaman kumbaramızda.

Bir gün harcamak istediğimizde biriktirdiklerimizi ve bir faydasını görmek için döktüğümüzde hepsini karşımıza, elimizde yokken cepten yiyeceğimiz kadar mutlu an çıkmaz ortaya. Ne kadar sevindim, ne kadar eğlendim, ne kadar mutluydum, ne kadar keyifliydim, ne kadar şanslıydım diyenimiz az ve diyenimiz yine kocaman bir malesefle ‘geçmiş zaman’da. Güzel anlar birikmez çünkü, kalmaz yarına. Dünün güzelliklerinden bile üzüntüyle bahsedilir bugün elde olmadıklarından ve harcandıklarından yaşandıkları anda. Devrik cümlelerin düşündüren detayları ve yeniden okunan satırları gibi ancak bir kez daha üzerinden geçilir mutlu anların, geçtiği bilinerek ve birikmediği, çabucak harcanıp gittiği sezilerek.

Oysa öyle midir zamanın o acımasız kumbarasından çıkan mutsuz anlarımız, kötü anılarımız? Nasıl da birikirler sonsuz bereketleri, bugünden yarına sirayet eden hisleri ve can yanmasından ibaret dökülüşleriyle. Geçmişin acıları, sıkıntıları, tatsızlıkları kalmaz dünde, taşınır ve birikir yarına. Dün ne kadar üzüldüğünüzü düşünerek üzülürsünüz bugün en iyi haliyle ya da çocukluğunuz bugününüzdedir tüm mutsuzluğuyla. Dün mutlu olduğunuz için sevinmezsiniz bugün, yerinirsiniz ancak, bugün o an’a sahip olmadığınız için. Biriktirememiştir onları zaman, fark edersiniz. Harcanmıştır o anlar, kaçınılmaz olarak, bilirsiniz.

Bir an’ın hissiyle bir ömür mutlu olan gördünüz mü siz hiç? Oysa bir an’ın hissiyle ömür boyu mutsuz olanın bini bir para.

Bir kokuyu, en tanıdık kokuyu dahi tutamıyorken burnunuzun dibinde istediğiniz kadar dakika, sevdiğiniz hayatınızdayken onu görmediğiniz saatler için bile birikemezken güzel anlar, ayrılıktan sonra burnunuza durmaksızın baskın yapan gaipten bir koku başlar. Ve de canınızı yakmak için hücum eden, güzel ve güzel olduğu kadar uzak binlerce hatıra. Birikmiyor güzel anlar, mutlu etmek için. Olmuyor işte.

Zamanın kumbarasında birikenler daima, acı, acımasız ve kapkara.

Güzel anlar, ne kadar istersek isteyelim birikmiyor ve kalmıyor bir an sonraya. Bir ince sitem geçip giden ve yüzünü hatırlamak istedikçe güçlük çektiğimiz bir yakınımız gibi silikleşen güzel anılara ve bir ince sitem de zamanın acı kumbarasına.

Yaşayın güzel anları, son zerresine dek tadını çıkara çıkara. Yaşayın ki ‘keşke’ler kalmasın ardınızda. Unutmayın yarin yok, mutluluk yok, mutlu anlar var!

Güncelleme Tarihi: 16.02.2022
Assoc. Prof. Dr. Gökçen Erdoğan
Editör
Assoc. Prof. Dr. Gökçen Erdoğan
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.
Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.
Assoc. Prof. Dr. Gökçen ErdoğanDiva KadınAssoc. Prof. Dr. Gökçen Erdoğan
0312 417 17880533 283 8353