Diva KadınOP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN0312 417 1788MENÜ

SAĞLIK KÖŞESİ

Vajinismus Korkulu Rüya mı?

Vajinismus Korkulu Rüya mı?

Kadında cinsel ilişkinin olduğu anatomik bölgeye “vajen” adı verilir.

Vajen ağzının gergin ve sert olması, etrafındaki kasların kontrolü dışında istemsiz bir şekilde kasılması ve bu nedenle penisin vajinaya girememesi, cinsel ilişkinin ağrılı gerçekleşmesi, hiç gerçekleşmemesi, ya da endişe, korku ve panik hali, yani kadının bacaklarını sıkıca kapatması durumuna yol açan, kadının acılı cinsel birleşme yaşaması ya da herhangi bir jinekolojik muayenenin yapılamaması durumuyla sonuçlanan psikolojik bir rahatsızlıktır.

Bu durum vajinismus olarak adlandırılır ve buna evli bakireler veya tamamlanmamış evlilikler de denilebilir. Vajinismus bedenin çeşitli bölgelerinde, bazen de tüm bedende sıklıkla oluşan bacakların kapanması, korku, titreme, çarpıntı, terleme, bulantı, hatta kusma, fenalık hissi ve ağlama gibi belirtilerle de ortaya çıkabilir.

Dünyada ve toplumumuzda, pek çok kültürde, cinsellik sadece doğurmak amacıyla yapılan yani sadece çoğalmayı amaçlayan bir görev değildir. Bu nedenle, toplumdaki önyargılar, tabular kadın farkında olmasa da doğduğu andan itibaren, sinsice kadının beynine işlenmeye başlar ve bu etkilere kişisel, ailevi nedenler, bazı kötü deneyimler vb. durumlarda eklenince, ilerleyen zamanlarda koca bir sorun yumağı halinde ortaya çıkar.

Vajinismus’un en yaygın olan nedenlerinden biri yetişme çağındaki kızlara cinselliğin pis ve kötü olduğunu aşılayan kapalı düşüncelerdir. Çocukluktan beri cinselliği kadınlar için aşağılayıcı, sadece erkeklerin faydalandığı bir şey gibi gören kadın, ilişki sırasında bilinçaltındaki bu yanlış ve çarpıtılmış olumsuz düşüncelerini değiştirmekte epeyce zorlanır ve ilişkiye girmekte zorlanarak kasılma yaşayabilir. Çoğunlukla aileler tarafından kız çocuklarına kızlık zarının ne kadar önemli olduğu yine üstü kapalıda olsa bilinçaltına yerleştirilir. Bu durumda kadının cinsellikten soğumasına ve istemsiz kasılmalar yaşamasına ve en nihayetinde de Vajinismus’a zemin hazırlar. Çünkü bu problemi yaşayan çiftlerin çoğunun cinsel bilgileri azdır, dışarıdan, başkalarından, bilimsel olmayan yollardan öğrendikleri bilgilere inanma eğilimleri çok daha yüksektir.

Cinsel eğitim gelişmiş toplumlarda bile, uygun ve doğru bir şekilde alınamamaktadır. Kadınların kendi cinsel organlarını tanımamaları, bekâret kavramına verilen abartılı önemin, kızlık zarı ve ilk gece ile ilgili yanlış inanışların, kaygıların, cinsel deneyimin aşamalı gelişmeyip doğrudan cinsel birleşme ile başlamasının bunda rolü çok büyüktür. Bu problem ilk günden itibaren, tamamlanmamış evliliklerde evin çatısı yani yatak odası, yani cinsel yaşam kurulamamakta ve ağrı acı ya da başka nedenlerin yarattığı korkular kadını cinsellikten uzaklaştırmıştır. Bu sorun evlilik müessesini yıpratmakta ve büyük bir sosyal yaraya da neden olmaktadır. Bunlar temel etkenler gibi görünse de kadının cinsellikte yaşadığı yetersizlik duygusu tüm yaşamına yansıyabilmekte, suçluluk ve değersizlik fikirleriyle depresyon eğilimi artmakta ve toplumsal yaşamını da etkilemektedir. Doğal bir sürecin yaşanamaması psikolojik sorunlarla beraber aile içi sosyal sorunlara da neden olabilmektedir.

Vajinismus problemi cinsel terapi ile %100 çözülebilen bir problemdir. 

Vajinismus ülkemizde batılı toplumlara göre, daha yaygın bir sorundur. Sebebi beyin tarafından şartlandırılmış olan vajina giriş kısmındaki kasların şiddetli kasılmasıdır. Burada vajinal kasların kasılmasına neden olan fiziksel uyaranlar, psikolojik korkular yada travmatik saldırılar vajinismusun ortaya çıkması veya devam etmesi ile ilişkilendirilir. Bazı hastalarda travmanın neye bağlı olduğu anlaşılmaz. Türkiye’de evli çiftlerde, konunun aile büyüklerine yansıtılması kadının konumunu daha da zorlaştırmakta, kimi zaman bekâretin sorgulanmasına yol açmaktadır. Bu durum baskıları beraberinde getirmekte, çifti zorlamakta ve evliliğin bitirilmesi noktasına getirmektedir. Baskılar arttıkça performans kaygısı ve ilişkiler doğal olarak daha fazla güçlenmektedir. Vajinismuslu kadınların çoğu halen bakiredir.

Vajinismus sosyokültürel ve ekonomik düzeyi yüksek, daha çok okuyan veya üniversite mezunu çiftlerde daha sık olarak görülmektedir. Bu problemler ilk cinsel birleşme esnasında ortaya çıkar. Çiftler sorunun geçici olduğunu bunun sadece kendi başlarına geldiğini sanır ve daha sonraki günlerde kendiliğinden çözüleceğini düşünür. Fakat daha sonra da sorun devam edince kadının, kadınlığında eksiklik olduğunu düşünmesine yarım ve işe yaramaz hissetmesine yol açar, üzüntü, sıkıntı, gerginlik, her şeyin daha kötüye gideceği korkusu ve ardından eşine karşı suçluluk duyguları ortaya çıkmaya başlar. Erkek ise, eşi tarafından istenmediği, reddedildiği duygularına kapılmaya başlar ve sertleşme problemi yaşar. Bu durum çiftin cinsellikten uzaklaşmasına ve kavgalarına neden olur.

Vajinismus’u tetikleyen diğer faktörlerden biri de, kadının geçmişinde bir tecavüz ya da taciz olayının olmasıdır.

Böyle bir olay, cinsellik sırasında olumsuz anıların hatırlanmasına neden olur ve kadını cinsellikten soğutabilir. Bir müddet sonra birbirlerine olan anlayış, yerini gerginliğe bırakabilir. Dışarıda gördükleri çocuklu ailelere bakarak birbirlerine kırıcı ve suçlayıcı sözlerde bulunurlar. Oysa ki çocuğu olduğu halde hala bir kez bile cinsel birliktelik yaşamamış vajinismuslu bayanlar da vardır.

Vajinismus tabiî ki çözümü olmayan bir rahatsızlık değildir.

Bunun çözümü için profesyonel desteğe ön planda ihtiyaç olduğu gibi, eşlerin birbirine olan anlayışı ve desteği de çok önemlidir. Eşler başvuru anına kadar bu problemi hep ertelerler. Bundan sonra araya girecek uzman kişi bu ertelemeye artık bir son verme görevini üstlenecektir. Çünkü bu durum kişisel bir problem olarak değil, toplumsal bir problemdir.

Vajinismus nedeniyle istediğiniz halde eşiniz ya da erkek arkadaşınızla ilişkiye girememe durumu yaşıyorsanız ve ilişki denemeleriniz başarısızlıkla sonuçlanırsa ve kendinizi farklı, eksik ve zamanla da özgüveninizin azaldığını hissediyorsanız, vajinismus’u kendi başınıza yenmek isteyip de, yenemiyorsanız sonuçta, ilişkiye girme korkunuzu yenmenizi sağlayacak tedaviler almayı planlamalısınız.

Bilmeniz gereken en önemli unsurlardan biri kızlık zarınızda bir anatomik engel olup olmadığının araştırılmasıdır. Kızlık zarıyla ilgili güvenilir tecrübeli bir kadın doğum uzmanından bilgi alınması çok önemlidir. Çünkü, Vajinismus hastalığında kişiyi rahatlatacağı düşünülerek gereksiz kızlık zarı alınması önerilebilir. Ancak kızlık zarının ameliyatla alınması sonucunda vajinismus tablosunun devam ettiği görülür. Bu durum da gereksiz maddi ve manevi kayıplara yol açmaktadır.

Oysa ki; kişi ilişkiye girmekle ilgili kendisine, yalan yanlış eksik bilgilerle bir senaryo yazmakta ve buna da inanması sonucu bu tabloyu yaşamaktadır.

Ayrıca, kızlık zarının gerçekten kalın olduğu ve ilişkiye girmeyi engelleyici bir yapıda olması da söz konusudur.

Vajinismuslu bir hasta nasılsa gebe kalamam mantığı ile hareket ederek adet gecikmesi yaşarsam da merak etmeyim nasılsa gebe değilimdir demek de yanlış bir inanıştır çünkü nadirde olsa dışa boşalma ile spermlerin vajina ya kaçması oradan da yumurtayı döllemesi zorda olsa mümkündür ve vajinismuslu bir kadın, bazen hamile kalabilir. Bu durumda tedavi görmediği halde vajinal girişteki kasılmalar bebeğin çıkışına izin vermeyeceğinden normal vajinal doğum mümkün olmayabilir ve sezeryan yapılır.

Vajinam küçük ve dar diye bir kavram genellikle yoktur.

Unutulmamalıdır ki, vajina esnektir ve doğumda bir çocuğun başını çıkaracak kadar genişleyebilir.

Vajinismus her zaman tedavi edilebilir. 

Önce özel bir ilgi ve uzmanlık alanı olan cinsel terapist tarafından çiftin cinsel öyküsü alınır ve cinsel terapistin gerekli gördüğü durumlarda tam bir jinekolojik muayene yapılır. Vajinal girişteki istek dışı kasılmalar nedeniyle jinekolojik muayenede zor olabilir. Çünkü, vajinismus sorunu olan kadınların büyük çoğunluğu jinekolojik muayene olmak istemezler hatta muayene hakkında konuşulması bile aynen ilişkide olduğu gibi panik ve korkuya neden olabilir. Vajinismusta düzelmeyi sağlayan, kasılmanın aşamalı olarak üzerine gidilmesi gerekir, ancak cinsel birleşmenin olağan bir parçası haline gelmesi zaman alacak bir süreçtir ve terapist bunu çifte açıklar. kişiler kendilerini suçlu görüp, tedaviye adım atmaktan geri kalmamalıdır.

Bu durum ayıp ya da yasak değildir, kişiye ve çiftlere bu durumu yaşatan, toplumumuzda cinsel eğitimin azlığıdır. Evlilik öncesi cinsel danışmanlık için cinsel terapiste giden çiftlerde bu tür problemler oluşmaz. Yine, bilinçaltındaki gereksiz korkuları yenmek için danışanların rahatlatılması, gevşemesi, heyecan ya da korkuları yenmesi için ruhsal bir ortam oluşturulur ve cinsel terapiye geçilir. Cinselliğin bedenler ve genital organlar aracılığı ile beyinde yaşandığı anlatılır. Erkeğin yardımı, kadının aktif çabası ve terapistin profesyonelce yol göstermesi ile tedavinin başarılı olacağı anlatılır. Cinsel terapide, eşten gelen ruhsal destekte çok önemlidir. Cinsel terapi de başarı şansını arttıran en önemli faktör eşlerin seanslar sırasında kendilerine verilen ev ödevlerini uygun bir şekilde uygulaması ve sonuna kadar tedaviye devam etmeleridir.

Vajinismus tedavisinin birinci aşamasında; hastanın kendi vücudunu tanıması için dokunma ve okşama egzersizleri ve parmak egzersizleri yaparak, bir anlamda ilişki sırasında ortaya çıkan panik atağın küçük çaplı da olsa giderilmesi sağlanır. Hastanın kendi parmağı veya eşinin parmağı ile vajinanın genişleyebilir bir organ olduğunun kişiye gösterilmesi, bununla başa çıkmayı öğrenmesidir. Egzersizler sırasında yapay kayganlaştırıcılar kullanılır ve cinsel terapi de eşten gelen ruhsal destek her zaman çok önemli bir yer tutar.

Tedavinin ikinci aşamasında ise; ilişki öncesi ön sevişmenin uzun tutulması ve kadının iyice uyarılmasının üzerinde durulmaktadır. Cinsel terapistin uygun görmesi durumunda, ilaç tedavisi de uygulanabilir. Ancak, sakinleştirici, kas gevşetici ve antidepresan ilaçlar da tedavi edici değildir. Aksine bu tip ilaçlar cinsel isteği azaltabilir.

Cinsel terapi süresi hastalığın şiddetine göre, birkaç seanstan 10-12 seansa kadar değişebilir. Son yıllarda vajinismus tedavisinde Hipnoz yani hipnoterapi de başarılı sonuçlar vermektedir. Hipnoterpi ile danışanların kendilerinin bile farkında olmayıp bilinçaltına attıkları tüm olumsuz düşünceleri bir yerde su yüzüne çıkararak adeta bir farkındalık yaratılır ve bu sayede korku ve kaygıların azaltılması sağlanır.

Son olarak uygun tedavi yöntemleri ve tecrübeli bir cinsel terapist ile tedavi şansı % 100’e yakındır.

OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞANDiva KadınOp. Dr. Gökçen Erdoğan
0312 417 17880506 596 0396