Yatak Sizin Kaleniz, Durmayın Zaptedin.

Zor olanı seviyor insan her defa’, ‘çok sevdiğimden değil zor sevdiğimden’, ‘en güzel aşk zor olanmış’…
Bu böyle sürer gider. Şarkılar insanların zora olan aşkını anlatadursun, bir yerden sonra ‘zor’ o kadar da sevilesi değil tabi. Ve ‘zorluk’ ‘zor’dan gelir, insana varır. Yıpratan, bezdiren, umutsuzlaştıran bir zoru kim ne kadar sevebilir ki… Türlü türlü zor varsa, onları kolay kılmak için de türlü türlü yol var. Her şeyin zoru kolay da yatak odasının zoru çok zor.

Kadın hazırlanırken sürekli saatine bakan ve acele eden, ettiren erkek, yatakta da aynı aceleciliği istem dışı sürdürüyorsa, sonuç kadını mutsuz ederken erkeği de utandırıp hezeyandan hezeyana sürüklüyor.

Kadın ‘erken öten horozun başını kesme’ye kıyamıyor da horozun intihar edesi geliyor. Oysa 21. Yüzyılda neredeyse hiçbir şey çözümsüz değil. Önceden cinsel sorunlarını başkalarına asla açamayan, konuşamayan erkekler şimdi çok daha cesur.  Aylar önce bir haber kuşağında, kliniğime cinsel terapi için gelen erkek hastalarımın varlığı, erkek sunucunun ağzını açık bırakmış ve kendisini manşetlere taşımıştı. Bana ise sevinmek düşmüştü, çünkü manşet olan ‘erkek hastalarımın varlığı’ değil ‘erkek hastalarımın varlığına şaşıran erkek’ olmuştu. İlerleme diye buna derim ben işte. Her sorun gibi erkeğin cinsel sorunu da bilimde karşılığını ve çözümünü buluyor. Yüzleşmek, uzmanına aktarmak ve çözmek istemek yeterli oluyor.

Yani bilinenin aksine erkeğin cesareti, harikalıkla değil ‘eh işte’likle başlıyor.  Çift görmek alkollüyken tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor ama berrak bir zihinde ve özellikle cinsel sorunlarda ‘çift görmek’ sorunu kat be kat kolay çözülür kılıyor.

Kadınlar, erkeklerinizin yanında olun, onlara her şeyin en iyisini yapmak zorunda olmadıklarını ama sizin ve uzman olarak bizim yardımımızı alırlarsa çok daha iyisini yapabileceklerini hatırlatın, hissettirin, ödeviniz bu. Şimdi aynı yatağa 100 defa ‘seni seviyorum’ yazın. Terinizle. Ahh biz zavallı kadınlar, zorluk mu düşecek başa, mutlaka ki en zoru düşer.

Vajinismus, son yıllarda varlığını çok daha fazla insanın duyduğu ama aslında eskiden beri var olan bir sorun. Kadının kendi isteği ve eşinin girişimi de olsa cinsel birleşme yaşayamaması. Kasların buna set çekmesi, engel olması, duvar örmesi.

Vajinismus hakkında bilinmesi gerekenler… Tıklayınız

Vajinismusun çaresi biz cinsel terapistlerde. Çeşitli terapi ve bilimsel pratiklerle aşabildiğimiz bu sorun kadının korkulu rüyası, erkeğinse arka çıkış kapısı. Evet bildiniz sabırsız, anlayışsız erkeğin, kadınından kaçıp başka kadına sığınmasında rol oynayan arka kapı. Kadının bu son derece üzücü sorunu nedeniyle biten, aileler tarafından zorla bitirilen evlilikler ve hatta cehaletin getirdiği cinsel şiddet, sıklıkla karşılaştığımız sorunlardan. Bizim kapımızı çalmadan arka kapıdan kaçmaya çalışan erkekler, bu sözüm de size; iyi günde kötü günde derken siz kötü günü ‘karnıyarığın fazla tuzlu olduğu gün’mü sanmıştınız! Yatakta karşılaşılan hemen her sorun, dünyanın, ülkenin, şehrin, semtin ve hatta sizi rahatlatacaksa apartmanın bir başka yerinde bir başkasının daha başına geliyor, yalnız değilsiniz. Ama yalnız değilsiniz diye gevşemeyin, sorunlarınızın çözümü için gerekenleri yapın. Birlikte olun, birlik olun ve ‘hep destek tam destek’ ilkesinden şaşmayın.

Evliliklerin temelinde önemli yer tutan cinsel ilişki, ikinizi aşar ‘hiç’e ya da ‘çok’a yaklaşırsa, araya uzun zamanlar ya da başka insanlar girerse çözümler de o kadar uzaklaşır, istek o kadar azalır, bağ o derece zayıflar. İzin vermeyin.

Cinsel sorunlar zordur, bir başkasının anlayamayacağı kadar zor. Ve zor yatakta olursa yalnızca bir süre sevilir. Eninde sonunda kolayın peşinde koşmak gerekir. Yatak sizin kaleniz, durmayın zaptedin!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir