Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olmamın yanısıra cinsel sağlıkla uğraştığımı birlikte geçirdiğimiz uzun zamanda hepiniz öğrendiniz sanırım. Canımın içi ülkemde cinsel sağlık henüz tam olarak anlaşılamasa da gayretim, gayretimiz katlanarak artıyor. 86 yaşındaki Maide Hanım şöyle dedi bana ‘ hapla düzelmeyeni şapla adam ederdik, öyle bir şey mi bu kızım?’ Aldı beni bir gülme, ahh Maide Hanımcığım, ne şapından söz ediyorsunuz? Adamları dürtmenin yolunu arıyoruz ne zamandır.
Kadınların en sık karşılaştıkları cinsel sorunlar nelerdir derseniz vajinismus, cinsel isteksizlik ve orgazma ulaşamama ki istiyorum ki size benzeyen sıradan insanların yaşamanız muhtemel ama vakalarından örnekler vereyim. Cinsel terapiye bu en sık görülen sorunlarınız için gelen kadınların terapi seanslarından biraz detay, fena olmaz ha? Vajinismus için ayrı bir günde yer ayıracak ve sizi gerçekten şaşırtacağım. Bu arada neyi unutmuyoruz? Cinsel sorunların çözümü için işinin uzmanı birini tercih etmeyi. Fiziksel taramaların da yapılabilmesi ve bedeniniz hakkında her türlü işleyiş bilgisine sahip biriyle güven içinde tam teşekküllü biçimde ilerlemek için elbette.
NO ORGASM NO HAPPINESS
Suzan Hanım’la bir cumartesi sabahı randevusunda buluştuk. Kruvasan alıp gelmiş kahvaltı etmem için. Fransız kahvaltısı ettikten sonra tipik bir Türk cinsel sorunu için konuşacağız tabi. 22 yıllık evli bir kadın hiç orgazm olmamış çünkü kocası boşaldıktan sonra Suzan Hanım’a bir sırt manzarasından başka düşen yokmuş. Ahh ne şaşırtıcı! Evet dünyada cinsel sorunlar ortaktır, cinsel terapi uzmanlığı da global bir branştır. Ama maalesef kadının orgazm olmasıyla hiç ilgilenmeyen erkeklerin çok önemli bir kısmı bizim coğrafyamıza serpilmiştir. Maalesef demiştim değil mi, hah eksik olmasın. Severek evlendiği, evlendikten sonra birlikte olmak için adeta sabırsızlıktan öldükleri, heyecandan uyuyamadıkları geceleri hatırlıyor şimdi. İzlediği filmleri, dinlediği şarkıları hatırlıyor. 20 yaşındaymış evlendiğinde. Öyle sevişeceklerine inanıyormuş. ‘Nedense’ diyor ‘sevişmemiz bitince ikimiz de kasılıp gerilip sonra bolaşıp rahatlayarak derin bir oh çekeceğiz, ya sarmaş dolaş ya yan yana el ele tavana bakarak aptal bir gülümsemeyle susacağız sanıyordum, filmlerdeki gibi.’ E doğrusu da o zaten. Bir çiftin birlikte olmasının asıl maksadı, ruhen ve bedenen bütünleşmeleri, bu bütünleşmeyi haz alarak sürdürmeleri ve nihayetinde birlikte orgazma ulaşmalarıdır.
İlk gecesinden bir şey anlamamış, acıyacak diye korkmuş ama sinek ısırığı gibiymiş, korktuğu gibi olmamış-evet bunu da söyleye söyleye dlimizde tüy bitti. Sonraki gecelerin başka geçeceğini, o ilk adım atıldıktan sonra her şeyin güzel bir rüyaya dönüşeceğini sanmış (Türk kadınının makus talihi). Değişen bir şey olmamış. Kocası tabi ki ilgilenmiş sevişmelerinin nasıl gittiğiyle. ‘Sevdin mi’ demiş, ‘nasıldım’ demiş, ‘sence benim şeyim büyük mü’ demiş yıllar içinde. ‘Yahu habire kendi ‘şey’inle ilgileneceksen tek başına yap madem’ diyememiş tabi Suzan Hanım. Sabırla beklemiş. Tüm sevişmeleri haldır huldur başlamış, bazısı kocası akşam kapıdan girer girmez, bazısı yatağa girer girmez. Ve çıkışlar da hemen hemen öyle olmuş, ‘girer girmez’. Kısa süren, ruhsuz ve yalnızca bir tarafı mutlu eden, önsevişmesiz birleşmeler.
22 yıl süren ve hiçbir değişiklik barındırmayan rutinin de rutinibir yatak odası macerası, çekilir dert değil de Türk kadını vefakardır, çekmiş. Kocasından ilgi de sevgi de görmüş bir kadın bu üstelik. İkisi de eğitimli, ikisi de iletişimi kuvvetli insanlar. Ama bir kez olsun kadının da orgazm olması gerektiğini düşünmemiş kocası ve bir kez olsun bir şey talep etmemiş bizim çilekeş Suzan. Ne yaptık derseniz, ‘hayatımda bir kez olsun orgazm olmakistiyorum, kocamı mı aldatayım?’ diyen bu güzel kadınla ne yaptınız derseniz, biraz ilaç yazıp biraz da sabır dileyip ‘kocandır bekle bakalım hele’ deyip yollamadık elbet. Kocasını çağırdık. Öyle ya biraz fırçalamadan mı bırakacaktık? Şakası bir yana; böyle durumlarda yatak odasındaki sorun ortaktır.
Mutluluk ve mutsuzluk ortaktır orada. Bu durumu kocasıyla konuşması için orta yollu ve rahatça başaracağı bir konuşma üzerinde çalıştık. Malum 22 yıldır söylenemeyenlerin bir gecede söylenmesi gerekti. Oturup kendini ifade eden, evliliklerinin devamı ve mutluluğu için gerekenleri sıraladığı, cinsel terapinin gerekliliğini anlattığı bir konuşmanın ardından – evet kabul ediyorum beyefendinin ikna edilmesi 1 hafta sürdü- nihayetinde çift terapisine başladık. Öyle ya, böyle kibar, düşünceli bir adamın yatakta karısını düşünmemesinin nedenlerine yakından bakmak ve doğru olanı anlatmak şarttı. Detayları bana kalsın, Suzan Hanım artık her birleşmede süresi modlarına göre değişen bir önsevişmeyle hazırlanıyor ve orgazm da oluyor. Üstelik sevgili kocasının erken boşalma kaygısına ve bazen gerçekleştiği için sorununa da çözüm getirdik. Hep diyorum yalnız değilsiniz, hele ‘no orgasm no happiness’ şarkıları söyleyecek hiç değilsiniz.
No Orgasm No Happiness
Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olmamın yanısıra cinsel sağlıkla uğraştığımı birlikte geçirdiğimiz uzun zamanda hepiniz öğrendiniz sanırım. Canımın içi ülkemde cinsel sağlık henüz tam olarak anlaşılamasa da gayretim, gayretimiz katlanarak artıyor. 86 yaşındaki Maide Hanım şöyle dedi bana ‘ hapla düzelmeyeni şapla adam ederdik, öyle bir şey mi bu kızım?’ Aldı beni bir gülme, ahh Maide Hanımcığım, ne şapından söz ediyorsunuz? Adamları dürtmenin yolunu arıyoruz ne zamandır.
Kadınların en sık karşılaştıkları cinsel sorunlar nelerdir derseniz vajinismus, cinsel isteksizlik ve orgazma ulaşamama ki istiyorum ki size benzeyen sıradan insanların yaşamanız muhtemel ama vakalarından örnekler vereyim. Cinsel terapiye bu en sık görülen sorunlarınız için gelen kadınların terapi seanslarından biraz detay, fena olmaz ha? Vajinismus için ayrı bir günde yer ayıracak ve sizi gerçekten şaşırtacağım. Bu arada neyi unutmuyoruz? Cinsel sorunların çözümü için işinin uzmanı birini tercih etmeyi. Fiziksel taramaların da yapılabilmesi ve bedeniniz hakkında her türlü işleyiş bilgisine sahip biriyle güven içinde tam teşekküllü biçimde ilerlemek için elbette.
NO ORGASM NO HAPPINESS
Suzan Hanım’la bir cumartesi sabahı randevusunda buluştuk. Kruvasan alıp gelmiş kahvaltı etmem için. Fransız kahvaltısı ettikten sonra tipik bir Türk cinsel sorunu için konuşacağız tabi. 22 yıllık evli bir kadın hiç orgazm olmamış çünkü kocası boşaldıktan sonra Suzan Hanım’a bir sırt manzarasından başka düşen yokmuş. Ahh ne şaşırtıcı! Evet dünyada cinsel sorunlar ortaktır, cinsel terapi uzmanlığı da global bir branştır. Ama maalesef kadının orgazm olmasıyla hiç ilgilenmeyen erkeklerin çok önemli bir kısmı bizim coğrafyamıza serpilmiştir. Maalesef demiştim değil mi, hah eksik olmasın. Severek evlendiği, evlendikten sonra birlikte olmak için adeta sabırsızlıktan öldükleri, heyecandan uyuyamadıkları geceleri hatırlıyor şimdi. İzlediği filmleri, dinlediği şarkıları hatırlıyor. 20 yaşındaymış evlendiğinde. Öyle sevişeceklerine inanıyormuş. ‘Nedense’ diyor ‘sevişmemiz bitince ikimiz de kasılıp gerilip sonra bolaşıp rahatlayarak derin bir oh çekeceğiz, ya sarmaş dolaş ya yan yana el ele tavana bakarak aptal bir gülümsemeyle susacağız sanıyordum, filmlerdeki gibi.’ E doğrusu da o zaten. Bir çiftin birlikte olmasının asıl maksadı, ruhen ve bedenen bütünleşmeleri, bu bütünleşmeyi haz alarak sürdürmeleri ve nihayetinde birlikte orgazma ulaşmalarıdır.
İlk gecesinden bir şey anlamamış, acıyacak diye korkmuş ama sinek ısırığı gibiymiş, korktuğu gibi olmamış-evet bunu da söyleye söyleye dlimizde tüy bitti. Sonraki gecelerin başka geçeceğini, o ilk adım atıldıktan sonra her şeyin güzel bir rüyaya dönüşeceğini sanmış (Türk kadınının makus talihi). Değişen bir şey olmamış. Kocası tabi ki ilgilenmiş sevişmelerinin nasıl gittiğiyle. ‘Sevdin mi’ demiş, ‘nasıldım’ demiş, ‘sence benim şeyim büyük mü’ demiş yıllar içinde. ‘Yahu habire kendi ‘şey’inle ilgileneceksen tek başına yap madem’ diyememiş tabi Suzan Hanım. Sabırla beklemiş. Tüm sevişmeleri haldır huldur başlamış, bazısı kocası akşam kapıdan girer girmez, bazısı yatağa girer girmez. Ve çıkışlar da hemen hemen öyle olmuş, ‘girer girmez’. Kısa süren, ruhsuz ve yalnızca bir tarafı mutlu eden, önsevişmesiz birleşmeler.
22 yıl süren ve hiçbir değişiklik barındırmayan rutinin de rutinibir yatak odası macerası, çekilir dert değil de Türk kadını vefakardır, çekmiş. Kocasından ilgi de sevgi de görmüş bir kadın bu üstelik. İkisi de eğitimli, ikisi de iletişimi kuvvetli insanlar. Ama bir kez olsun kadının da orgazm olması gerektiğini düşünmemiş kocası ve bir kez olsun bir şey talep etmemiş bizim çilekeş Suzan. Ne yaptık derseniz, ‘hayatımda bir kez olsun orgazm olmakistiyorum, kocamı mı aldatayım?’ diyen bu güzel kadınla ne yaptınız derseniz, biraz ilaç yazıp biraz da sabır dileyip ‘kocandır bekle bakalım hele’ deyip yollamadık elbet. Kocasını çağırdık. Öyle ya biraz fırçalamadan mı bırakacaktık? Şakası bir yana; böyle durumlarda yatak odasındaki sorun ortaktır.
Mutluluk ve mutsuzluk ortaktır orada. Bu durumu kocasıyla konuşması için orta yollu ve rahatça başaracağı bir konuşma üzerinde çalıştık. Malum 22 yıldır söylenemeyenlerin bir gecede söylenmesi gerekti. Oturup kendini ifade eden, evliliklerinin devamı ve mutluluğu için gerekenleri sıraladığı, cinsel terapinin gerekliliğini anlattığı bir konuşmanın ardından – evet kabul ediyorum beyefendinin ikna edilmesi 1 hafta sürdü- nihayetinde çift terapisine başladık. Öyle ya, böyle kibar, düşünceli bir adamın yatakta karısını düşünmemesinin nedenlerine yakından bakmak ve doğru olanı anlatmak şarttı. Detayları bana kalsın, Suzan Hanım artık her birleşmede süresi modlarına göre değişen bir önsevişmeyle hazırlanıyor ve orgazm da oluyor. Üstelik sevgili kocasının erken boşalma kaygısına ve bazen gerçekleştiği için sorununa da çözüm getirdik. Hep diyorum yalnız değilsiniz, hele ‘no orgasm no happiness’ şarkıları söyleyecek hiç değilsiniz.