Diva KadınOP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN0312 417 1788MENÜ

GENİTAL ENFEKSİYONLAR

Genital bölgede meydana gelen akıntılar, kadınları yaşamlarının her döneminde tedirgin etmiştir. Belirli özellikleri olan akıntılar doğal ve fizyolojik olarak kabul edilebilir. Her akıntı bir hastalığı işaret etmez.

Vajina hastalıklarında en sık görülen vajina enfeksiyonlarıdır. Vajinanın en önemli bulgusu arasında akıntı birinci sırayı oluşturur. Akıntıların çoğunun altında bir hastalık söz konusu olsa bile, fizyolojik dediğimiz normal akıntılarda, kadınların doktora başvurmasında önemli etkendir. Yalnız, her akıntı da bir hastalığı işaret etmez. Vajinadaki akıntılar sarı, yeşil, kokulu, beyaz peynir parçaları şeklindeyse, şikayetler arasında ise, yanma, kaşıntı, cinsel ilişkide ağrılara yol açıyorsa, altta yatan başka etkenler söz konusu olabilir. İlk akla gelen etkenler enfeksiyon oluşturan mikroplardır. Ancak, akıntı kanlı ve kahverengi renkte ve alt karın ağrısı varsa, daha çok kanseri akla getirmelidir.

Vajina Enfeksiyonları

Genellikle, akıntıların özellikleri hastalığın nedenleri hakkında bize doğru bilgiler verir. Kadınlarda en sık görülen Klamidya enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan vajinal hastalıkların başında gelir. Sarı renkli, sulu ve kokusuz bir akıntı, adet aralarında kanama, cinsel birliktelik anında ağrı gibi şikayetlere yol açabileceği gibi, her hangi bir şikayete yol açmadan da sinsi bir şekilde ilerler.

Candida (mantar) vajiniti her yaştaki kadınlarda görülebilir. Genital bölgenin ıslak kalması, sentetik iç çamaşırları, kilotlu çorap kullanımı, hijyenik petler, bazı parfümler enfeksiyon oluşumunu ve tekrarlama riskini artırabilir. En belirgin şikayet olarak kaşıntı, idrarda yanma hissi ve ağrılı cinsel ilişkiyi sayabiliriz. Bir diğer vajinit atrofik vajinittir. Özellikle buluğ çağı öncesinde ve menopoza girmiş kadınlarda görülebilir. Bu problemde özellikle östrojen eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Tricomonas vaginalis seksüel geçişli bir enfeksiyon olup, yeşil veya sarı renkte, bol köpüklü, kötü kokulu, şikayetler arasında yanma ve kaşıntı vardır. Gardnerella vaginalis enfeksiyonunda ise, bozuk balık gibi kötü koku, gri-beyaz renkli bir akıntı ve beraberinde yanma ve kaşıntı vardır. Bu enfeksiyonda eşlerin tedavisi de göz önünde bulundurularak tedavi edilmeli, yoksa enfeksiyonların tekrarları kaçınılmaz olabilir.

Vajina hastalıklarının en sık olanı kistlerdir ve daha çok vajinanın alt kısmında yer alır. İçleri sıvı dolu olup, çok nadir şikayet oluşur. Genellikle, alınmalarını gerektirecek durum söz konusu değildir. Büyüyüp vajina yolunu kapatırsa çıkartılır tedavi gerektirmez.

Vajina hastalıkları üreme fonksiyonunu tehlikeye sokan doku tahribatına hatta bazen ölümlere kadar varan olaylara sebebiyet verebilir. Bir çok mikroplar, parazitler, mantarlar, virüsler bu enfeksiyonların kaynağıdır. Tüm bu bahsedilen durumlarla karşılaşan kişilerin mutlaka bir jinekologa giderek, tahlil ve tetkiklerini yaptırması, hastalığın teşhisi ve tedavisi açısından çok önemlidir.

Genital Enfeksiyonlar

Anatomik olarak baktığımızda, kadın genital sistemi dış dünya ile karın içi ortamını birleştiren bir yoldur. Bu yüzden, basit bir genital enfeksiyon bile, tedavi edilmediği zaman karın boşluğuna yayılır ve kadında ciddi bir problem oluşmasına sebep olabilir. Mantar, parazit veya bakteriler nedeniyle, birçok kadın hayatı boyunca en az bir kere bile olsa bu sorunla karşılaşır.

Genital enfeksiyon hastalıklarının çoğu cinsel yollarla bulaşabilmektedir. Tedavinin yapılmadığı durumlarda, kişilerde çok ciddi komplikasyonlara sebebiyet verebilmektedir. Genital enfeksiyonunda rastlanan en belirgin hastalıklar; Bakterial hastalıklar, mantar enfeksiyonları, viral hastalıklar ve paraziter hastalıklar olarak sıralayabiliriz. En sık belirti olarak vajinal akıntılardır. Genital enfeksiyon daha çok yaz mevsiminde görülür ve kadınların çoğunda oldukça sık görülen özellikle vajinal akıntı, kaşıntı, sık idrara çıkma, cinsel ilişki sırasında ağrı ve yanma gibi sebeplerle ortaya çıkabilmektedir. Yaz aylarında genital bölgenin nemli kalması ile birlikte, sentetik çamaşırlar ve dar pantolonlar ile, havuza girmek, stres, spor yapmak, gebelik, antibiyotik kullanımı, şeker hastalığı veya bağışıklık sisteminin baskılaması sonucunda oluşan birtakım rahatsızlıklar, genital enfeksiyon riskini arttırabilmektedir. Bu manada, enfeksiyona bağlı olarak akıntıların fizyolojik akıntıdan ayrılması önemlidir. Fizyolojik akıntı renksiz ve kokusuz olup, herhangi bir şikâyete yol açmaz. Ancak, enfeksiyona bağlı akıntılar özellikle koyu sarı veya yeşil renkte, kötü kokulu olup, yanma, cinsel ilişkide ağrı ve kaşıntı ile belirtiler gösterebilmektedir. Genital kanserlerinin özellikle rahim ağzı kanserinde ilk bulgunun akıntı olabileceği bilinmeli ve kadının muhakkak her yıl bir sağlık kuruluşuna başvurup, düzenli bir şekilde muayene olması ve pap-smear testi yaptırması bu aşamada oldukça önem taşımaktadır.

Görüleceği üzere, cinsel yolla bulaşan hastalıklar çoğumuzun canını sıkan bir durumdur. Tedavisi çoğu kez mümkündür, ancak kimi zaman da kadının hayatını tehdit edebilmektedir. Bu yüzden, en önemli korunma yöntemi tek eşliliktir. Erkekten kadına bulaşma riski, kadından erkeğe bulaşma riskinden nerdeyse 10 kat daha fazladır. Bu nedenle, prezervatif kullanımı ve rahim içi araçlar özellikle (mirena) riskleri bir nebze de olsa azaltmaktadır.

SORULARINIZI CEVAPLIYORUM
  • H
    Hemşire04.05.2018

    peynir kırıntısı akıntı sürekli olursa çocuk olmasında sıkıntı yaratır mı???

    OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Öncelikle mutlaka mantarınızın tedavi olması gerekir. süreklilik halinde gerekirse ileri tetkikler yapılmalıdır. Bir sonraki aşama genital bölgelere hasar vermek olduğu için cocuk konusunda ileri zamanlarda sıkıntı yaratabilir.

SORU SOR
OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞANDiva KadınOp. Dr. Gökçen Erdoğan
0312 417 17880506 596 0396