Diva KadınOP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN0312 417 1788MENÜ

BLOG

Doğum Sonrası Vajinismus

Doğum Sonrası Vajinismus

Doğum Sonrası Vajinismus Nedir?

Kadınların hayatını karartan vajinismusun, yalnızca bir çeşit olmadığını, yani yalnızca ilk cinsel ilişkiyle başlayan bir sorun olmadığını, sonradan da oluşabileceğini öğrenen pek çok kadın şu an kendine aynı soruyu soruyor.

Yoksa ben vajinismus muyum? Evet belki de sekonder vajinismus diye tabir edilen tür sizinki; başlarda normal bir cinsel yaşantınız varken her şey tersine döndü ve artık ilişkiye giremiyorsunuz. Peki neden? Bunun da tedavisi var mı? Nasıl emin olurum? Hepsine yanıt geliyor. Öncelikle söyleyeyim; elbette vajinismusun iki türünün de tedavisi var. Çift olarak terapi almanız, kısa sürede sağlıklı ve mutlu cinsel yaşamınıza dönmenizi sağlayacaktır. Rahat bir nefes aldıktan sonra gerekli bilgilerle donanabiliriz.

Vajinismusun ne olduğunu bilmeyenler için hatırlatayım; cinsel ilişki sırasında vajinayı çevreleyen alt pelvik kaslarının istemsiz (kontrol dışı) kasılmasına bağlı olarak ilişkinin tamamlanamaması veya oldukça ağrılı, acılı bir şekilde gerçekleşmesi durumudur.

Sekonder Vajinismus Nedir?

Vajinismus ilk görülme zamanına bağlı olarak iki çeşittir; Primer yani ilk, birincil Vajinismus, ilk cinsel deneyimle birlikte başlayan ve devam eden vajinismustur. Kadın, ilişkiye giremez ya da girse de birleşme, ağrılı, sancılı ve psikolojik açıdan yıpratıcı biçimde gerçekleşir. Vajinismus sorunu olan pek çok kadın, çığlık attıkları için birleşmenin hiç gerçekleşmediğini ifade eder. Sekonder yani ikincil vajinismusa gelirsek; daha sonradan oluşan vajinismustan böyle söz ederiz. Doğumdan sonra ya da herhangi bir travmaya bağlı olarak gelişen özel durumlardan ötürü, kadın vajinismus olur. Öncesinde tedavi edilmiş bir vajinismus sorununun yeniden hortlaması da sıkça görülür.

Doğum Sonrası Vajinismus

Doğum sonrası vajinismusun aslında travmatik bir etki olduğunu söylemek yanlış olmaz. Çünkü hormonal olarak ve buna bağlı olarak psikolojik bir değişim sürecidir hamilelik. Ve sonrasında doğum, ardından da lohusalık. Kadının bedeninin de ruhunun da yeniden yazıldığı düşünülürse, travma etkisi yaratması çok da şaşırtıcı sayılmaz.

Peki doğum sonrası vajinismusun nedenleri nelerdir?

Kadınlar çirkinleştiklerine ve artık etkileyici olmadıklarına inanırlar. Bu da cinsellikten soğumayı, hatta korkmayı beraberinde getirir. Doğum sonrası karnın tamamen kaybolmaması, memelerde büyüme ve sarkma, cilt lekeleri ve kişisel bakıma ayrılan zamanın azalması gibi nedenlerle kadınlar kendilerini daha az beğenir olurlar. Cinsel isteksizlik diyerek geçiştirilen sorunlar, vajinismusa kadar varabilir ve sorunla yüzleşilmediği takdirde köklenir.

Doğumdan sonra ağrılı ilişki yaşama da vajinismusu tetikler.Disparoni denen ağrılı cinsel ilişkinin en yaygın nedeni ise, kadının sağlığına tam kavuşmasının ve hazır olmasının beklenmemesidir. Bu hem fiziksel hem de ruhsal baskı oluşturur. Maalesef kadınlar bu acıdan ve korkudan uzaklaşabilmek için cinsel ilişkiyi reddederler. Bir diğer neden ise vajinal kuruluk ve bunun getirdiği acı. Cinsel isteksizlik sorunu yaşayan kadınlarda, ilişki sırasında vajinal bölgelerinde yeterli ıslanma oluşmaz. Vajinadaki kuruluk da ağrılı cinsel birleşmeye yol açar. Bu da kadında cinsel ilişkiden kaçınmayı ve isteksizliği beraberinde getirir.

Kadında sevilmediğine, arzulanmadığına, ağrı ve acı hissedeceğine dair kaygı ve korkular çok yoğunsa vajinal kaslar, penisin içeri girmesine engel olacak kadar sıkı şekilde kasılır ve işte sizi vajinismus! Ön sevişmenin ve iletişimin önemi burda da ortaya çıkar. Kadına yalnızca yatakta değil, bunun dışında da sevgi ve sadakat ifadelerinde bulunmak, adeta vajinismus ihtimalini kayda değer biçimde azaltır.

Doğum sonrası vajinismusun önemli nedenlerinden biri de “kutsal annelik” mertebesidir. Kadında da erkekte de bu şekilde tezahür eder. Şöyle ki kadın kendi meme ve vajinasını artık tahrik unsuru olmaktan uzak görür ve bebeğin yaşam ve beslenme kanalları olarak bakar. Yüklediği bu anlamlar da onu cinsellikten uzaklaştırır. Erkekte de aynı sorun yaşanır; zira erkek de kadının emzirdiğine şahit olduğu ve doğumdaki mahremiyete de hakim olduğu için kadının en etkileyici bulduğu organlarına daha kutsal ve başka anlamlar yükler, kadına karşı mesafeli olur. Bu da kadındaki vajinismusu ikiyle çarpan etkiye sahiptir.

Uykusuzluk ve yorgunluk da sekonder vajinismusun tetikleyenlerinden. Anne de baba da bilhassa anne yani kadın, doğumdan sonra uykuya hasret ve genel anlamda yorgun olur. Dolayısıyla da cinsellikten ziyade dinlenebilmeye ya da yorgunluğu bebek için çekmeye programlanır. Bu da kadının isteksizliğini vajinismus noktasına taşıyabilir bile.

Vajinismusu, özellikle de sekonder vajinismusu önlemenin en etkili yolu, kimliklerimizi, sosyal yaşamdaki görevlerimizi, kişisel sorunlarımızı yatak odasının kapısının dışında bırakmaktır. Eşlerin kadına doğum sonrası desteğinin de çok önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu söylemeliyim. Ayrıca doğum sonrası lohusalık döneminde çok eleştirilen, çok müdahale edilen annelerin küskünlükle birlikte ilk olarak cinsel yaşamlarından soğuduklarını da söylemeliyim. Çünkü kadının yataktaki yetersizlik duygusu yeni bir şey değildir ve körüklenmesi adeta felaket getirir.

Şunu da belirtmek isterim ki cinsel isteksizlik yaşayan kadınların tümü vajinismus yaşıyor diyemeyiz. Ancak bu isteksizlik, bir reflekse, kalıcı bir reflekse dönüşmüşse, vajinal kaslar birleşmeye izin vermeyecek ölçüde kasılıyor ve ruhen kapanma da aynı anda yaşanıyorsa vajinismusa “merhaba” diyebilirsiniz. Unutmayın ki tedaviyle “hoşça kal” demek de mümkün. En önemli önerimiz terapiye çift olarak gelmeniz. Çünkü sorunun kaynağına inmek ve güncel durumu irdelemek, çift olarak daha mümkün, daha faydalı. Üstelik vajinismus tedavisinde, ister primer ister sekonder olsun, evde müstehcen alıştırmalarınız, ödevleriniz de olur. Bunu birlikte halledebilirsiniz.

Vajinismus nasıl anlaşılır?

Vajinismusu olan kadınlarda sıklıkla görülen belirtiler şunlardır:

  1. Cinsel ilişkide zorluk, tam ilişkinin veya tam cinsel birleşmenin olamaması,
  2. İlişki esnasında vajinal kasılmayla beraber yanma, batma, ağrı,
  3. Nedeni tam olarak açıklanamayan ve ilişki esnasında oluşan ağrı,
  4. Vajinal tampon veya fitil kullanmada zorluk,
  5. Jinekolojik muayene esnasında zorluk,
  6. Ağrıdan ve/veya başarısız ilişki girişimlerinden dolayı cinsel ilişkiyi reddetme,
  7. İlişki esnasında vücudun diğer kas gruplarında kasılma (sırt-bel, bacak kasları, bacakları kapama),ilişkide nefesi tutma, nefes alamama,
  8. Doğum, enfeksiyon, cerrahi, kanser tedavisi, tecavüz, menopoz sonrası devam eden ilişkide ağrı, rahatsızlık.

Vajinismus tanısında en önemli nokta, jinekolojik muayenenin de tamamlanmış olmasıdır. Çünkü üzülerek belirtiyorum ki bu ağrılı, acılı kasılmaların nedeni başka bir şeyse ve ilaçla ya da operasyonla tedavi mümkünse zaman kaybedilmemiş olması önemlidir.

En başta da dediğim gibi ister primer olsun ister sekonder olsun, vajinismusun çözümü vardır ve sizin çabanızla, inancınızla, umudunuzla, birlikteliğinizle bu çözüm size daha hızlı yaklaşır. Eğer bir vajinismus hastası olduğunuzu düşünüyorsanız, şüphe ediyor, ihtimal veriyorsanız, öncelikle jinekolojik muayenenizi olun ve sonrasında vajinismus alanında çalışan ben gibi bir meslektaşımla bir araya gelin. Bekleyerek, sorunun daha da yerleşmesini ve kök salmasını izlemeyin.

OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞANDiva KadınOp. Dr. Gökçen Erdoğan
0312 417 17880506 596 0396