Diva KadınOP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN0312 417 1788MENÜ

BLOG

Aile Candır

Aile Candır

Aile kavramının içinin giderek boşaltıldığı ve aile olmak dışında neredeyse tüm istek ve amaçlarla evliliklerin yapıldığı günümüzde kendimi hem bir parça şanslı hem de bir parça sorumlu hissediyorum. Sevişmeyi aile olmaktan uzak düşünmek de, yalnızca rahatça sevişebilmek için aile olmak da birbirinden can sıkıcı yanılgılar. Ben anlatıyorum, uzman arkadaşlarım anlatıyor, deneyimleriyle yol gösterebilecek olanlar anlatıyor ama görüyorum ki skor yine “aman ne olacak boşanırız”cılara geçiyor. Evet, evlenmenin boşanmak gibi son derece olağan bir sonucu da olabilir ve kötü giden evliliklerde hem kadın hem erkek hem de varsa çocuklar ki en çok da çocuklar zarar göreceğinden boşanma adeta bir çözüm. Eğer ortada kurtarılmaya değer bir şey kalmadıysa ve her yol denendiyse elbette. Ama maalesef artık “bi evlenelim yaa olmadı boşanırız”cı, yani yanılıp öğrenmeyi yanlış anlayan kitle giderek genişliyor. Hayır, evlilik gerçekten çocuk oyuncağı değil. Sonsuz olmak zorunda elbette değil ama bile isteye oynanan bir oyun da değil, olmamalı. 

İki insanın birbirini sevmesi elbette beraberinde hayalleri getiriyor. Kimisi toz pembe ve hayatın gerçeklerinden uzak düşler, kimisi gerçekçi ve akıl hesap işi planlar. Evlilik, aslında bunların iyi bir harmanı. Yani en azından öyle olmalı. İşin aslına bakarsanız çok sık duyduğum ve tamamen doğru bir bakış açısı olmadığını düşündüğüm “bu adamdan iyi anne ya da iyi baba olur dedim, evlendim.” artık çalışmıyor. Yani bana kalırsa hiçbir zaman çalışmıyordu ama yaşam koşullarının giderek ağırlaştığı günümüzde çalışmadığı daha net fark ediliyor. Çünkü evlilikte, hayat yorgunu insanların birbirlerini de mutlu etmeleri ve umutlu kılmaları gerekiyor. Yalnızca iyi anne ya da baba olan bir eş, tek başına yetmiyor. Yetmemeli. Çünkü evlilik yalnızca çocukların mutlu olmasının yeterli olduğu bir müessese değil. Kutsallığı, yaşamı bölüşmeyi bilen iki insanın cesaret dolu adımından kaynaklanıyor, çocuk olsun ya da olmasın. Ki çocuk istememek de bir seçimdir. Ayrıca bana kalırsa bakamayacakları çocukları dünyaya getiren ve çocuk sahibi olmaya bir aşama olarak bakanlarınkinden daha evla bir seçimdir. Çocuk bakmanın yalnızca doyurmak barındırmak olmadığını söylememe bilmem gerek var mı? Çocuklar dünyaya yalnızca bedenleriyle gelmezler, ruhları da vardır. Öyleyse ruhunun güzelleşmesinden sorumlu olamayacağımız çocukları bırakın hiç doğmasınlar. 

Gelelim cinsellik meselesine. Toplumun sevişmenin önünde barikat kurduğu ve özellikle kadına sevişmeyi adeta yasakladığı aşikar. Anadolu’da erkeklerin de bu konuda büyük sıkıntılar çektiğini ve bu sıkıntıların faturasının hayvanlara kesildiğini de biliyoruz. Ülkenin cinsel açlığıyla baş edecek formülü henüz bulamadık ama ben en azından cinsel eğitimle törpülemeye çalışıyorum bu sivri yanları. İçim almıyor, haber izleyemiyorum, okuyamıyorum. Aile içi taciz ve tecavüz vakalarından söz etmeyeceğim, o başka bir yazının konusu. Ama varmak istediğim nokta şu; sevişemeyenlerin devlet onayı altında düzenli olarak her istediklerinde sevişebilmek için buldukları en kötü yol evlilik. Çünkü aile olmak, haz duygusunun baskın geldiği bir duygular bütünü değildir. Aile olmak, sevgi ve saygının beraberinde hazzı ve mutluluğu da getirdiği bir duygular bütünü ve insanlar birliğidir. Sevişmek için aile olunmaz ya da sevişildiği için de aile olunmaz. Biriyle birlikte olduğunuz için onunla evlenmek zorunda değilsiniz, olmamalısınız. Özellikle kadınların bekaretlerini yitirmeleri sonucu evlilik beklemeleri, eğer bu vaat edilmediyse kötü bir pazarlık. Keza vaat edildiyse de bu tür vaatler, gerçekleşmesi yüzde yüz kesin vaatler değildir, kesin gözüyle bakmak zarar verir. Ya da erkekler birlikte oldukları kadınları, eğer onlarla hayatlarını geçirmek istemiyorlarsa ortada bırakmamak niyetiyle adeta bir mal gibi almasınlar. İnanın çoğu zaman sonu felaket olur. İnsan iradesi bunun için vardır. Cinsel birlikteliği reddedebilir ya da herhangi bir resmi sonuç beklemeden dilediğiniz biçimde cinselliğinizi yaşayabilirsiniz, daha doğrusu yaşayabilmelisiniz. Ancak biliyorum ki bu uzak ve sömürülmeye müsait bir ihtimal. Tecavüzcünüzle evlenme meselesinden bir aile doğmayacağını söylemeyi ise aile kurumuna hakaret sayıyorum düpedüz. Aile, saygı da içerir, demiştim. Tecavüz ve saygı, aynı cümlede ne de sakil durdular!

Aile olmak güzel şey. Ama mesele şu; aile olmak ya da olmamak. Evlenmek aile olmak demek olsaydı bunca insan mutsuz olmazdı. “Kimse boşanmak için evlenmiyor.” dan “Boşanılır yaa, bi’ şey değil.” e evrilen  bakış açımız tartışılmaya çok müsait. Ama ben son olarak diyorum ki “Kangren olanı kesmek gerekli ve mübah ama bile isteye kangren etmek anlaşılamaz.” 

OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞANDiva KadınOp. Dr. Gökçen Erdoğan
0312 417 17880506 596 0396