Diva KadınOP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN0312 417 1788MENÜ

GEBELİK DANIŞMANLIĞI VE SÜRECİ

Sorunsuz ve mükemmel bir gebelik yaşamak isteyen kadınların ortak durağı olan Op. Dr. Gökçen Erdoğan ile Diva Kadın merkezi, Ankara sınırlarında göz kırpmadan tercih edilecek klinik olma hüviyetindedir.
Gebelik Danışmanlığı ve Süreci

Son derece sağlıklı ve gebeliğin her döneminde neler yapmanız gerektiğine dair profesyonel destek almak artık mümkün. Sağlıklı ve olası sorunların minimize edildiği hamilelik artık hayal değil Bunun için yapmanız gereken şey ise periyodik olarak gebelik takibi yaptırmak ve her daim kontrolü elinizde tutmak olduğudur. Bu sebeple uzman ve ehil bir doktor ile yola çıkmak en doğru tercih olarak görülebilir. Sizlerde genel itibari ile her konuya hakim ve davranış açıdan ne yapmanız gerektiğini bilebilirsiniz.

Diva Kadın Merkezini Seçebilirsiniz

Sorunsuz ve mükemmel bir gebelik yaşamak isteyen kadınların ortak durağı olan Diva kadın merkezi, Ankara sınırlarında göz kırpmadan tercih edilecek klinik olma hüviyetindedir. Gebelik takibi için eksiksiz çalışmalar ve gerekli olan tüm kontrolleri zamanında gerçekleştirdikleri bilgisini de vermek isteriz. Böylece sizlerde genel anlamda doğru bir dönem yaşamanın huzurunu taşıyabilirsiniz.

Çözümler ve Her Zaman Destek Adresiniz

Bir bayanın hormon dengelerinin değiştiği ve özellikle duygusal açıdan kendisini zayıf hissettiği dönemler içinde gebelik takibi yaptırmak önemlidir. Kendinizi hamileliğin son evresine tam manasıyla hazır kılmak adına süreç asla ihmal edilmemesi gereken durumdur. Böylece sizlerde hayal ettiğinizin ötesinde bir hizmeti hemen almanın keyfini sürebilirsiniz. Gebelik ile alakalı umduğunuzun ötesinde sonuçlara ulaşmak zor değildir. Bu yönde birinci sınıf bir klinik olan Diva kadın ailesi ile tanışmak yeterlidir. Arayın ve hemen randevunuzu alarak sorularınızı yöneltin.

  • Anne Olmak

    İlk aylar mideniz bulanır, içiniz dışınıza çıkana kadar kusarsınız. Bütün dünya kokmaya başlar, burnunuzun yerinde küçük bir tazı burnu gelmiş gibidir adeta hassasiyet hat safhada. Hani aşerme filan kabul edelim abartılısı biraz kapris ama canımızdan can taşıyoruz değişik isteklerde bulunmak da normal. Olmadık mevsimlerde olmadık gıdalar tüketmeye başlanır.

    Aylar geçip de içinizdeki küçük canlı hareketlenmeye başladığında sürekli eliniz karnınızda hareket takibindesinizdir. ” bak kıpırdadı, tekme attı, futbolcu mu olacak benim oğlum, bu kız kesin dansçı olur, kıpır kıpır maşallah” yorumları ile her kadın büyüyen karnıyla aşk yaşamaya başlar. Konuşur sohbet edersiniz, dertleşir masal okur, kitap okursunuz günler günleri kovalar ve sonunda zamanı gelir.

    Nihayet gerçekten kucağınıza alacaksınız bebeğinizi, öpüp koklayacak, emzirip doyuracak ve kollarınızda sımsıkı saracaksınız onu. Beklemek yok artık, hasret bitti. 9 ay süren koruyup kollama sürecinden sonra aslında hiç bitmeyecek yeni bir dönem başlayacak ve hayatınız boyunca hep ‘O’nu koruyup kollayacak ve onun için endişe edeceksiniz.

    Artık siz annesiniz! Sızlayan göğsünüzde canınızı acıtsa da emzirerek doyurduğunuz, geceler boyu uykusuz kaldığınız, hastalığı, okulu, ilk aşk acıları, ergenlik bunalımları derken ömrünüzü ömrüne kattığınız gözünüzden sakındığınız yavrunuzu daha gençliğinin baharında gömeceğinizi nereden bilebilirdiniz. Bilseniz kurşunlara siper, yıkılan duvarlara engel olurdunuz.

    Zordur anne olmak, emek ister aslında cesaret ister biraz da ne de olsa dünyanın en önemli sorumluluğudur, can yetiştirmek bu dünyada.

    Şimdi canımız yanıyor ardı ardına gelen felaketlerde. Bir gün terör diyoruz bir gün deprem. Yunus 13 yaşındaydı internette oyun oynamak için gitmişti o yere, gözlerinde umut hatırladınız mı o tek kare fotoğrafı. Enkazdan çıktıktan sonra minik bedeni dayanamadı. Serhat 10 yaşındaydı onu da kaybettik… Sonra Azra’ya sevindik o daha 16 günlük minik bir beden. 2 gün kalmıştı enkazın altında annesi emzirerek beslemişti onu yıkılan duvarların altında. Merak ve umutla sağlığındaki gelişmeleri izliyoruz televizyonlardan… Yeni umutlu haberlerin merakıyla göz atıyoruz gazetelere. Kaç gün olmuştu ki askerlerimizi kaybedeli, haber vermek için gönderilen askerleri gördüklerinde fenalaşan annelerin haberlerini kaç gün önce okumuş, televizyon ekranlarında görmüştük. İncinmesinden korktuğu için bisiklete bindirmediği evladını vatan toprağına şehit veren annenin feryadı yüreklerimizi burkarken üstüne bir de deprem.

    Anneler ağlar, cenneti ayaklarının altında sandığımız asıl cennet sıcak göğüslerine başımızı yaslayıp saçlarımızı koklayan, okşayıp öpen anneler kara topraklara bağrını basıp ağlar. Zordur anne olmak hamilelik ile başlayıp mezara gidene kadar devam eder ve hiçbir anne canını toprağa vermek istemez. Bebeğinin ağlamadan ihtiyaçlarını hisseden, uzaklarda olduğunda göğsümde bir sızı var yavrum nasılsın diye telefona sarılan anneler hakları ödenmez. Gözyaşlarını silmek için, acılarını dindirmek için özürler yetmez.

  • Gebeler hangi balıkları tüketmelidir?

    Hangi balıklar, gebe kadınların tüketmesi için güvenlidir?

    Yanlış bir balığın fazlaca tüketilmesi, bebeğin beyin gelişimini olumsuz etkileyen civanın fazlaca alınmasına neden olabilir. Az balık tüketimi ise bebeğin büyümesini ve beyin gelişimini olumlu yönde etkilediği bilinen omega-3 yağ asitlerinden bebeği mahrum edebilir.

    2017 Ocak ayında Amerika Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ile Çevre Koruma Ajansı (EPA) tarafından bu konuyla ilgili yeni bir rehber yayınlandı. Bu rehber gebeler ve emziren anneler ve aynı zamanda 16-49 yaş arası tüm kadınlar için öneriler niteliğindedir.

    Daha önce FDA tarafından 2014 yılında yayınlanan rehberde civa oranı düşük balıkların haftalık tüketim miktarları belirlenmişti.  Buna göre minimum 240, maksimum 360 gr olarak saptanmıştı. Ancak düşük civa oranına sahip balıkların hangileri olduğuna dair net bilgilendirme yapılmamıştı. Ayrıca civa seviyesi yüksek olan balıklardan da uzak durulması tavsiye edilmişti.

    2017 FDA-EPA kriterleri

    FDA-EPA yaptığı bu son çalışmada “net fayda” yaklaşımı olarak yeni bir kriter belirledi. Bu kriter basit ifadeyle şu hususu belirtmektedir. Eğer omega-3 ün faydası civaya maruz kalma riskinden daha yüksekse bu balık güvenilir olarak addedilebilir. Bu mantığa göre gebe kadınlar omega-3 bakımından zengin balıkları civa seviyeleri yüksek bile olsa yemeğe teşvik edilmelidir.

    Ayrıca bu rehberde balıklar civa seviyelerine göre ‘’en iyi seçim’’, ‘’iyi seçim’’ ve ’’uzak durulması gerekenler’’ olarak gruplandırılmış. Ayrıca ajans en iyi seçim ve iyi seçim gruplarındaki balıklardan ne kadar yenilmesi gerektiğini belirlemişler. Buna göre en iyi seçim grubundaki balıklardan haftada 120 gr lık 2-3 porsiyon, iyi seçim grubundan da haftada 120 gr lık 1 porsiyon yenilmesini önermiş. 4-7 yaş arasındaki çocuklar için porsiyon miktarı 60 gr dır.

    En iyi seçim balıklar: istiridye, somon (yabani ve Alaska, konserve veya taze),sardalya, tarak, karides, kalamar.

    İyi seçim balıklar: Yayın balığı, yengeç, kerevit, yassı dil balığı, mezgit balığı, kefal, fasulye ve alabalık.

    Uzak durulması gereken balıklar: Büyük gözlü orkinos (suşide sıklıkla kullanılır),Körfez çobanbalığı, kral uskumru, marlin, turuncu kaba, köpekbalığı, ve kılıç balığı.

    Bu balıklar doğurganlık çağındaki, gebe veya emziren kadınlar ve küçük çocuklar için güvenli değildir.

    Çalışmanın Sonucu

    Kendinizi, gelişmekte olan bebeğinizi veya büyümekte olan çocuğunuzu aşırı cıvalı etkilerden korurken omega-3 bakımından zengin bir diyetin tüm faydalarını elde etmek de mümkündür. İpucu, doğru türde balık seçmektir.

    FDA in iyi seçim grubundaki balıklarından haftada 1 porsiyon tüketmek gebe kadınları , çocukları ve doğurgan kadınları güvenli tarafta tutar. Risk grubunda olan kişiler için yukarda belirtilen en iyi ve iyi seçim grubundaki balıkların tüketilmesi önerilir.

    Ayrıca gebe kadınların suşiden uzak durmaları ( ton balığı veya orkinostan yapılmış),midye gibi kabukluları tüketmemeleri önerilmektedir. Yukarıda önerilen iy ve en iyi seçim balıklardan haftada önerilen porsiyonlarda tüketmeleri önerilmektedir.

    Benim Yorumum

    Amerika gıda ve ilaç dairesi (FDA) ve EPA Amerika’da satılan balıklardan düzenli olarak numune alıp, civa düzeyleri ile birlikte birçok bilgiyi kamuoyuyla paylaşmaktadır. Yukarda belirtilen öneriler bu inceleme dikkate alınarak yine FDA-EPA tarafından hazırlanmıştır. Ama ne yazık ki ülkemizde resmi olarak civa düzeyi bilgilerine ben rastlayamadım. Yine de 1970-1985 yılları arasında üniversiteler tarafından hazırlanmış bazı çalışmalar dikkate alınabilir.

    Civa aslında soluduğumuz havada bile buharlaşmış olarak bulunan bir metaldir. Civa suya girdiğinde bakteriler ve su yosunları tarafından zehirli bir toksin olan metil civaya dönüşür. Küçük balıklar bu yosunları ve mikroorganizmaları tüketir ve vücutlarına civa geçmiş olur. Daha büyük balık ise küçük balığı yer ve vücutlarına civa girmiş olur. Büyük balık ne kadar büyükse (köpekbalığı, orkinoz, vb.) o kadar fazla balık yer ve o kadar fazla civa alır.

    Hangi Balıklar Tüketilmeli

    Yukarıdaki çalışmalar neticesinde ülkemiz denizlerinde en düşük civa seviyesi kefalde bulunmuştur. Yine küçük balıklardaki civa seviyesinin diğer iri balık çeşitlerine göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir.

    Barbunya, Çipura, İstavrit, Mercan, Mezgit, Sardalya, Tekir ve Uskumru balıklarında tespit edilen civa seviyesi FDA tarafından önerilen “iyi seçim” grubundaki civa seviyesi ile benzer düzeydedir. Dolayısıyla bu balıklardan haftada bir porsiyon tüketmek uygun olacaktır.

    Hamilelikte Omega-3 yağ asiti barındıran balıkların tüketilmesi daha önemlidir. Bu nedenle balık tercihinin bu balıklardan seçilmesi ve haftada en az 1 porsiyon tüketilmesinin faydalı olduğunu düşünüyorum. Yine civa seviyesi bakımında FDA ye göre “en iyi seçim” ve “iyi seçim” kategorisinde yer alan Somon, Hamsi, Ringa, Uskumru, Alabalık, Somon ve Sardalya haftada 1 veya 2 porsiyon tüketilmesi uygundur. Omega-3 bakımından en zengin balıkların sıralaması da yukarıdaki liste ile paraleldir. Dolayısıyla omega-3 bakımından en zengin balık Somon balığı olarak göze çarpmakta.

    Hamileler, kontrollü ortamda üretilen kültür balıkları ve temiz alanda yakalandığına emin olunan balıklar tercih edebilirler. Yine de bu balıkların civa seviyeleri bilinmediği için haftada 1 porsiyon tüketilmesi uygun olacaktır.

    Civa oranı yüksek olan ve FDA tarafından uzak durulması gereken balıklar sınıfında yer alan kılıç balığı, köpek balığı ve büyük uskumru’nun ve özellikle midye’nin hamileler ve çocuklar tarafından tüketilmesinin uygun olmadığı kanaatindeyim.

  • Gebelikte Seyahat

    Düşük veya Erken Doğum ihtimali olmayanlar haricinde anne adaylarının seyahat etmesinde bir sakınca yoktur. Ancak yine de seyahat etmek için en uygun dönem ikinci trimester yani 12. hafta ile 24. hafta arası dönemdir. (AMA !!!)

    Her ne kadar seyahat gebeler için bir sakınca oluşturmasa da seyahati daha konforlu ve güvenilir hale getirmek için aşağıdaki tedbirleri almakta yarar var.

    • Öncelikle üzerinize bol ve rahat pamuklu giysiler giymeli ve mümkün olan en rahat ayakkabınızı tercih etmelisiniz.
    • Bol bol mola vereceğinizi ve tuvalet ihtiyacınızı düşünerek her türlü ihtiyaçlarınızı yanınıza almalısınız.
    • Rahat edeceğiniz bir yastık ve ufak bir battaniye almakta da her zaman fayda var.
    • Ayrıca uzun bir seyahate gidiyorsanız, gebelikle ilgili kayıtlarınızı yanınızda bulundurmanız iyi olabilir.

    Seyahat süresince oluşabilecek en önemli sıkıntı ayaklarda ve bacaklarda ödem oluşmasıdır. Bu nedenle uzun süreli oturmaktan kaçınılmalı, vücuttaki kan dolaşımını hızlandırmak için 1,5 – 2 saatte bir kısa süreli yürüyüşler yapmalısınız. Kendi aracınız ile seyahat ediyorsanız iki saatte bir mola vererek, otobüsle seyahat ediyorsanız otobüsün ortasındaki koridorda tedbirli şekilde öne ve arkaya hareket edebilirsiniz. Durma ihtimaliniz yoksa varis çorabı giyebilirsiniz. Bu arada az az ve sık sık yemek yiyip, sıvı tüketmeye ve tuvalet ihtiyaçlarınızı gidermeyi ihmal etmemeye özen göstermelisiniz.

    Seyahat sürenizi mümkün olduğunca kısa tutmaya çalışmalısınız. Seyahat süresini yaklaşık 5 ila 6 saat ile sınırlandırmak uygun olacaktır. Eğer bu süreleri çok aşan bir yolculuğa çıkılacak ise, o zaman mümkün olduğunca bu seyahati ikiye veya üçe bölerek konaklama yaparak gideceğiniz yere ulaşmayı düşünmelisiniz.

    Gebelikte Tren ile Yolculuk

    Trenler gebelerin seyahat etmesi için uygun vasıtalardır. Hem yürüyebilmek için geniş koridorları vardır. Trenle seyahat edecek gebelerin özellikle seyahat yönüne bakan koltukları tercih etmeleri uygun olacaktır.

    Gebelikte Otobüs ile Yolculuk

    Otobüsler nispeten dar koridorlara sahip ve çokta havadar olmayan vasıtalardır. Otobüs ile seyahat edilecek ise, nispeten rahat olan tekli oturma koltuklarına sahip otobüslerin tercih edilmesi ve tekli koltuklarda oturulması daha konforlu olacaktır. Muhakkak molalarda dışarı çıkarak kısa yürüyüşler yapmak doğru olacaktır. Eğer tercih şansınız varsa sert kullanan ve ani fren yapan şoförlerden de kaçınınız.

    Gebelikte Özel Araç ile Yolculuk

    Kendi özel aracınız ile seyahat edecekseniz, öncelikle kemerlerinizin bağlı olmasında yarar var. Belki gebeler için üretilen hamile emniyet kemerlerinden kullanmayı düşünebilirsiniz. Eğer böyle bir imkanınız yoksa, mevcut emniyet kemerini karnınızın altına ve üstüne bağlanan kısmı da omzunuza gelecek şekilde ayarlamalısınız. Biliyorum çok rahatsız edici bir durum ancak her şeyden önce güvenlik. Ayrıca bazı araçlarda yolcu tarafındaki airbag’in çalışması iptal edilebilmekte olup insanlar bu airbag’in gebeye zarar vereceğini düşünerek bunu kapatıyorlar. Aksine airbag sert darbeleri önleyeceği için kesinlikle açık çalışır halde tutulmalıdır. Arabayı kendiniz kullanıyorsanız ki bunu ileriki haftalarda yapmamalısınız, emniyet kemerini takmalı oturma pozisyonunuzu en rahat şekle getirmelisiniz.

    Gebelikte Uçak ile Yolculuk

    Uçak yolculuğu yapacaksanız girişte uçağa alınamama gibi bir durumla karşılaşmamak için hekiminizden sağlık raporunuzu almanız, 36. haftadan sonra da uçağı tercih etmememiz daha uygun olacaktır. Bazı uçak koltukları diğer seyahat araçlarına göre daha dar bir diz mesafesi sunabilmektedir. Bazı durumlarda daha geniş, ayaklarınızı rahatlıkla uzatabileceğiniz diz mesafesine sahip koltuklarda yolculuk etmek seyahatiniz süresince daha fazla hareket imkanı sağlayacaktır.

    Gebelikte Gemi ile Yolculuk

    Gemi ile yolculuk yapmak gebeler için genellikle bir sıkıntı yaratmamaktadır. Ancak geminin yolculuktaki sallantısı, gebelik bulantısı ve kusmayı tetikleyebilir. Yine de bu etkiyi azaltabilmek için mümkün olduğunca büyük cruise gemileri  ya da gidilecek denizlerin daha az dalgalı olduğu zamanları tercih etmek faydalı olacaktır. Ayrıca gemide gebelikle ilgili bir sorunda müdahale edebilecek sağlık ekibi olup olmadığı araştırılmalıdır. Geminin takip edeceği rota üzerindeki limanlarda gerektiği takdirde gidilebilecek bir sağlık merkezi olup olmadığı kontrol edilmelidir.

SORULARINIZI CEVAPLIYORUM
  • M
    Merve27.08.2018

    Hocam 6 aydir korunmuyorum. Bebek istiyoruz. Doktor tavsiyesiyle aktif folic iod 12 adli tablet kullaniyorum. Assos marka. Folik asit iyot ve b12 icerenden. Acaba 6 aydir kullanmamin zarari var midir? Devam edeyim mi

    OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Yok kuzu istersen biraz ara verip tekrar kullanabilirsin

  • M
    Mavi26.08.2018

    14 agustos yumurtlama gunumdu 17 sinde korunmasz iliski yasadk 28 i adet gunumdu fakat dun kahverengi az bi kanamam oldu bugunde çk az geliyo ama tam olarak adet olamadm sebebi nedir hiç boyle bi durum yasamamistim

    OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Gebelik testi yap mutlaka

  • M
    Merve611017.08.2018

    Merhabalar gökçen hnm ben en son 29 temmuz da adet oldum suan kaşık agrım ve batmam mide bulantım bel agrım ve göğüslerimde hassasiyet damarlarımda şişlik var bu ayın 28 inde adet olmam lazım bu kadar erken kasık agrım olmazdı bunlar hamilelik belirtim olabılır mı yoksa olsa Bile bunları yaşamak için cok mu erken yumurtlama dönemimi güzel değerlendirdim üzerinden 3 gün geçti teşekkürler

    OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Gebelik testini 10 gün sonra yapmalısın

  • I
    I.k08.08.2018

    FSH 6,83 LH 4,46 ESTRADİOL 33 PROLAKTİN 14,43

    OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Normal bunlar

  • C
    Canann06.08.2018

    merhabalar gökçen hanım, ben 28 yaşında 5 yılır evliyim.çocuk sahibi olmak istiyorum.rahim tersliği var pko hastasıyım ve hsg çektirdim sol rahim ağzı ve sol tüp girişine yakın 2 adet miyom var dendi ancak veilen sıvı kanaldan geçmiş ki zaten biraz zaman aldı sıvınn geçmesi sonrasında 2 ay ilaç kullandım ve doktorum 3 ay bekleyelim ,olmazsa ameliyat ederiz dedi.şimdi ben ne yapmalıyım.yumurtlama takibi yapılmadı.birde ben gebelik için verilen doğum kontrol haplarını kullandığımda sıkıntı veriyor ara kanama yapıyor ve sağ mememde 10 yıldan beri fibrokist var çok ağrı yapıyor.teyzem meme kanserinden vefat etti. böyle bişeye sebep olurmu diye korkuyorum.ilaç verildiğinde kullanmaktan çekiniyorum.bana yardımcı olursanız sevinirim.

    OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Kuzu doktoruna eğer ailende böyle bir şey olduğunu söyledıysen zaten ona göre ilaç ver ir merak etme

  • M
    Merve81106.08.2018

    Gökçe hanım, yaklaşık 10 aydır eşimle korunmuyoruz ve çocuk istiyoruz. Doktor kontrolüne gittiğimde genel testler ve ultrasonda benden yana herhangi bir sorun yoktu ve bir - bir buçuk sene gibi denememizi söyledi doktorum.Eğer yine bir sonuç alamazsak eşimde ve bende ki diğer testler için ne kadar daha beklemek gerekir ?

    OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Kuzu eş zamanlı neden eşinin tahlıllerini de yaptırmıayorsunuz

  • I
    I.k03.08.2018

    2 yıllık evliyim ilk sene çocuk istemediğimiz için eşim korundu. 10 aydır korunmuyoruz ama çocuğumuz olmuyor.Hormon testi yaptırdım değerleri normal çıktı.Daha sonra vajinal usg baktırdım doktorum yumurtalıklarımda ve rahmimde herhangi bir sorun olmadığını söyledi.30 31 gün aralıklarda düzenli adet oluyorum ve 5 gün sürüyor adetin son 2 günü ve adet bitiminden 2 gün sonrada kahverengi lekelenme yaşıyorum. Hamile kalmam için tavsiyede bulunur musunuz ? Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim.

    OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Kuzu bana hormonları yazar mısın

  • D
    D. B.02.08.2018

    Hocam merhaba, 25 yaşındayım ve 10 aydır evliyim. İlişkimizde sadece eşim korunuyordu ve çocuk sahibi olmak istediğimiz için 2 aydır korunmamamıza rağmen hamile kalamıyorum. Adet döngüm 30,31 günde oluyor ve 7 gün sürüyor. Yumurtlama tarihlerimimi ayarlayamıyorum ya da ne yapmam gerekiyor bir problem mi vardır psikolojik olarak da fazlaca tedirgin oluyorum. Bu süreçte bu konuyu stres yapmanında eksi olacağını bilmeme rağmen sürekli düşünüyorum. Şimdiden teşekkür ederim.

    OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Stres olma Daha çok erken Adetin 14. Günü gün aşırı ilişki

  • U
    Umut31.07.2018

    Merhabalar GökÇen hanım bir yıllık evliyiz çocuk düşünüyoruz fakat olmuyor hastaneye gittiğimde pko lubolduğumu öğrendim amh değerim 12.94 bu değer yumurta rezervimin az olduğunu mu gösterir.bu arada rahim filmi çektirdim ve birde klomen tedavisi uygulandı ama sonuç alamadık. Merak ettiğim durum yumurta rezervim ne durumda . Şimdiden cevabınız Çin teşekkürler

    OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Yok kuzum çok iyi rezervin

  • S
    Sevgi28.07.2018

    Kimyasal gebelik geçirdim . Bundan sonra bebeğim olur mu ? Kimyasal gebelik sebebi var mıdır ? Adetlerim gayet düzenli bebek istiyorum artık ? Sizce ne yapmalıyım ?

    OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Kuzu kimyasal gebeliğin bir çok sebebi olduğu söylenir ama bu senin elinde olan şeyler değil.. üzülme ikinci olma ihtimali çok düşük

SORU SOR
OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞANDiva KadınOp. Dr. Gökçen Erdoğan
0312 417 17880506 596 0396