Diva KadınASSOC. PROF. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN0312 417 1788MENÜ

BLOG

Covid / Cinsellik

Covid / Cinsellik

Covid-19 cinsel hayatı nasıl etkiledi?

Pandemi, hepimizi yıpratan uzun bir süreç oldu ve hala bitmiş değil. Ama cinsel yaşama etkileri gerçekten ileride pek çok kaynakta yer bulacak bence. Benim araşırma ve gözlemlerimden, kendi çalışmalarımdan yola çıkarak söyleyebileceğim şey şu; bir grup tüm boş vakitlerini sevişerek doldururken bir grup da yaşadığı maddi ve manevi sorunların, yaşadığı yıkımların da bir sonucu olarak cinsel yaşamını ikinci hatta üçüncü plana attı. 

Bazıları cinsellikten uzaklaşırken bazılarını etkilememesi ya da daha fazla birlikteliğin sebebi ne?

Benim dahi şaşırdığım bir şeyi fark ettim; birbirini özleyen çok çift varmış, beklediğimden çok. Yaşamın koşturmacasında cinsel yaşamları oldukça silikleşmiş olan, sohbet etmeye vakit ve heves bulamayan, birbirlerini keşfetmekten vazgeçmiş çok fazla çift varmış. Ve bu çiftler, pandemide yaşamsal herhangi bir sıkıntı yaşamadıkları sürece birbirleriyle ilgilenir, uğraşır oldular aslında. Hasret giderme söz konusu oldu diyebiliriz. Gebelik takibini yaptığım bir hastam, eşine yeniden aşık olduğunu çünkü eşi hakkında çok fazla detayı kaçırdığını ama onları şimdi görüp anladığını söyledi mesela. Gerçekten sıkıntıdan sevişenler de var, kendi sözcükleriyle de böyle ifade ettiklerinden, bunu hiç sakınmadan söyleyebiliyorum. Cinsellikten uzaklaşanlardan söz etmem gerekirse;  burası Türkiye, lafı çok da evirip çevirmeye gerek yok. Ekonomik sıkıntılar ve yaşamsal kaygılar, çiftleri akıl almaz kavgalara ve mesafelere sevk etti. 

Pandemi sürecinde size danışan çiftlerde ya da kişilerde en fazla görülen sıkıntı ne? (Kadınlarda/erkeklerde ve ortak sorun)

Cinsel isteksizlik. Açık ara en büyük sorun buydu. Az önce de bahsettiğim gibi hem kaygı nedeniyle herkes gergindi, hem de öncelikler mecburen değişti. Bir de hiçbir yaşamsal kaygısı, derdi olmayanlar var; diyeceksiniz ki onlar için seks güllük gülistanlık mıydı? Hayır, pandemi her şeyden önce özgürlükleri kısıtlayan ve bizi belirsizliğin içinde debelenir kılan bir süreç. Dolayısıyla da ruh sağlığımız birden çok yerden darbe aldı. Çok önemli bulduğum başka bir husus daha var; bıktık. Çiftler sürekli yan yana, dip dibe olmak, kendilerine alan bulamamak, sorumluluklarını bu sıkışmışlık hissi içinde yerine getirdikleri için umuyorum ki geçici olan soğumalar yaşadılar. Ama ümitsiz konuşmaları sevmem, her şey düzelecek ve ağız tadıyla sevişeceğiz. 

Sürecin getirdiği stres, sıkıntıya bir de aynı evin içinde daha fazla zaman geçirmek, birbirini “ev hali” ile görmek cinsel isteksizlik/libido düşüklüğünü beraberinde getirdiyse, bu durum nasıl aşılabilir?

Bu kesinlikle doğru bir tespit ancak bu toplumda “ev hali”nin partneri soğutması hadisesi, kadının kendini salması nedeniyle erkeğin onu artık eskisi gibi arzulamaması olarak anlaşılıyor. Eminim bu satırları okuyanlar da buraya kadar rolleri tam da böyle düşünmüşlerdi. Oysa erkeğin hali de hem fiziksel  hem de ruhsal olarak tam bir “ev hali”. Dolayısıyla karşılıklı olarak o eski çekimi yitirmek, sık rastlanan bir şey. Normale döndürmek içinse kimsenin seks tanrısı, tanrıçası gibi gezinmesi, üstüne beş beden büyük gelen kadınlık erkeklik gömlekleri giymesi gerekmez. Birbirinin hoşuna gidecek giysiler, kokular, yemekler, sohbetler, filmler; hoşluk paydaları artsa işler kolaylaşır diyelim. Ama durum bunlarla hallolmayacak kadar sert bir hal aldıysa elbette terapi. Mutlaka bir uzmana danışılmalı. 

The Telegraph bu süreçteki cinsel isteksizlik için “Seks durgunluğu” değerlendirmesi yapmıştı. Siz bu tanıma katılır mısınız?

Güzel bir tanımlama ama bir yandan da çılgınlar gibi gebe kalınıyor. Biraz değişken bir tablo olduğunu düşünüyorum. Hem bölgesel hem kişisel hem toplumsal hem rastlantısal olarak son derece değişken hem de.

Covid-19 testi pozitif çıkanlardın sperminde virüs saptandığı belirtilmişti Çin’de. Bu virüs cinsel yolla bulaşır anlamına gelir mi?

Pandemi sürecinde virüsün yayılma ve ortamda yaşama olasılıkları çokça tartışıldı ve geçen zamana rağmen şaşırtıcı sonuçlar veren araştırmalar çıkıyor ortaya. Ancak virüsün cinsel yolla daha doğrusu sperm vasıtasıyla bulaştığını kabul eden,kanıtlayan bir araştırma yok. Buna karşın öpüşme ya da oral seksin hastalığı bulaştırmada etkili olduğunu söyleyebiliriz. 

İngiliz Cinsel Sağlık Vakfı süreçte “güvenli seks” için “maske takın, öpüşmeyin, yüz yüze olmayacağınız pozisyonları tercih edin” gibi bir dizi öneride bulunmuştu. Bu konuda siz ne dersiniz?

Soluma yoluyla bulaşan bir virüsün seks esnasında bulaşmasını engellemek için elbette doğru öneriler bunlar. Ama zaten pozitif olma şüphesi taşıyan kişi, belirtilen süre zarfında, her ihtimale karşı partnerinden uzak durmalı. İnsanların bu direktiflerden de sıkıldığını tahmin ediyorum artık. Uzunca bir süredir virüsle birlikte yaşıyoruz ve kaygıdan çıldırma noktasına gelen bir sürü insan var. Beden sağlığımız kadar önemli olan bir şey varsa o da ruh sağlığıdır. Onu da koruyalım istiyorum elden geldiğince. 

“Covid bebekleri” patlaması bekliyor musunuz?

Bence özellikle yabancı ünlüler bazında bu patlama yaşandı. Bizde de artış olduğunu tahmin ediyorum ama patlama olmadığını var sayıyorum. Ekonomik belirsizliği de derinden hissettiğimiz için belki de. 

Bu süreçte gebe kalanlarla normal zamandan farklı neler yaşanıyor? Endişe düzeyleri vs.

Elbette çok daha kaygı dolu bir süreç oldu. Mesela izole kalma konusunda çok zorlanıldıysa, eşlerden biri sürekli dışarıda olmak zorundaysa ya da görece sorunlu, riskli bir gebelik söz konusuysa işler zorlaşıyor. Hem hastaneye, doktora her zaman gelmek istemiyor gebe ki normali de. Hem de her şeyden korkar olduğu için en çok doktoruna yakın olmak ve riski minimumda tutmak istiyor. Dolayısıyla da dualarla, telkinlerle geçen gebelik takiplerimiz vardı. Online görüşmeleri de epey artırdık. Teknolojiden çokça faydalandığım bir dönem oldu benim için de, diğer herkes gibi. 

Pandemide rutin kontroller, acil olmayan ameliyatlar vs ertelendi. Sizin alanınızda durum nasıl? 

Vakaların kontrol edilemez hale geldiği, yoğun bakım ünitelerinin ihtiyaca yanıt vermekte zorlandığı dönemeçlerde kliniğimizi kapalı tuttuk. Sağlık sektörünün tamamı bu durumdaydı bana kalırsa. Ama düzenli sürmesi gereken tedavileri alanlar için çok can sıkıcı zamanlar yaşandı ve bu beni üzdü. Kemoterapiler, diyalizler aksadı ve en zoru bence buydu. Biz, gebelik takibini, yaşam tehdidi olmadığı sürece, her şekilde yapmanın bir yolunu buluruz ve bulduk. 

Bu süreçte özellikle Vajinismus, cinsel isteksizlik gibi şikayetleri olanların tedavilerinde ekstra zorluklar yaşıyor musunuz? (Psikolojik olarak)

Terapilerde sarılamıyoruz. Ciddiyim. Vajinismusun da cinsel isteksizliğin de altından öyle derin yaralar çıkıyor ki genelde, ağlamalı sarılmalı seanslarımız asla azımsanamaz. Ve pandemide hem online görüşmelerimiz çok arttı hem de yüz yüze yaptıklarımızda mesafeli olmamız gerekti. Bu yorucuydu. 

Covid geçirdikten sonra cinsel hayatta bir farklılık oluyor mu kişilerde? İsteksizlik ya da tam tersi gibi...

Covidin geçici de olsa uzayan olumsuz etkilerinde bunlar da var ama belirgin bir başlık olarak açamayız ve bence virüsü diğerlerinden ayıran en önemli şeylerden biri de herkesi bambaşka biçimlerde etkilemesi oldu. Örneğin birinde libido yükseltirken birinde tamamen yok etmiş olabilir. Ancak ölçümlenen ve kayıtlara genellenerek geçebilecek kabul görmüş çok makale yok maalesef.

Neden bu mesleği seçtin, seçiminde ne etkili oldu?

İnsanlara gerçekten faydamın dokunacağı, bunu iliklerime kadar hissedebileceğim bir meslek yatıyordu hep gönlümde. Ama en önemlisi kadını baz alan, kadına dair gelişime katkıda bulunabileceğim bir alan açmak istiyordum kendime. 

Bugüne kadar yaşadığın en sıra dışı olay/vaka neydi?

O kadar çok ve o kadar uçsuz bucaksız bir şaşkınlık denizi ki bu; birini desem diğerinin hatrı kalır. Ama sevgilisinin bekaretini bozduğu için iğne ve iplikle dikmeye, eski haline getirmeye çalışan adam diyebilirim. Ve hayır işkence olsun diye yapmıyor bunu, gerçekten bunun doğru olabileceğine inanıyor.

Doğum gerçekleşip, bir bebeği eline aldığında ne hissediyorsun?

Dünyalar benim oluyor çünkü gerçekten dünyada mucize diye tanık olabileceğim yegane şey o diye düşünüyorum. Ve bir duygu, yıllar içinde kendinden nasıl olur da hiçbir şey kaybetmez, inanılır gibi değil. Yüzlerce kez doğurtup iki kez de anne olduğum halde üstelik. 

Tempon çok yoğun, işten başını kaldırdığında ruhunu ve bedenini nasıl dinlendiriyorsun? Nasıl rahatlıyorsun?

Çok okuyorum ve ailemle zaman geçiriyorum. Çok küçük yaşlarından beri çocuklarımla rutinlerim hiç bozulmadı. Aksamalar elbette oldu ama hep bir yerden yeniden yakaladım. Geniş aile ilişkilerimiz de hem sevgiye hem saygıya hem de bilgiye dayalıdır. Bizden önceki nesillerin sohbeti başka bir vizyon katmıştır bana hep. Geçmiş deneyimleri bugünle ve gelecekle ilişkilendirme anlamında beyin jimnastiği diyebilirim buna. İyi bir şarkı dinlerim yorgun olduğum bir anda, bir şiir okurum, çocuklarımı görüntülü ararım, babamın sesini duyarım ya da tavana bakarım. Daha iyi bir rahatlama yöntemi bilen varsa söylesin. Ne olursa olsun Gökçen’i önemser ve severim bir de. O benim en yakın arkadaşım. 

Güncelleme Tarihi: 23.04.2021
Assoc. Prof. Dr. Gökçen Erdoğan
Editör
Assoc. Prof. Dr. Gökçen Erdoğan
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.
Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.
Assoc. Prof. Dr. Gökçen ErdoğanDiva KadınAssoc. Prof. Dr. Gökçen Erdoğan
0312 417 17880533 283 8353