Diva KadınOP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN0312 417 1788MENÜ

BLOG

Cahil Cesareti

Cahil Cesareti

Toplum olarak en büyük sorunlarımızdan birinin 'cahil cesareti'miz  olduğunu düşünüyorum. Durumlar ve bu durumlarda takınacağımız tavırlar üzerine düşünme, analiz yapma konusunda yetersiz olsak bunu anlarım ama daha ziyade niyetsiziz. Bir şeyi bilmediğimizi söylemekten imtina ediyor, kendimizi sürekli ve çoğu zaman gereksizce kanıtlamak için riske atıyoruz. Evet riskin getiri ihtimali yüksek olanı akıllıca ama götürü ihtimali fark atanı ahmakça sayılabilir. Olur olmaz yerde olur olmaz söz sarf etmek de cahil cesareti, kabul görmüş gerçekleri reddetmek de. Biz, yetersiz olduğumuzu kabul etmenin nasıl bir yetkinlik, gelişmeye harcanan vaktin kayıp değil nasıl da kazanç olduğunu tam olarak anlamamış bir toplumuz. Evde, sokakta, ofiste, yatakta, her yerde cahil cesareti. Ama bu apayrı bir yazının konusu, sağlıkta ölümüne cahil cesareti! Ne yazık...

Sorulan adresi bilmediğimizi itiraf etmek bile zor gelirken beklentilerim size yüksek gelebilir. Ama gerçek bir gelişim ve dönüşüm, kişinin kendisiyle yüzleşmesi sonucu hayata geçebilir ancak. Hepimiz belgesel izliyoruz biliyorum ama arada hiç istemeden baktığımız magazin programlarında, aslında manken olan yeni şarkıcıları, aslında şarkıcı olan yeni oyuncuları, aslında ekonomist olan yeni sunucuları kınıyoruz kabul edelim, burun kıvırıyoruz. 'Olsun, denemek istedim' diye başlayan savunma cümleleri, o işin gerçek ehillerine haksızlık gibi geliyor bize, haklı olarak. Bir işi çok iyi yapmak dururken beş işi 'eh işte' yapmak anlamsız bir çaba gibi geliyor. Ama haksızlık da etmeyeyim, bunu iyi yapanları, başaranları, hakkından gelenleri de var gücümüzle alkışlıyoruz, takdir ediyoruz.

Ticaret! Bizim zayıf noktamız. İşçi de olsak memur da olsak, az da kazansak çok da kazansak ticaret yapmak istiyoruz. Bunca hayat tecrübesi, bir iş yerinde çalışmakla bir iş yerine sahip olmanın bambaşka beceriler gerektirdiğini ve bambaşka tavırlar oluşturduğunu anlamamıza yetmiyor. Bize özgüveni yanlış anlatmışlar belli ki, revaçta olduğunu düşündüğümüz her şeye 'bunu ben de yaparım' diyoruz.

Aşk; cahil cesaretinin en cafcaflı kısmına denk geliyor belki de. Neyin mümkün, neyin namümkün olduğunu, neyin yakışık alıp neyin almayacağını anlamakta epey güçlük çekiyoruz. Kararlarımızın ve hayallerimizin, şartlardan bağımsız olarak hayata geçmesini bekliyoruz. Üniversitede okumak istediğimiz bölüm, okuyabileceğimiz bölümün uzağında duruyor bir de. Hayallerimizi çabasız olarak da hayata geçirebileceğimize inandırıyoruz kendimizi. Kapasitemizi, olanın üzerinde görüyoruz ki altında görmek de ayrı bir tartışma konusu, bunu da not edelim.

Her yerde her şeyi söylemeyi, kimseye saygı duymadan ve aldırış etmeden görüş bildirmeyi cesaret sayıyoruz. Cesaretin, zekayla ilişkisini görmezden geliyoruz. Sivri dillilikle densizliği, kabalığı karıştırıyoruz. Kendini bilmekle kendini bir şey sanmayı karıştırıyoruz. Risk almakla bile bile lades demeyi karıştırıyoruz.

Bize özgüveni yanlış anlattılar çünkü. Kendimizi her şeyden ve herkesten önemli bulmayı, her şeye gücümüzün yeteceğini, her şeyi yapabileceğimizi sanmayı özgüven sanmamızı sağladılar belki yetiştirirken. Gerçek özgüvendeki tevazuyu kaçırdılar, kaçırdık böylece. Rol modellerimizi neye göre seçeceğimizi tam olarak bilemedik, sahip olabileceklerimizin vücut bulmuş halini değil, sahip olmak istediklerimizin ama sahip olamayacaklarımızın vücut bulmuş halini model seçtik, hata ettik.

Reklamcılar, pazarlama uzmanları bilirler SWOT analizini; artıları eksileri, fırsatları tehditleri hesaplayarak adım atan dünyaca ünlü markaları kendimizden daha beceriksiz ve korkak zannettik. Ahh biz kendimize böyle böyle neler ettik!

Bir koltukta çok karpuz taşımak isteyenlere, yeni bir atılımla hayatını değiştirmek isteyenlere, ulaşamayacağı kadına ve adama dair hayat boyu umut bağlayanlara, ötesini berisini düşünmeden büyük ölçekli kararlar alanlara, kendini ölçüp biçmeyi kendine hakaret sayanlara, küçük imkanlarıyla büyük laflar edenlere, 'hiç'ken 'çok'u acımasızca eleştirenlere... Daha kimlere kimlere, o sağır kulaklara küpe olur belki bu satırlar.

Bilin kendinizi, yolunuza bakın bir başından, hazırlayın kendinizi, yaratın şartlarınızı, sayın dökün kaybınızı kazancınızı, sonrası 'adam gibi adam cesareti' sonrası 'kadın gibi kadın cesareti'. Anne gibi anne, sevgili gibi sevgili, patron gibi patron, işçi gibi işçi cesareti...

Yere batsın ne getireceği belli olmayan cahil cesareti! 

OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞANDiva KadınOp. Dr. Gökçen Erdoğan
0312 417 17880506 596 0396