Diva KadınOP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN0312 417 1788MENÜ

BLOG

Tacizin Suçlusu, Zihinlerimiz

Tacizin Suçlusu, Zihinlerimiz

Taciz vakaları, magazin gündemine düştü. Geldiğimiz nokta bu. Elbette olayın tarafları tanınmış kişiler olunca ana haber bültenlerinden çok magazin programlarında konuşulmasına şaşırmadım. Ancak ‘geyik’ malzemesi edilmesine, sıradan bir magazin olayıymış gibi servis edilmesine üzüldüm. Bu, şarkıcıların, cemiyet ünlülerinin davetlerde pişti olmaları, boşandıktan sonra yeni sevgilileriyle ilk defa görüntülenmeleri, bir oturuşta bilmem kaç kilo et yemeleri gibi bir habere dönüşecekse “Ülkeyi kapatıp gidelim.” derler ya öyle yapalım. Tacize uğrayan kadının suçlanması aşamasına dahi geldik. Hem de tanınmış köşe yazarlarının cümleleriyle. Yani bir kez daha “o da o saatte dışarıda olmasaymış” tadında çirkinleşiliyor. Burada suçlanması mümkün olmayan tek bir kişi var o da taciz mağduru. Sözlü olmuş elle olmuş yazılı olmuş ne fark eder, hepsinin hissettirdiği şey berbat. Ve sanılmasın ki yalnızca bu olaydan söz ediyorum. Ama bu olay, üzerinden dert anlatılacak iyi bir örnek, maalesef.

Mağdurun eşi şiddete uğruyor; konuşulan şey, adamın geçmişi. Bakın bu da çarpıklık. Her olay kendi içinde değerlendirilmeli ve geçmiş, çıkarılan derslerle dolu olabilir. Aksi halde de bu bize, bugün eleştirme hakkı vermez.

Taciz mağduru aileyi kadınlı erkekli suçlayan pek çok insan gördüm ve dehşete düştüm ama ben, beni en çok etkileyenden söz etmek için yazıyorum bunları. Bazıları, kadının susması, olayı kocasına anlatmaması gerektiğine inanıyor. Bense kocasına, annesine, babasına, polise, doktora özetle herkese anlatıp tacizcinin yasa önüne çıkarılması için ne gerekiyorsa yapması gerektiğine inanıyorum. Saldırının suçlusu da ilan edilen kadının psikolojisi kimin umrunda? Ne olur yalnızca benim olmasın!

♦ ♦ ♦ 

Tacize uğrayan bir kadın, toplum içindeki konumu ve sosyo ekonomik durumu ne olursa olsun, farklı ruh hallerinde olabilir. Bazılarının buyurduğu gibi kendisi cevap versin ve dağ gibi dursun isteriz ama bu tek başına yeterli değil. Taciz, iki kişi arasında kalması gereken bir konu değil, asla da olmamalı. Ne diyordum, tacize uğrayan kadın korkabilir, sığınmak isteyebilir, panikleyebilir, kendini suçlayabilir, acizleşebilir, büyük patlamalar yaşayabilir ya da başka duygu durumları gösterebilir. Ve bunların hiçbiri için suçlanamaz. Hariçten gazel okumada dünya markası kadın ve erkeklerimize bunun için meydan bırakacak değilim ve hatta umuyorum ki değiliz.

♦ ♦ ♦ 

Ayşe Fatma Ahmet Mehmet hiç fark etmiyor, birini savunuyor diğerini yeriyor değilim. Konu yargıya intikal etmiş ve suçluluğu ispatlanana kadar evet herkes masum ama şiddete uğrayan erkek ve tacize uğradığını iddia eden bir kadın da pek tabii masum. Suçlayan, hor gören, fatura kesen bakışlara rağmen öyle.

Her yıl terapiye gelen, aile içi mutsuzluk yaşayan, cinsel yaşamında sorunları olan yüzlerce kadın acı dolu taciz hikayeleriyle yüzleşiyorlar. Kendi başlarından geçmiş olan ve adeta biz uzmanlar araya girince yaşandığı günden sonra ilk kez dillendirilen taciz vakaları bunlar. Keşke vakti zamanında susmasalardı demiyor mu insan? Bir kadın için, kendi arzusu dışında ve hoşlanmadığı biçimde iltifat almak da tacizdir. Memesinin, poposunun ellenmesi gerekmez. Zira görüyorum ki günümüz şartlarında erkeklere, taciz beğendiremiyoruz. Neredeyse hiçbir şeyi tacizden saymıyorlar. Onlara şak şak yapan kadınları hiç saymıyorum bile, onlar benim kanayan yaram.

♦ ♦ ♦ 

Tacizin en büyük suçlusu kim biliyor musunuz; kirli zihinlerimiz. Kadını, aranan, olmaması gereken yerlerde olan bir varlık olarak gören, erkeği tolere etme konusunda ise sınırlarını aşan kirli zihinlerimiz. Güç, yürektedir. İlle de güce tapılacaksa iyi kalplere tapılsın derim.

OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞANDiva KadınOp. Dr. Gökçen Erdoğan
0312 417 17880506 596 0396