Diva KadınOP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN0312 417 1788MENÜ

HAFTA HAFTA GEBELİK TAKİBİ

13 hafta dahil olmak üzere gebeliğin bu dönemi 1. trimester olarak adlandırılır. Gebeliğin bu döneminde annenin vücudunda da değişimler olmaktadır. Gebelik süreci kadından kadına aslında farklı yaşanmaktadır.
Hafta Hafta Gebelik Takibi

Gebeler tarafından çok karıştırılan bir konudur gebelik yaşı. Aslında gebelik yaşı gestasyonel yaş ile hesaplanır. Gestasyonel yaşın başlangıcı gebenin son adetinin ilk günüdür.

Bir çok kadın gebeliğin dokuz ay sürdüğünü düşünür. Aslında bu kanı yanlış değildir. Ancak gebelik gestasyonel yaş ile ölçülür ve bu süre son adetinin ilk günü – yani gebe kalmadan 3-4 hafta öncesi – ile başladığı kabul edilmektedir. Bu nedenle  gebelik, son adet tarihinden itibaren yaklaşık 10 ay başka değişle 40 hafta sürmektedir. Bazı gebeler son adet tarihini tam olarak hatırlayamasa da bu tarih kabaca ultrason ölçümleri ile tespit edilebilmektedir.

İlk Trimester

13 hafta dahil olmak üzere gebeliğin bu dönemi 1. trimester olarak adlandırılır. Gebeliğin bu döneminde annenin vücudunda  da değişimler olmaktadır.  Gebelik süreci kadından kadına aslında farklı yaşanmaktadır. Bazıları bu ilk üç aylık dönemde kendi iyi ve mutlu hissederken, bazı gebeler için bu aylar kabus ayları şeklinde geçebilmektedir. Genel olarak bu dönemlerde gebelerin yaşadığı değişimlere şimdi bir göz atalım.

Kanama: Gebeliğin ilk trimesterinde gebelerin %30’da adet kanaması şeklinde hafif kanamalar görülebilmektedir. Gebeliğin erken döneminde leke şeklinde kanamalar, bebeğin uterus’a yerleştiğinin işareti olabilir. Ancak bu kanama yoğun bir şekilde oluyorsa veya adet sancısı şeklinde bir ağrı varsa o zaman doktorunuza başvurmanız gerekecektir. Bu durum düşük veya ektopik gebeliğin göstergesi olabilmektedir.

Meme Hassasiyeti: Genellikle memelerde hassasiyet gebeliğin ilk göstergesi olarak kendini belli eder. Bu durum memelerde süt oluşumuna hazırlanılmasını sağlayan hormonal değişikliklerin bir sonucu olarak 1.trimester boyunca sürmektedir.

Akıntı: Gebeliğin ilk dönemlerinde  süt kıvamında beyaz bir akıntı görülmesi normal karşılanır. Ancak bu akıntı kokulu, yeşilimsi veya sarımsı ise ve miktarı fazla ise doktorunuza baş vurmanız gerekecektir.

Kabızlık: Gebelik boyunca özellikle sindirim sistemindeki kasların kasılmaları yavaşlar. Birde buna doğum öncesi verilen demir içeren vitaminler de eklendiğinde kabızlık kaçınılmaz olur. Bu nedenle bu şikayeti azaltmak için bol bol su içmeli ve hareket ve egzersiz yapmaya özen göstermeliyiz.

Midede yanma: Vücut bu donemde daha fazla progesteron hormonu salgılar. Buda mide kapakçığı gibi bazı kasların yumuşamasına neden olur. Bunun sonucunda midede yanma yani reflü şikayeti görülür. Bu şikayeti azaltmak için az az sık sık yemelisiniz. Yemekten hemen sonra yatmamalı, asitli ve baharatlı yiyeceklerden uzak durmalısınız.

Sabah sendromu: Mide bulantısı belkide yukarıdaki şikayetler arasında gebelerde en sık görülen şikayettir. Gebelerin %80’inde bu şikayetle karşılaşılır. İlk trimester boyunca sürebilecek bu şikayet vücuttaki hormon değişimi ile alakalıdır. Tamamen gidermek mümkün olmasa da etkisi azaltılabilir. Bunun için az yağlı hafif yiyecekler yemeye çalışmalı, ya da protein ağırlıklı yağsız et, süt gibi gıdalar tüketmeli, elma suyu gibi posasız içecekler içmeyi denemelisiniz. Çok yoğun ve sürekli olmadığı sürece çok endişelenmeyin. Eğer şikayetiniz yoğun olur ise doktorunuza başvurabilirsiniz.

Gebeliğin 1-4. Haftası

Bu haftalar arası aslında gebenin adet görme sürecini temsil eder. Ortalama adet süreci 28 gündür. Dolayısıyla kabaca 2.haftanın sonunda yani 14.günde yumurtlama gerçekleşir. Kadının adet periyotunun uzunluğuna göre yumurtlama 14.günden daha erken ve daha geç olabilir.Yumurtlama olduktan sonra yumurta fallop tüplerinin birinde uterus’a doğru ilerler ve bu yolculuğunda sperm ile karşılaştığında dölleme olayı gerçekleşir. Döllenme sonucunda bir hücre oluşur. Döllenme genellikle yumurtlamayı takip eden 5-6 gün içinde gerçekleşir.

Döllenmiş olan yumurta tüpten aşağı doğru inerken bölünerek çok hücreli bir top halini alır. Bu hücre kümesine zigot adı verilir. Döllenmeden sonraki 2-4 gün içinde uterusa gelen Zigot belirli bir süre serbest olarak hareket eder. Yumurtanın en geç 4 gün içinde uterus duvarına tutunmasıyla birlikte gebelik fiilen başlamış olur. Ancak bazen gebelik gerçekleşemeyebilir ve döllenmiş olan yumurta uterus duvarına tutunamadan adet kanaması ile vücuttan atılır.

1-4 haftalar arasında bebeğin boyu yaklaşık 4-5mm, yani bir pirinç tanesi boyundadır.

Gebeliğin 5-8. Haftası

5. haftanın sonunda, oluşan zigot artık embriyo haline dönüşür. Bu embriyo süreci yaklaşık 5 hafta sürecektir. Bu süre boyunca ana organların oluşumu gerçekleşir. Kalp atışı oluşur, dolaşım sistemi gelişir. 8. haftanın sonuna doğru kollar ve bacaklar şekillenmeye, eller, kulaklar, gözler ve göz kapakları oluşmaya başlar. Yine parmaklar ve ayakların oluşumu da bu haftalarda görülür. Yine kıkırdak dokusunun yerini kemik oluşumları almaya başlar. Ayrıca bu dönemde beyin, omurilik ve merkezi sinir sistemini oluşturan diğer dokuların gelişimleri izlenir. Sindirim sisteminin ilk yapıları oluşmaya başlar.

5-8 haftalar arasında Embriyo’nun boyu yaklaşık 7-15 mm arasında, ağırlığı da 2 gram civarındadır.

Görüldüğü gibi bu haftalarda birçok doku ve organların oluşumu başlamıştır. Bu yüzden bu haftalarda kullanılacak ilaçlar, radyasyona maruz kalma, geçirilecek hastalıklar önem arzeder ki bu durumlar mutlaka bir hekimle paylaşılmalıdır.

Bu haftalar arasında ya da ilk kez başvuran gebelere istenmesi ya da yapılması uygun olan testler aşağıda belirtilmiştir.

  • Ultrason,
  • Kandan bakılan testler (kan sayımı, kan biyokimyası,kan grubu, kanda enfeksiyon taraması, tiroid hormonları),
  • İdrar tahlili, kültürü,
  • PAP smear testi.

Bu haftadan itibaren gebelerimize folik asit başlanır. Bu ilacın 12.haftaya kadar kullanması önerilir. Eğer gebe kalmadan önce bir hekime başvurduysanız zaten hekiminiz bunu size gebelik öncesi de başlayacaktır.

Gebeliğin 9-12. Haftası

Kalp atışının görülmesinden sonra embriyo artık fetus olarak adlandırılır. Fetus artık anlık hareketler yapmaya başlamış,  birçok organı artık belirmeye başlamıştır. 12. haftanın sonuna doğru kolları, elleri, parmakları iyice oluşmuştur. Hatta el ve ayak tırnakları, göz kapakları da oluşmaya başlamıştır. Artık ellerini ve ağzını açık kapatabilmektedir. Böbrekler, karaciğer gibi iç organlar oluşmaktadır. Umbilical cord yani göbek kordonunun anne ile bebek arasındaki bağı güçlenmiştir. Artık bebeğin gıda ve oksijen ihtiyacı bu bağ ile karşılanmaktadır.

Bebeğin cinsiyeti de bu haftalarda belirginleşmeye başlar ancak bazen ultrason ile bebeğin cinsiyeti her zaman tespit edilememektedir. 9-10 haftalar arasında Fetus’un boyu yaklaşık 15-40 mm arasında, kilosu 5-6 gram civarındadır. 12. hafta sonunda ise boyu 50-60 mm (5-6 cm),kilosu da 14-16 gramdır. Bu haftalar arasında Ultrason ile Ense kalınlığı (nuchal translucency) ve bunu içinde bulunduran ve anne adayından kan alınarak yapılan ikili tarama testi önerilir.

İkinci Trimester

13-26 haftalar arası gebeliğin bu dönemi 2. trimester olarak adlandırılır. Gebeliğin bu döneminde annenin 1. trimester süresince yaşadığı değişimlerin bazı devam etmekte, bazı azalırken bazıları da artmaktadır. Gebeliğin bu süreci kadından kadına aslında farklılık gösterse de aslında gebelikteki en rahat üç aylık dönem bu dönemdir. Sabah sendromu ve yorgunluk hali artık azalmaya başlamış ve birçok gebe kendini daha enerjik hissetmektedir. Şimdi bu dönemde yaşanan değişimlere şimdi bir göz atalım.

Sırt Ağrısı: Son aylarda bebeğin ve sizin aldığınız kilolar artık sırtınıza ekstra yük bindirmekte, bu da sırtınızın ağrımasına ve acımasına neden olmaktadır. bunu azaltmak için dik ve sırtınızı destekleyen bir sandalyede oturmaya dikkat etmelisiniz. Alçak topuklu ve taban destekli ayakkabılar giymeli ve ağır şeyler kaldırmaktan kaçınmalısınız.

Diş Eti Kanaması: Aslında birçok gebede görülen bir rahatsızlıktır. Hormonal değişimler diş etlerinin daha hassas olmasına ve daha kolay kanamasına neden olmaktadır. Doğum yaptıktan sonra bu durum düzelecektir. Yine de bu süreçte yumuşak kıllı fırçalar kullanmalısınız.

Göğüste büyüme ve meme ucunun siyahlaşması: ilk trimester da yaşadığınız memelerde hassasiyet problemi azalmaktadır ancak memeler süt üretimini sağlamak adına büyümekte ve meme uçları siyahlaşmaktadır. Artık daha büyük ölçüde ve destekli sütyen takmak gerekecektir.

Burun Tıkanıklığı ve kanama: Vücuttaki hormonların değişimi nedeniyle burundaki salgılar da değişmekte, buda burun tıkanıklığına ve kanamalara neden olmaktadadır. Tıkanıklığı açmak için tuzlu solüsyonlar ve deniz suyu gibi ürünler kullanılmalı ve burun içi mümkün olduğunca nemli tutulmalıdır. Bulunduğunuz ve yattığınız odanın nemlendirilmesi de rahat olmanızı sağlayacaktır.

Kıllanma: Gebelik hormonları ne yazık ki kıllanmaya neden olmaktadır. Vücudunuzun çeşitli yerlerinde daha önce görmediğiniz bir kıla artışına şahit olabilirsiniz. Saçlarınızda daha kalın telli olmaktadır. Ancak bunların geçici olduğunu unutmayın. Birçok doktor lazer epilasyon, ağda ve benzeri uygulamaları bu dönemde tavsiye etmemektedir.

Midede yanma: Vücut bu donemde daha fazla progesteron hormonu salgılar. Buda mide kapakçığı gibi bazı kasların yumuşamasına neden olur. Bunun sonucunda midede yanma yani reflü şikayeti görülür. Bu şikayeti azaltmak için az az sık sık yemelisiniz. Yemekten hemen sonra yatmamalı, asitli ve baharatlı yiyeceklerden uzak durmalısınız.

Gebeliğin 13-16. Haftası

Fetus’un artık saçları, kirpikleri ve kaşları çıkmaya başlamıştır. Erkek fetuslarda prostat bezi gelişmeye, dişi fetusların ise yumurtalıkları karın bölgesinden aşağıya doğru inmeye ve gelişmeye başlamıştır. Böbrekleri ve karaciğeri artık faaliyete geçmiştir. Çoğunlukla bu aylarda ultrason yardımıyla cinsiyet ayrımı yapılabilmektedir. Bu aylarda fetus artık sesinizi duyarak buna karşı tepki vermektedir. Hatta bebeğinizin küçük tekmeler ve hareketlerde bulunduğunu hissedebilirsiniz.

13.haftada bir limon büyüklüğünde olan fetus yaklaşık 20-23 gram ağırlığında, boyuda 70-75mm dir. 16.haftaya gelindiğinde fetus artık bir armut büyüklüğüne ulaşır. Ağırlığı 100-110 grama, boyu da 110-120 mm uzunluğa ulaşır.

16. haftada doktorunuz preeklampsi ve gestasyonel şekerin varlığını kontrol etmek için idrar testi yapılmasını isteyecektir. Aynı şekilde 15. hafta ile 18.haftalar arasında ayrıntılı ultrason (2. basamak ultrason ya da anomali taraması) yapılması olağandır. Ayrıca üçlü tarama test, (Triple Test ya da Down Sendromu tarama testi) de bu aylarda yapılacak incelemelerden biridir. Üçlü tarama testi sonucunda risk varsa yada riskli gruptaysanız hekiminizin gerekli gördüğü taktirde amniosentez (Karından ultrason eşliğinde sıvı alınması) yapılabilir.

Gebeliğin 17-20. Haftası

Fetus’un saçları belirgin şekilde başını kaplamıştır ve artık daha iyi beslenebilmesi için umblikal kord daha kalınlaşmıştır. Fetus artık tüm kaslarını kullanmakta ve her çeşit hareketi denemektedir. Tekme atma, dönmekte, yumruk atmakta, yutkunmaktadır. 19. hafta itibariyle bebeğin vücudu, derisini korumaya yarayan verniks kazeoza denilen jelimsi kaygan bir materyal ile kaplanmaya başlar. Fetus’un artık görme, tatma, koklama, dokunma ve duyma ile ilgili sinir hücreleri oluşurken bunları kullanmaya başlamıştır.

17. haftada bir nar büyüklüğünde olan fetus yaklaşık 160-170 gram ağırlığında ve 13 cm boyundadır. 20.hafta itibariyle fetus ağırlığı 280 gram civarında, boyu ise 16,5 cm uzunluğundadır.

2. basamak ultrasonu yani anomali taraması bu haftalarda yapılmaktadır. Detaylı ultrason görüntüsünde artık bebeğinizin tüm uzuvları ve hatta organları görülebilmektedir. Beyni, böbrekleri ve hatta kalbinin tüm odacıkları bu tarama esnasında görülebilmekte her şeyin yolunda olup olmadığı tespit edilebilmektedir.

Gebeliğin 21-24. Haftası

Fetus’un sindirim sistemi dış dünyaya adapte olacak şekilde gelişmektedir. Artık kakasını yapabilmektedir. aynı zamanda üreme sistemi de gelişmektedir. Gözleri ve dudakları artık iyice gelişmiş, görme yetisi yeni doğan bir bebeğinkine çok yaklaşmıştır. artık uyku düzeni oluşmaya başlamış, günde 12-14 saatini uyku ile geçirmektedir. Duyma yetisi iyice gelişmiş olup artık dışarıdan gelen yüksek seslere tepki vermektedir. Hatta sizin sesiniz ve kalp atışınız ile mutlu olmaktadır.

21.hafta itibariyle 25cm boyunda ve 350-370 gram ağırlığındadır. 24.hafta sonunda artık küçük bir kırmızı lahana büyüklüğünde olan fetus yaklaşık 30cm boyunda ve 580-600 gram ağırlığındadır. Bu hafta gebeliğin ortası olarak değerlendirilir. Bu yüzden gebeliğin başında yapılan kan ve idrar testleri bu hafta da tekrarlanır. 2.basamak ultrasonu 22. haftaya da sarkabilmektedir.

24. haftada birçok gebe tarafından en çok hatırlanan test olan ve gestasyonel şeker riskini belirleyen Glikoz Yükleme Testi yapılmaktadır. Bu test ile size şekerli bir sıvı içirilecek ve bir saat beklemeniz istenecektir.Bir saatin sonunda kanınızdaki şekere vücudun nasıl tepki verdiğini anlamak için kan tahlili yapılacaktır. Eğer bir normal dışı bir sonuç görülürse bu sefer daha uzun sürecek Glikoz Tolerans Testi yapılacaktır.

Üçüncü Trimester

Artık doğuma birkaç hafta kalmıştır. 2. haftadan itibaren gerçekleşen bu döneme 3.Trimester denilmektedir.

Alttan Kanama: Bu dönemde oluşan kanamalar önemli bir soruna işaret edebilir. Plasenta Previa yani bebeğin eşinin bebek ile doğum kanalı arasına doğru büyümesi, Plasenta yırtılması veya erken doğum bu sorunlardan bazılarıdır. Böyle bir kanama şikayetiniz olursa doktorunuza bildirmeyi ihmal etmeyin.

Sırt Ağrısı: Son aylarda bebeğin ve sizin aldığınız kilolar artık sırtınıza ekstra yük bindirmekte, bu da sırtınızın ağrımasına ve acımasına neden olmaktadır. bunu azaltmak için dik ve sırtınızı destekleyen bir sandalyede oturmaya dikkat etmelisiniz. Alçak topuklu ve taban destekli ayakkabılar giymeli ve ağır şeyler kaldırmaktan kaçınmalısınız.

Akıntı: Gebeliğin bu döneminde daha çok akıntı söz konusu olacaktır. Doğumunuz yaklaştıkça koyu, şeffaf ve bazen kanlı bir sıvı akışı söz konusu olacaktır. Bu aynı zamanda doğumun yaklaştığını ve doğum kanalının açılmaya başladığının bir göstergesi olabilir. Eğer ani bir sıvı boşalması söz konusu ise bu durum doğumun başladığını gösterir. Böyle bir durumda hemen doktorunuzu arayın.

Sık idrara çıkma: Bebeğiniz artık büyümüştür ve hemen altta yer alan idrar torbasına bası yapmaktadır. Bu bası sizin daha çok tuvalete gitmenize neden olmaktadır. Hatta hapşurduğunuza, öksürdüğünüzde bir miktar idrar kaçırdığınızı göreceksiniz. Endişelenmeyin. Bunu engellemek için tuvalete idrarınızı ilk hissettiğiniz anda gidin ve bitene kadar bekleyin. Yatmadan önce sıvı tüketmemeye dikkat edin. İdrar yaparken bir yanma ve ağrı durumu var ise doktorunuz ile iletişime geçin.

Göğüste büyüme ve meme ucunun siyahlaşması: Başlarda yaşadığınız memelerde hassasiyet problemi kalmamıştır ancak memeler süt üretimini sağlamak adına büyümekte ve meme uçları siyahlaşmaktadır. Artık 2 beden kadar büyümüştür. Sırtınızın ağrımaması için destekli sütyen takmanız gerekecektir. Meme uçlarından bebeğinizin ilk günlerinde beslenmesi sağlayacak sarı renkte bir sıvının akmaya başladığını görebilirsiniz.

Nefes Daralması: Karnınız büyüdükçe hem yukarı hem de aşağı bası yapmaktadır. Oturduğunuzda karnınızın kaburgalarınıza kadar çıktığını görebilirsiniz. Halk arasındaki tabir ile “karnı burununda” tabiri boşuna değildir. Bu durum rahat nefes almanızı ve ciğerlerinizi tam olarak doldurmanızı engelleyecektir.Genellikle nefes egzersizleri ile derin nefes alıp vermek nefes darlığı sorununu düzeltecektir. Ayrıca gece yatarken yüksek bir yastıkla, yatmak yararlı olacaktır.

Ciltte Örümcek Ağı görünümü: Kan dolaşımınız artmış, bebeğinizi besleyebilmek için daha çok kan pompalanmaktadır. Fazla kan bazen deri altında kılcal kırmızı damarlar şeklinde kendini göstermektedir. Üçüncü trimesterde daha çok artış gösteren bu durum doğum ile birlikte tamamen kaybolacaktır. Bazı durumlarda bacaklara olan baskı nedeniyle bacaklardaki kan dolaşımı yavaşlamakta buda varis oluşumuna neden olmaktadır. Bu durumu engellemek için en iyi çözüm bol hareket ve yürüyüş yapmaktır. Eğer varis oluşumu var ise bu durumda doktorunuza danışarak spor taytları veya varis çorabı giymek gerekebilir.

Midede yanma: Vücut bu donemde daha fazla progesteron hormonu salgılar. Buda mide kapakçığı gibi bazı kasların yumuşamasına neden olur. Bunun sonucunda midede yanma yani reflü şikayeti görülür. Bu şikayeti azaltmak için az az sık sık yemelisiniz. Yemekten hemen sonra yatmamalı, asitli ve baharatlı yiyeceklerden uzak durmalısınız.

Gebeliğin 25-28. Haftası

Bebeğiniz bu dönemde denge kavramanı öğrenmeye başlar. Artık neresinin yukarısı neresinin aşağısı olduğunu keşfeder. Artık vücudu yağ toplamaya dokuları dolgunlaşmaya başlar. Gözleri oluşmaya başlar, içinde bulunduğu sıvıyı solumaya yani nefes alıp vermeye başlar. Buruşuk olan derisi vücudundaki yağlanmayla birlikte daha yumuşak bir hale gelir. 28.hafta sonunda bazı istisnai durumlar dışında ciğerleri artık yeni doğan bir bebek kadar nefes alıp verebilmektedir.

Gebeliğin 25. haftasında bebeğimizin boyu 34-35 cm, kilosu ise 650-700 gramdır. 28.haftada başından ayak ucuna kadar boyu 37cm, kilosu da yaklaşık 950 gram civarındadır. Glikoz Yükleme testi yapılmadıysa bu haftalarda yapılması muhtemeldir. 28. haftadan itibaren 2 haftada bir doktor kontrolü yapılması söz konusudur. 28.hafta ultrason ile bebeğin izleneceği haftadır. Ayrıca 28. haftada kan uyuşmazlığı olanlarda İndirekt Coombs Testi yapılır. Gerekli görüldüyse kan uyuşmazlığı iğnesi yapılır.

Gebeliğin 29-32.Haftası

Bu haftalarda bebeğimizin tüm organları oluşmuştur. Artık daha güçlü ve daha hızlı hareket etmektedir. Parmakları ile parmağınızı kavrayıp tutabilecek güçtedir. Hıçkırıklarını bile hissedebilirsiniz.  Tüm duyuları gelişmiştir. Beyin ve sinir hücrelerinin gelişimi devam etmektedir. Bebeğiniz pozisyonunu değiştirmekte ve baş aşağı pozisyona dönmektedir.

29.hafta itibariyle bebeğimiz 38,5 cm boyunda ve 1100 gram ağırlığındadır. 32. hafta itibariyle küçük bir kavun büyüklüğüne ulaşan bebek 1700 gram ağırlığında ve 42,5 cm boyunda olacaktır.

Artık iki haftada bir kontrole gelmeniz gerekebilir. Ancak gebelik sürecinde herhangi bir sıkıntı söz konusu değilse, 30. haftada yapılacak olan kontrol atlanabilir. Eğer daha önceki kontrollerde gestasyonel diyabet gibi sıkıntılar söz konusu ise 30. haftada ve bundan sonra her iki haftada bir kontrol gereklidir.

32. haftada bir doktor kontrolü haftası ve ultrasonda bebeğinizin son halini görmek için iyi bir fırsat.

Gebeliğin 33-36. Haftası

Bebeğin gözleri artık tam olarak oluşmuştur. Hatta bu haftalardaki ultrason görüntülerinde eğer bebeğiniz uyanık ise gözleri açık bir şekilde görülebilmektedir. Kemiklerinin birçoğu sertleşmiştir. Nefes alıp verme işini koordineli bir şekilde yerine getirmektedir. Beyin gelişimi halen devam etmektedir. Duyabildiği seslerin çoğunun farkına varmakta ve tepki vermektedir. Dolaşım ve vücut bağışıklık sistemi düzenli şekilde işlemektedir. 36. hafta itibariyle bebeğiniz artık doğum pozisyonunu almış, yani baş aşağı pozisyona gelmiş durumdadır.

33.hafta itibariyle bebeğimiz 43,5 cm boyunda ve yaklaşık 1900 gram ağırlığındadır. 36. hafta itibariyle bir ananas büyüklüğüne ulaşan bebek yaklaşık 2500 gram ağırlığında ve 47,5 cm boyunda olacaktır. Burada belirtilen değerler ortalama değerlerdir. Buradaki koşullar gebeden gebeye değişmektedir.

Hekiminiz uygun görürse 33. hafta itibariyle biyofizik profiline bakılacaktır. Bebeğin hareketleri, tonusu yani kas dolgunluğu, nefes alıp vermesi takip edilecek ve amniyon sıvı miktarı takip edilecektir. NST (Non-Stres Test) ile bebeğinizin kalp atışları ve kalp atışındaki değişimler izlenecek ve kasılmalarınız takip edilecektir.

Gebeliğin 37-40. Haftası

Artık bebeğiniz göz kırpmakta, bir şeyleri tutmaya çalışmaktadır. Bunun dışında sindirim sistemi tam olarak çalışmaya başlamıştır. Mekonyum adı verilen kakasını yapabilmektedir. Saçları yaklaşık 2-3cm ve bazen daha fazla miktarda uzamıştır. Aynı şekilde tırnakları da parmaklarının dışına taşacak şekilde uzamıştır. Artık ayaklarını ve ellerini çevirmekte ve dünyaya gelmek için çaba sarfetmektedir.

Bebeğiniz 37. hafta itibariyle yaklaşık 48,5 cm uzunluğunda ve 2800 gram ağırlığında olacaktır. 40. haftada ise yaklaşık 51 cm boyunda 3300 gram ağırlığındadır. Tabi ki burada belirtilen değerler ortalama değerlerdir. Buradaki koşullar gebeden gebeye değişmektedir.

Artık bu haftalara gelindiğinde doğumun gerçekleşebileceğini bilmeniz, doğumun nasıl olacağı, sizin neyle karşılaşabileceğiniz ve neler yapmanız gerektiği konusunda bilgilendirilmeniz gerekir.

Gebeler 38-40. haftalarda haftada 1, 40. haftadan sonra ise doğum gerçekleşene kadar haftada iki kez takibe çağrılır. Fakat (Hastalık yoktur hasta vardir) prensibi ile gebenin durumuna göre hekiminiz daha kısa aralıklarla sizi görmek isteyebilir ya da farklı testlere başvurabilir.

Bu haftalarda yine biyofizik profiline bakılacak bebeğin hareketleri, tonusu yani kas dolgunluğu, nefes alıp vermesi takip edilecek ve amniyon sıvı miktarı takip edilecektir. Ayrıca haftada bir yapılacak NST (Non-Stress Test) ile bebeğinizin kalp atışları ve kalp atışındaki değişimler izlenecek ve kasılmalarınız takip edilecektir. Kan ve İdrar testlerinin tekrar yapılması gerekecektir.

Hekiminiz uygun görürse doppler (kan akımı) ultrason ile bakılacaktır.

Gebeliğin 40-42. Haftası (Sonlara Yaklaştı

Gebeliğin 29-32.Haftası

Bu haftalarda bebeğimizin tüm organları oluşmuştur. Artık daha güçlü ve daha hızlı hareket etmektedir. Parmakları ile parmağınızı kavrayıp tutabilecek güçtedir. Hıçkırıklarını bile hissedebilirsiniz.  Tüm duyuları gelişmiştir. Beyin ve sinir hücrelerinin gelişimi devam etmektedir. Bebeğiniz pozisyonunu değiştirmekte ve baş aşağı pozisyona dönmektedir.

29.hafta itibariyle bebeğimiz 38,5 cm boyunda ve 1100 gram ağırlığındadır. 32. hafta itibariyle küçük bir kavun büyüklüğüne ulaşan bebek 1700 gram ağırlığında ve 42,5 cm boyunda olacaktır.

Artık iki haftada bir kontrole gelmeniz gerekebilir. Ancak gebelik sürecinde herhangi bir sıkıntı söz konusu değilse, 30. haftada yapılacak olan kontrol atlanabilir. Eğer daha önceki kontrollerde gestasyonel diyabet gibi sıkıntılar söz konusu ise 30. haftada ve bundan sonra her iki haftada bir kontrol gereklidir.

32. haftada bir doktor kontrolü haftası ve ultrasonda bebeğinizin son halini görmek için iyi bir fırsat.

Gebeliğin 33-36. Haftası

Bebeğin gözleri artık tam olarak oluşmuştur. Hatta bu haftalardaki ultrason görüntülerinde eğer bebeğiniz uyanık ise gözleri açık bir şekilde görülebilmektedir. Kemiklerinin birçoğu sertleşmiştir. Nefes alıp verme işini koordineli bir şekilde yerine getirmektedir. Beyin gelişimi halen devam etmektedir. Duyabildiği seslerin çoğunun farkına varmakta ve tepki vermektedir. Dolaşım ve vücut bağışıklık sistemi düzenli şekilde işlemektedir. 36. hafta itibariyle bebeğiniz artık doğum pozisyonunu almış, yani baş aşağı pozisyona gelmiş durumdadır.

33.hafta itibariyle bebeğimiz 43,5 cm boyunda ve yaklaşık 1900 gram ağırlığındadır. 36. hafta itibariyle bir ananas büyüklüğüne ulaşan bebek yaklaşık 2500 gram ağırlığında ve 47,5 cm boyunda olacaktır. Burada belirtilen değerler ortalama değerlerdir. Buradaki koşullar gebeden gebeye değişmektedir.

Hekiminiz uygun görürse 33. hafta itibariyle biyofizik profiline bakılacaktır. Bebeğin hareketleri, tonusu yani kas dolgunluğu, nefes alıp vermesi takip edilecek ve amniyon sıvı miktarı takip edilecektir. NST (Non-Stres Test) ile bebeğinizin kalp atışları ve kalp atışındaki değişimler izlenecek ve kasılmalarınız takip edilecektir.

Gebeliğin 37-40. Haftası

Artık bebeğiniz göz kırpmakta, bir şeyleri tutmaya çalışmaktadır. Bunun dışında sindirim sistemi tam olarak çalışmaya başlamıştır. Mekonyum adı verilen kakasını yapabilmektedir. Saçları yaklaşık 2-3cm ve bazen daha fazla miktarda uzamıştır. Aynı şekilde tırnakları da parmaklarının dışına taşacak şekilde uzamıştır. Artık ayaklarını ve ellerini çevirmekte ve dünyaya gelmek için çaba sarfetmektedir.

Bebeğiniz 37. hafta itibariyle yaklaşık 48,5 cm uzunluğunda ve 2800 gram ağırlığında olacaktır. 40. haftada ise yaklaşık 51 cm boyunda 3300 gram ağırlığındadır. Tabi ki burada belirtilen değerler ortalama değerlerdir. Buradaki koşullar gebeden gebeye değişmektedir.

Artık bu haftalara gelindiğinde doğumun gerçekleşebileceğini bilmeniz, doğumun nasıl olacağı, sizin neyle karşılaşabileceğiniz ve neler yapmanız gerektiği konusunda bilgilendirilmeniz gerekir.

Gebeler 38-40. haftalarda haftada 1, 40. haftadan sonra ise doğum gerçekleşene kadar haftada iki kez takibe çağrılır. Fakat (Hastalık yoktur hasta vardir) prensibi ile gebenin durumuna göre hekiminiz daha kısa aralıklarla sizi görmek isteyebilir ya da farklı testlere başvurabilir.

Bu haftalarda yine biyofizik profiline bakılacak bebeğin hareketleri, tonusu yani kas dolgunluğu, nefes alıp vermesi takip edilecek ve amniyon sıvı miktarı takip edilecektir. Ayrıca haftada bir yapılacak NST (Non-Stress Test) ile bebeğinizin kalp atışları ve kalp atışındaki değişimler izlenecek ve kasılmalarınız takip edilecektir. Kan ve İdrar testlerinin tekrar yapılması gerekecektir.

Hekiminiz uygun görürse doppler (kan akımı) ultrason ile bakılacaktır.

Gebeliğin 40-42. Haftası (SONLARA YAKLAŞTI)

Bu haftalarda artık 3 günde 1 yapılacak kontroller ile biyofizik profiline bakılacak, bebeğin hareketleri, tonusu yani kas dolgunluğu, nefes alıp vermesi takip edilecek ve amniyon sıvı miktarı takip edilecektir. NST (Non-Stress Test) ile bebeğinizin kalp atışları ve kalp atışındaki değişimler izlenecek ve kasılmalarınız takip edilecektir. Kan ve İdrar testlerinin tekrar yapılması gerekecektir.

Doğumun sürecini öğrenmek için vajinal muayene yapılacaktır.

Bu haftanın sonuna kadar doğuramadıysanız, hekiminiz tarafından tekrar değerlendirilip gebeliğinizin sonlandırılması gerekmektedir.

Bazı hastanelerde ve kliniklerde riskli gebelikler bölümü bulunmaktadır. Bu bölüm gebeliğinde beklenmedik ya da normal olmayan bir durumla karşılaşan gebelerin başvurduğu bir bölümdür. Bebeğe anneye ya da gebeliğin kendisine bağlı olabilir.

Kanama, tansiyon yüksekliği, erken dönem kasılmalar, geçirilen enfeksiyonlar, sistemik hastalığı olan anneler, bebeğin doğum esnasında normal doğuma engel olacak bir durumda gelmesi, plasentanın (bebeğin eşi) yerinin ve ayrılış zamanındaki anormallikler gibi.

Bu gibi durumlarda ya da gebeliğinizde bir terslik hissettiğinizde mutlaka bir hekime başvurunuz.

)

Bu haftalarda artık 3 günde 1 yapılacak kontroller ile biyofizik profiline bakılacak, bebeğin hareketleri, tonusu yani kas dolgunluğu, nefes alıp vermesi takip edilecek ve amniyon sıvı miktarı takip edilecektir. NST (Non-Stress Test) ile bebeğinizin kalp atışları ve kalp atışındaki değişimler izlenecek ve kasılmalarınız takip edilecektir. Kan ve İdrar testlerinin tekrar yapılması gerekecektir.

Doğumun sürecini öğrenmek için vajinal muayene yapılacaktır. Bu haftanın sonuna kadar doğuramadıysanız, hekiminiz tarafından tekrar değerlendirilip gebeliğinizin sonlandırılması gerekmektedir.

Bazı hastanelerde ve kliniklerde riskli gebelikler bölümü bulunmaktadır. Bu bölüm gebeliğinde beklenmedik ya da normal olmayan bir durumla karşılaşan gebelerin başvurduğu bir bölümdür. Bebeğe anneye ya da gebeliğin kendisine bağlı olabilir.

Kanama, tansiyon yüksekliği, erken dönem kasılmalar, geçirilen enfeksiyonlar, sistemik hastalığı olan anneler, bebeğin doğum esnasında normal doğuma engel olacak bir durumda gelmesi, plasentanın (bebeğin eşi) yerinin ve ayrılış zamanındaki anormallikler gibi. Bu gibi durumlarda ya da gebeliğinizde bir terslik hissettiğinizde mutlaka bir hekime başvurunuz.

SORULARINIZI CEVAPLIYORUM
  • G
    Gulcin13.07.2018

    Merhaba Ben 29 yasındayım ve ikinci bebegıme 33 haftalık hamileyim ancak 24. Haftadan itibaren erken doğum riski ile sürekli hastanede gözetim altında tutuluyorum önce rahim agzı daralması ardından surekli yasadıgım sancılar regli sancısında yasamıs oldugum kasılmalar son olarak yeniden aynı şikayetlerle doktoruma basvurdum ancak suanda nst de cıkan sancıların normal oldugunu rahim agzının kapalı oldugunu söylüyor ancak sancılarım bir türlü düzelmiyor bebegımın kalp atısı kan akısı gayet normal suan sadece suyunda artıs oldugunu söyledi doktorum sag bobregımde birazcık buyume oldugunu söylediler ancak bana verdikleri ilaçlar sadece saatlık rahatlatıyor ben erzurumda yasıyorum sizden destek almak istiyorum yardımcı olur musunuz tesekkur ederim

    OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞAN

    Kuzu bu durum mutlaka kontrol gerekirıyor... bazen hiçbir sebep olmadan bu şekılde erken Doğum riski olabiliyor yapılması gereken optimum şartları gebe açısından sağlamak ve kontrolleri sıkı tutmak

SORU SOR
OP. DR. GÖKÇEN ERDOĞANDiva KadınOp. Dr. Gökçen Erdoğan
0312 417 17880506 596 0396