Diva KadınASSOC. PROF. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN0312 417 1788MENÜ

BLOG

Birine pornografik görünen, bir başkası için dehanın kahkahasıdır!

Birine pornografik görünen, bir başkası için dehanın kahkahasıdır!

Birine pornografik görünen, bir başkası için dehanın kahkahasıdır! demiş İngiliz yazar David Herbert Lawrence. Belki de bambaşka bir şey demek istemiştir ancak hayatta olmaması nedeniyle siz bu sözü benim yorumum öncesinde okuyorsunuz ve sanırım kendisinin itiraz şansı olmayacak. Yanılıyorsam beni affetsin.

Seksin ve pornografinin sanattaki yerini anlatmak için bir giriş cümlesi arıyordum ve sizi düşünmeye sevk edecek bu cümle bana adeta ilham perisi gibi geldi. Ayrıca dikkatinizi celbetti mi bilmiyorum ama sanattan bahsetmek için Womens Fittnes’ı seçtim. Bu da erkeklere ince bir gönderme olsun, üzerlerine alınırlarsa ruhları tez zamanda incelsin.

Yüzyıllar öncesinden yapılmış çıplak heykellerden tutun ki bunların en önemlileri İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde hayranlık uyandırmakta, Osmanlı'nın Paris Büyükelçisi ve eski Dışişleri Bakanı Halil Şerif Paşa’nın ünlü ressam Gustave Courbet'e sipariş ettiği vajina tablosuna, ateşli sevişmeleri anlatan yerli ve yabancı aşk şarkılarından uzun gecelere ya da cinsel birleşmelere atfedilen şiirlere, dünyayı sallayan pornografik romanlardan +18’i yiyen filmlere dek sayısız sanat eserinde kendine yer buldu seks ve bazen de pornografi. İkisi başka şeyler ve aralarında ince bir çizgi var ama ben o çizginin bugünkü yazımızın konusu olmasını istemiyorum.

Biz bugün sanatsal hafızamızla birlikte sekse ve pornografiye göz kırpalım ne dersiniz?

Toplumumuzun bir kısmının çıplak heykel görünce bile erekte olduğu ya da ıslandığı doğru. Ama sırf böyleleri var diye sanat, kendine konu ya da araç edindiklerini eksiltecek değil. Peki sevgili hemcinslerim, seksin, çıplaklığın ya da pornografinin sanatta neden yer edindiğini düşündüğünüzde nasıl bir cevap beliriyor aklınızda? Siz düşünürken ben vereyim cevabımı, belki katılanlar olur aranızda. Üretmek, doğurganlık ve iç içe geçmişlik, sanatın olmazsa olmazı değil midir? Bahsettiğimiz kavramların sanatla nasıl örtüştüğünü görüyor musunuz, aynı temeller üzerinde başka başka biçimleniyorlar. Tavsiyem odur ki bir sanatçı gibi sevişin ve sevişir gibi icra edin sanatınızı.

1970' lere doğru uzanır gidersek, yaşımız ortaya çıkmasın, çocukluğumuza yani, cinselliğin tüm Avrupa ve Amerika’yı nasıl da etkisi altına aldığını hatırlarsınız. Savaşmamayı, sevişmeyi öğütleyen çiçek çocuklar adım attıkları, yaşadıkları her yeri mis gibi şarkılarla sallamıştı. Dünyayı, büyüklüğünü küçümseyerek gezdiler ve insanı gözlerinde büyüterek seviştiler, iyi de ettiler.

Dünya büyük, insan çok, sanat eseri de bir o kadar fazla. Ama derin sularda boğulmaya lüzum yok. Size, çok yakınlardaki şeylerden söz edeceğim.

7. sanat olan sinema, cinselliği kendine en fazla konu edinen dallardan biri. Türk sineması bile, filmin öpüşülen yerinde kanal değiştiren bizler için, bence epey gelişkin. Cazibe Hanım’ın Gündüz Düşleri, hala birçok kadının özeti gibi. Karmaşık zihinlerinde türlü entrikayla uğraşıp cinsel dürtülerinin peşinden gitmekten vazgeçmeyen binlerce Cazibe Hanım var içimizde.

Onun mastürbasyonu hepimizin içine sular serpmedi mi serin serin? Ya da Hülya Avşar’ın Berlin in Berlin’i, aldığı ödül sayesinde bizi külodun içine uzanan güzel elle barıştırmadı mı?

1970lerde bizim ülkemize pek de yaramayan ama bugün güldürü konusu olan seks furyası ise adeta bir çılgınlıktı. Kalitesi düşük ve mantığı noksan aşırılıklarla dolu bu porno furyası maalesef pek çok kadın oyuncuyu da harcadı. Erkeklere bir şey olmadı tabi, onların sevişmesi olağan karşılandı ve zamanla da unutuldu. Kaliteli yapımlar olsalardı bugün gururla söz ederdik ama Türk sinemasının o günlerden utanmasını anlıyorum doğrusu. Yüzüne bakmaya kıyamadığımız kadın oyuncularımızı kullanıp atan o furyaya ben de kırgınım, telafisi içinse kadın filmlerine çokluk bekliyorum, tek yolu bu.

Yıllarca jeopolitik önemi konuşulan bir ülkede kadın cinselliğine ilişkin filmlerde 80 ve sonrasına rastlayacaktı elbette. Kadının cinselliği kavgalı bir dönem olan 80lerden ayrı duramadı. Zaten kadın da daima bir kavganın içindeydi ve ülke sineması kadını anlatmak için taa 80leri bekledi, yine biraz geç kaldı. Siyasi içerikli ya da sosyolojik alt yapısı olan filmler kadın hikayelerine yer verirken cinsel ihtiyaçlarını, erkeklerden ve hatta kadınlar olarak birbirlerinden gördükleri muameleyi de atlamadı. Evliyken aşık olan ve haklı yönleri sergilenen kadınlara, fantezilerini eşini açan kadınlara, çocukları uyurken aynı odadaki döşeklerde sevgilisiyle sevişen dul kadınlara hep bu dönemin filmlerinde rastlandı.

Çalışma hayatındaki özet ismiyle sekreterlerin birer seks objesine dönüşmesi de yine bu yıllara rastladı. Kapı deliğinden röntgenlenen kadınları tüm açıklığıyla izledik ve ilk defa bu yıllarda yüzleşmekten rahatsızlık duyduk sanırım. Yakın tarihte sinemada adeta döktüren Sibel Kekilli’nin yalnızca porno yıldızı muamelesi görmesi de koca bir saçmalık, işte ona yanarım.

Sezen Aksu’nun ‘savaşma seviş benle, hayata karış benle’si adeta hislerime tercüman. Bununla birlikte Levent Yüksel’in yatağına çağırdığı sevgili hepimizin hayalindeki sevgiliydi kabul edelim. Ama az bilinen şarkılardan biridir ve bence netliği, açık fikirliliği nedeniyle o da şahanedir: günaydın sevgilim, ne güzel bir gün değil mi? Kahvaltıdan önce biraz sevişelim mi? Şebnem Ferah’a kadınlığı da çok yakıştıran biri olarak selam ederim.

Sıla’nın Sevişmeden Uyumayalım’ı da sanırım en sevilenlerden biri. Hepiniz anımsayın diye yakın bir geçmişten ve bilindik şarkılardan söz ediyorum ama seks tüm dünyada şarkılara şaşırtacak ölçüde sirayet etmiş gibi. Ne kadarı sanattan sayılır ne kadarı sayılmaz bilemem, uzmanlık alanım değil, ancak çok iyi biliyorum ki sevişmek modası da değeri de asla geçmeyecek bir eylem insan için ve sanat insan için insandan doğuyor gibi. Sait Faik Abasıyanık’ın Şimdi Sevişme Vakti’ni uyumadan okursanız rüyalarınızda barışırsınız şehvetinizle belki. Bu şart, size söyleyeyim.

Tiyatro sahnelerinde her yıl belki yüzlerce oyun sergilenir ama magazin basınına da ana haberlere de bakarsanız onlardan en fazla iki tanesinin durmaksızın konuşulduğuna rastlarsınız. Biri sahneye kurulan striptiz direğiyle jartiyerli kadın oyuncu barındıran, diğeri tecrübeli oyunculardan birinin rahatça seviştiğidir. Sevişmek haber değeri olamayacak kadar doğaldır ama çekinmeden sevişen insan bizim toplumumuzda başlı başına haberdir. Sanatta çıplaklık, seks ve pornografi her coğrafyada aynı etkiyi yaratmaz ama bizde heykellerin avret yerlerine giydirme yapılması da en basit tabiriyle abesle iştigaldir.

Siz canım kadınlar, çıplak heykellerin karşısında uzun uzun durmaktan çekinmeyin, es geçenlerden olmayın o eserleri. Emin olun onu yapan heykeltraş, mastürbasyon amaçlamadı. Ve kanal değiştirmeyin en sevdiğiniz filmin en ateşli sahnesinde, sizden habire çocuk isteyen aile büyükleriniz sevişmekten bu ölçüde de utanmamalı. Sevişme isteğinizi anca şarkılarda avaz avaz söyleyebiliyorsunuz zaten , ne olursa olsun vazgeçmeyin, sesiniz kulağıma dek gelsin.

Size beş önemli önerim olacak;

  1. İstanbul Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret edin, oradan yakınındaki Topkapı Sarayı’nın Harem dairesine de geçin, gözlerinizi kapatın dönemi hissedin.
  2. Ferzan Özpetek’in ustalıkla anlattığı eşcinsel aşkları tanımayı es geçmeyin, kafayı erkeklikle bozmuş bir kesim yüzünden filmlerin kalitesini kaçırmayın. Harem Suare’de kadın bedenine tapın, Hamam’da erkeklerin erkeklere duyduğu aşka başka bir gözle bakın ve Mine Vaganti’de Sezen Aksu’nun eşsiz sesiyle bir masal alemine uzanın.
  3. The Little Death’i partnerinizle birlikte izleyip fantezilerinize gülümseyin
  4. Yurtdışı gezilerinizde erotik müzeleri ve sex shopları da ziyaret edip yeni bir alemle tanışmayı ihmal etmeyin.
  5. ve Grinin Elli Tonu…
Güncelleme Tarihi: 02.02.2023
Assoc. Prof. Dr. Gökçen Erdoğan
Editör
Assoc. Prof. Dr. Gökçen Erdoğan
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.
Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.
Assoc. Prof. Dr. Gökçen ErdoğanDiva KadınAssoc. Prof. Dr. Gökçen Erdoğan
0312 417 17880533 283 8353