Genital Enfeksiyon

Genital bölgede meydana gelen akıntılar, kadınları yaşamlarının her döneminde tedirgin etmiştir.  Belirli özellikleri olan akıntılar doğal ve fizyolojik olarak kabul edilebilir. Anatomik olarak baktığımızda, kadın genital sistemi dış dünya ile karın içi ortamını birleştiren bir yoldur. Bu yüzden, basit bir genital enfeksiyon bile, tedavi edilmediği zaman karın boşluğuna yayılır ve kadında ciddi bir problem oluşmasına sebep olabilir. Mantar, parazit veya bakteriler nedeniyle, birçok kadın hayatı boyunca en az bir kere bile olsa bu sorunla karşılaşır.

 

Genital enfeksiyon hastalıklarının çoğu cinsel yollarla bulaşabilmektedir. Tedavinin yapılmadığı durumlarda, kişilerde çok ciddi komplikasyonlara sebebiyet verebilmektedir. Genital enfeksiyonunda rastlanan en belirgin hastalıklar; Bakterial hastalıklar, mantar enfeksiyonları, viral hastalıklar ve paraziter hastalıklar olarak sıralayabiliriz. En sık belirti olarak vajinal akıntılardır. Genital enfeksiyon daha çok yaz mevsiminde görülür ve kadınların çoğunda oldukça sık görülen özellikle vajinal akıntı, kaşıntı, sık idrara çıkma, cinsel ilişki sırasında ağrı ve yanma gibi sebeplerle ortaya çıkabilmektedir. Yaz aylarında genital bölgenin nemli kalması ile birlikte, sentetik çamaşırlar ve dar pantolonlar ile, havuza girmek, stres, spor yapmak, gebelik, antibiyotik kullanımı, şeker hastalığı veya bağışıklık sisteminin baskılaması sonucunda oluşan birtakım rahatsızlıklar, genital enfeksiyon riskini arttırabilmektedir. Bu manada, enfeksiyona bağlı olarak akıntıların fizyolojik akıntıdan ayrılması önemlidir. Fizyolojik akıntı renksiz ve kokusuz olup, herhangi bir şikâyete yol açmaz. Ancak, enfeksiyona bağlı akıntılar özellikle koyu sarı veya yeşil renkte, kötü kokulu olup, yanma, cinsel ilişkide ağrı ve kaşıntı ile belirtiler gösterebilmektedir. Genital kanserlerinin özellikle rahim ağzı kanserinde ilk bulgunun akıntı olabileceği bilinmeli ve kadının muhakkak her yıl bir sağlık kuruluşuna başvurup, düzenli bir şekilde muayene olması ve pap-smear testi yaptırması bu aşamada oldukça önem taşımaktadır.

 

Görüleceği üzere, cinsel yolla bulaşan hastalıklar çoğumuzun canını sıkan bir durumdur. Tedavisi çoğu kez mümkündür, ancak kimi zaman da kadının hayatını tehdit edebilmektedir. Bu yüzden, en önemli korunma yöntemi tek eşliliktir. Erkekten kadına bulaşma riski, kadından erkeğe bulaşma riskinden nerdeyse 10 kat daha fazladır. Bu nedenle, prezervatif kullanımı ve rahim içi araçlar özellikle (mirena) riskleri bir nebze de olsa azaltmaktadır.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir