Vajinal Enfeksiyon Belirtileri Nelerdir ?

Vajinal Enfeksiyon

Kadınlarda en sık rastlanılan enfeksiyon türleri arasında başta vajinal enfeksiyonlar gelir. Bu enfeksiyonlar belirgin semptomlarla kendilerini gösterebildikleri gibi, rutin muayene esnasında da saptanabilirler. Cinsel ilişki yaşayan herkes cinsel yolla bulaşan vajinal enfeksiyonlara karşı risk altındadır. Çoğu zaman vajinal enfeksiyonlarda belirtilerin olmaması ya da kişileri rahatsız edecek boyutta hafif belirtilerin görülmesi, hastalığın yayılması açısından önemlidir. Çünkü, hastalık toplumumuzda sessizce ve çok hızlı bir şekilde gelişebilir ve bu durum geniş bir halk kitlesine yayılabilir.

Vajinal enfeksiyona maruz kalan kadınlarda oluşan en önemli şikâyetler arasında yanma hissi, kaşıntı, kokulu, koyu kıvamda ya da beyaz renkli, kokusuz, peynir kırıntıları şeklinde akıntılar ile, cinsel birliktelik anında ağrı ve kaşıntıya bağlı gelişen tahriş olarak sıralayabiliriz. Ayrıca, tahrişe bağlı olarak kızarıklık, ödem ve kanamalarda meydana gelebilir. Enfeksiyonlar genelde mantar, bakteri ve parazitler nedeniyle ortaya çıkabilmektedir. Mantar nedeniyle ortaya çıkan enfeksiyonlar genellikle gebelik döneminde, sürekli antibiyotik kullanan kişilerde ve doğum kontrol hapı kullananlarda oldukça sık görülür. Bunların yanı sıra diyabet hastalarında da sıkça karşılaşılır.

Mantar enfeksiyonları genellikle kadınlarda görülür ama bakteri sebebiyle, kötü kokan sarı renkte oluşan vajinal akıntılar bulaşıcı özelliğe sahip olduğundan, cinsel birliktelikle beraber erkeklerde de herhangi bir şikâyet görülmeden ortaya çıkabilir. Bu tür enfeksiyonlar özellikle, bebek düşünen çiftlerde birçok problemlere yol açabilmektedir. Özellikle erkeğin sperm kalitesini ve hareketliliğini azaltarak gebelik için döllenmeyi engeller. Bu durum antibiyotik tedavisi ile kolaylıkla kontrol altına alınabilir. Bu nedenle, ilaçlar doktorunuzun önerdiği dozda ve önerdiği sürede kullanılmalı ve düzenli sağlık kontrolleriniz yapılmalıdır. Tedavi edilmediği durumlarda ise, kadın ve erkekte kısırlığa, kadınlarda düşük, dış gebelik, rahim ağzı kanserleri ile yeni doğan bebeklerde görülen sakatlıklara ve ölümlere yol açabilir. Erken tanı her zaman çok önemlidir. Tanı ve tedavideki gecikmeler hem tedavi açısından başarıyı engeller hem de kısırlık başta olmak üzere birçok hastalığa yol açabilir. Erken tanı ile kişilerin yaşam kalitesi önemli ölçüde artacak ve tüm tedavi aşamalarında önemli ölçüde başarı sağlanacaktır.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir