Vajinal hastalıklar?

Vajinal Hastalıklar

Vajinal hastalıklar üreme fonksiyonunu tehlikeye sokan doku tahribatına hatta bazen ölüme kadar varan olaylara sebebiyet verebilir. Bir çok mikroplar, parazitler, mantarlar, virüsler bu enfeksiyonların kaynağıdır. Toplumumuzda sosyoekonomik koşulların yetersiz olması, uygunsuz gebeliği önleyici metodlar kadınların sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir.

Vajinal hastalıklar mantar, parazit veya bakteri enfeksiyonlarına bağlı olarak meydana gelirler. Bazı durumlarda bu etkenlerin ikisi veya tümü birden beraberce enfeksiyon yaratarak vajinal hastalıklara yol açarlar. En sık yarattıkları belirtiler arasında vajinal akıntı (kokusuz veya kötü kokulu), idrarda yanma, ağrılı cinsel ilişki ve vajinal kaşıntı gibi semptomlar görülebilir. Bu hastalıkları sıralamak gerekirse;

Bakteriel Vajinozis

Bakterilerin yapmış olduğu bir enfeksiyon olup, rutin olarak yapılan jinekolojik muyaenede ve yapılan papsmear testi ile ortaya çıkmaktadır. En sık olarak ortaya çıkan belirti ise, ‘bayatlamış balık’ şeklinde kötü kokulu akıntıdır. Sık yaşanan ilişkiler ve haznenin çok sık yıkanması ile vajinanın PH dengesi bozulur ve bakterilere zemin hazırlar. Özellikle ilişki sırasında ve adet kanamaları sırasında belirgin olarak vajinadan gelen bu kötü kokuyu kişiler algılamayabilir.  Vajinadan gelen kötü kokulu bu akıntı gri renkli ve sulu kıvamda olup, bazı durumlarda idrarda yanma (üretrit), vajinal kaşıntı, vajinada yanma, ilişki sırasında ağrı ve genital bölgede kaşıntı şikayetlerine de sebep olmaktadır. Tedavi aşaması geciktiği takdirde, iltihap tüplere doğru ilerleyerek ciddi enfeksiyonlara yol açabilir. Gebelerde gebelik zarının  iltihabına, incelmesine, yırtılmasına ve suyun erken gelmesine ve erken doğuma sebebiyet verir. Uygun antibiyotiklerle tedavi edilir.

Klamidya Enfeksiyonları

Klamidya enfeksiyonu (chlamydia trachomatis) adı verilen bir bakterinin sorumlu olduğu bir hastalıktır ve özellikle cinsel yolla bulaşan ve en sık görülen vajinal enfeksiyondur. Klamidya enfeksiyonları, sarı renkli, sulu ve kokusuz bir akıntı olup, adet aralarında kanama, cinsel birliktelik anında ağrı gibi şikayetlere yol açabileceği gibi çoğu zaman herhangi bir belirti vermeden sinsi bir şekilde ilerler. Kişiler jinekolojik muayeneye gidene kadar bu durumu fark edemez. Kadında klamidya enfeksiyonu ilerlemiş ve tedavide geç kalınmışsa, klamidya erkek ve kadında üreme organlarına zarar verebilmekte, kısırlığa neden olabilmektedir. Ayrıca erkeklerde prostat iltihabına yol açabilmektedir.

Candida Albicans

Candida, bir maya bakterisi türüdür ve her canlıda bulunur. Genellikle lenf sistemi içerisinde görev alan bu mantar türü, dış etkenler nedeniyle, gereğinden fazla çoğaldıklarında tehlikeli olmaya başlarlar. Candida mantarına; göz, kulak, mide, mesane, ciğerler ve genital bölgede rastlanır. Candida mantarı, özellikle vajinal bölge mantarı olarak bilinir ve kadınların yaklaşık %75’inde daha sık görülür ve kadınların adeta korkulu rüyasıdır. Geceleri artan şiddetli kaşıntılar, yoğun kıvamlı, beyaz akıntı ile idrarda yanma hissi vardır.  Vulva ve vaginada hiperemi (kızarıklık) ve sıcaklık artışı gözlenebilir. Kandidiyazis erkeklerde de görülebilir. Eşleri de mutlaka tedavi altına almak gerekir. Bu konuda doktorların yaklaşımları önemlidir.

Mantar enfeksiyonunun tedavisinde günümüzde çok sayıda ilaç seçeneği bulunmaktadır. Hafif enfeksiyonlarda vajinaya fitil uygulaması, vulvaya krem sürülmesi şeklinde tedavi önerilmektedir. Tekrarlayan enfeksiyon söz konusu ise, öncelikle mantar enfeksiyonunu kolaylaştıran etkenler göz önünde bulundurularak ve tek doz tedavi yerine uzun süreli tedaviler tercih edilmelidir.

Trikomonas Enfeksiyonu

Trichomonas Vaginalis kuyruklarıyla hareket eden ve vajinal ortamda kolaylıkla üreyerek vajinit yapabilen bu mikroskopik parazitin cinsel yolla bulaştığı düşünülmektedir. Ancak, yeterince kanıtlanmasa da ortak kullanılan tuvaletlerden, havlulardan ve iç çamaşırlardan, havuzdan da bulaştığı düşünülmektedir. Kadınlarda da erkelerde de görülür ama erkelerde pek fazla belirti göstermez. Cinsel yönden aktif kişilerin başına en sık gelen cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biri olarak dikkat çekmektedir. Trikomonas vajinitinin en sık görülen belirtilerinde sarı, köpüklü, kötü kokulu bol vajinal akıntı ve sıklıkla genital bölgede kaşıntıdır. Trikomonas enfeksiyonu taşıyan bir erkek çoğunlukla hiçbir hastalık belirtisi göstermez ve tek bir ilişkide bile enfeksiyonu eşine kolaylıkla bulaştırabilir.

Bu nedenle, kadınında, eşinin de tedavi edilmesi bu aşamada çok önemlidir. Tedavide fitil veya tablet şeklindeki ilaçlardan faydalanılır. Metronidazol adlı ilacın tek doz alınması iyileşmek için çoğunlukla yeterli olmaktadır. Ayrıca Trikomonas enfeksiyonunun kadınların hamilelik döneminde erken doğum tehdidine sebebiyet verdiği düşünülmektedir.

Gardnerella Vajiniti (Bakteriyel Vajinit)

Genellikle, cinsel ilişki ile bulaşan Gardnerella vajinalis isimli  bakterinin yol açtığı bir enfeksiyondur. Vajinanın doğal bakteriyel ortamını oluşturan laktobasillerin sayıca azalmasına neden olan bu etkenler tam olarak bilinmemekle birlikte, sık cinsel ilişki, vajinanın içinin çok sık yıkanması gibi etkenlerin önemli rolü olduğu düşünülmektedir. Genelde, üreme çağındaki kadınlarda rastlanır. Cinsel ilişki ile de geçebilmektedir. Bu vajinit türünün en sık görülen belirtisi sarı, gri renkli bir akıntı ve özellikle de cinsel ilişkiden sonra belirginleşen kötü kokulardır. Gardnerella vajiniti gerek genital hijyeni bozması nedeniyle gerekse pelvik enfeksiyon riskini artırması sebebiyle, gebelerde erken doğum riski gibi sorunlara yol açmaktadır. Bu nedenle, mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Tedavi aşamasında fitil ve tablet şeklinde ilaçlar tavsiye edilmektedir.

Vajinal Atrofi (Atrofik Vajinit)

Vajinal atrofi azalan östrojen sebebiyle, vajinal duvarların incelmesi ve iltihaplanmasıdır. Vajinal atrofi en çok menopozdan sonra görülür, ama aynı zamanda emzirme ya da vücudunuzun östrojen üretiminin azaldığı dönemlerde, herhangi bir zamanda gelişebilir. Vajinanın incelmesi ile birlikte, cinsel ilişkide ağrı ve kanamalara da neden olabilir. Vajinal atrofinin belirtileri bir kayganlaştırıcı ya da nemlendiriciyle giderilebilir. Eğer rahatsız edici düzeyde ise, oral östrojen ile vajinal kuruluk ve kaşıntı hafiflemekte ve aynı zamanda doğrudan bir rahatlama sağlamaktadır.

 Bel Soğukluğu

Bel soğukluğu idrar yollarında, rahim ağzında, gözde, rektumda ve üreme organlarında yerleşen bir bakterinin neden olduğu hastalıktır. Cinsel yolla bulaşan bir vajinal enfeksiyon türüdür. Hem kadında, hem de erkekte görülen bu hastalık akıntılı iltihaba neden olur. Kadınlarda her hangi bir şikayete yol açmayacağı gibi akıntı, bel ağrısı ve adet düzensizliklerine neden olabilir. Ayrıca kadında tüplerde tıkanıklık ve yapışıklığa neden olur, sperm geçişlerini engeller bu da kısırlığa neden olabilir. Tedavi edilmesinde erken teşhis her zaman önemlidir. Bu hastalığı geçirenlerin eşleri de tedavi edilmelidir. Hastalığın tedavisinde antibiyotikler kullanılır. Bunlar tablet ya da penisilin türünde ilaçlar olabilir. Genelde, tek bir ilaç kullanımı yeterli olmayabilir. Birden fazla ilaçla tedavi yürütülmeli, hastalık hekim tarafından düzenli olarak kontrol edilmeli ve iyileşme sağlandığı takdirde ise, tekrar kültür yapılarak bakterilerin üreyip üremediği kontrol edilmelidir.

Herpes Simpleks Virüs Enfeksiyonu

Halk arasında uçuk olarak bilinen bu enfeksiyon genital organlarda ciddi ağrılara yol açar ve rahim ağzında kadına ciddi anlamda rahatsızlık veren ülserler oluşturur. Cinsel yolla bulaşan viral bir enfeksiyondur. Kadınlarda ve erkeklerde çok sık görülür. Şikayetler arasında ateş, yorgunluk, idrar yaparken batma ve yanma hissi ile, kas ağrıları gelmektedir. Adet döneminde kanama başlamadan 1 hafta önce enfeksiyon başlar. Bu tür enfeksiyonların kesin ve kalıcı tedavisi yoktur.

Genital Siğiller

Genital siğil, Human Papilloma virüsünün (HPV) neden olduğu, genellikle de genital bölgede ortaya çıkan lezyonlardır. Kadınlarda serviks kanserine yol açtığı bilinmektedir. Ayrıca, enfeksiyona sebep olan bu virüs rahim yapısında bazı değişikliklere neden olarak rahim ağzı kanseri gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Gebelik döneminde siğillerdeki büyümeler rahim ağzını tamamen kapatabilir ve doğumun doğal yolla gerçekleşmesine olanak vermez. Siğillerin cerrahi olarak çıkarılması ve yakılması tedavide başarıyı sağlayabilir. Kadınların aşılanması koruyuculuk açısından avantajlı olup, cinsel olarak aktif oldukları dönemlerde ise, yılda 1-2 kez rutin muayenelerini ve beraberinde papsmear testini yaptırmaları gerekmektedir.

Üreoplazma Ve Mikoplazma Enfeksiyonları

Mycoplasma ve Üreoplazma doğada bulunan ve diğer mikroorganizmalardan farklı olarak hücre duvarı içermeyen mini canlılardır. Bu özellikleri sebebiyle, etkileri genellikle hücre duvarı üzerinde olan pek çok antibiyotiğe karşı dirençlidirler. Kadınlarda görülebileceği gibi erkeklerde de görülür. Bu nedenle, cinsel yoldan bulaşabilen bir hastalık olarak kabul edilir. Bir diğer bulaşma yolu ise, gebelikte ve doğum esnasında anneden bebeğine geçişidir. Kadınlarda, her hangi bir şikayete yol açmazken, erkeklerde idrar yaparken yanma ve akıntı en önemli belirtisi arasında yer alır. Gerekli testler sonucu tespit edilen enfeksiyon antibiyotik tedavisi ile kontrol altına alınabilir.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir