Vajinismus Korkulu Rüya mı

Kadında cinsel ilişkinin olduğu anatomik bölgeye “vajen” adı verilir.

Vajen ağzının gergin ve sert olması, etrafındaki kasların kontrolü dışında istemsiz bir şekilde kasılması ve bu nedenle penisin vajinaya girememesi, cinsel ilişkinin ağrılı gerçekleşmesi, hiç gerçekleşmemesi, ya da endişe, korku ve panik hali, yani kadının bacaklarını sıkıca kapatması durumuna yol açan, kadının acılı cinsel birleşme yaşaması ya da herhangi bir jinekolojik muayenenin yapılamaması durumuyla sonuçlanan psikolojik bir rahatsızlıktır.

Bu durum vajinismus olarak adlandırılır ve buna evli bakireler veya tamamlanmamış evlilikler de denilebilir. Vajinismus bedenin çeşitli bölgelerinde, bazen de tüm bedende sıklıkla oluşan bacakların kapanması, korku, titreme, çarpıntı, terleme, bulantı, hatta kusma, fenalık hissi ve ağlama gibi belirtilerle de ortaya çıkabilir.

Dünyada ve toplumumuzda, pek çok kültürde, cinsellik sadece doğurmak amacıyla yapılan yani sadece çoğalmayı amaçlayan bir görev değildir. Bu nedenle, toplumdaki önyargılar, tabular kadın farkında olmasa da doğduğu andan itibaren, sinsice kadının beynine işlenmeye başlar ve bu etkilere kişisel, ailevi nedenler, bazı kötü deneyimler vb. durumlarda eklenince, ilerleyen zamanlarda koca bir sorun yumağı halinde ortaya çıkar.

Vajinismus’un en yaygın olan nedenlerinden biri yetişme çağındaki kızlara cinselliğin pis ve kötü olduğunu aşılayan kapalı düşüncelerdir. Çocukluktan beri cinselliği kadınlar için aşağılayıcı, sadece erkeklerin faydalandığı bir şey gibi gören kadın, ilişki sırasında bilinçaltındaki bu yanlış ve çarpıtılmış olumsuz düşüncelerini değiştirmekte epeyce zorlanır ve ilişkiye girmekte zorlanarak kasılma yaşayabilir. Çoğunlukla aileler tarafından kız çocuklarına kızlık zarının ne kadar önemli olduğu yine üstü kapalıda olsa bilinçaltına yerleştirilir. Bu durumda kadının cinsellikten soğumasına ve istemsiz kasılmalar yaşamasına ve en nihayetinde de Vajinismus’a zemin hazırlar. Çünkü bu problemi yaşayan çiftlerin çoğunun cinsel bilgileri azdır, dışarıdan, başkalarından, bilimsel olmayan yollardan öğrendikleri bilgilere inanma eğilimleri çok daha yüksektir.

Cinsel eğitim gelişmiş toplumlarda bile, uygun ve doğru bir şekilde alınamamaktadır. Kadınların kendi cinsel organlarını tanımamaları, bekâret kavramına verilen abartılı önemin, kızlık zarı ve ilk gece ile ilgili yanlış inanışların, kaygıların, cinsel deneyimin aşamalı gelişmeyip doğrudan cinsel birleşme ile başlamasının bunda rolü çok büyüktür. Bu problem ilk günden itibaren, tamamlanmamış evliliklerde evin çatısı yani yatak odası, yani cinsel yaşam kurulamamakta ve ağrı acı ya da başka nedenlerin yarattığı korkular kadını cinsellikten uzaklaştırmıştır. Bu sorun evlilik müessesini yıpratmakta ve büyük bir sosyal yaraya da neden olmaktadır. Bunlar temel etkenler gibi görünse de kadının cinsellikte yaşadığı yetersizlik duygusu tüm yaşamına yansıyabilmekte, suçluluk ve değersizlik fikirleriyle depresyon eğilimi artmakta ve toplumsal yaşamını da etkilemektedir. Doğal bir sürecin yaşanamaması psikolojik sorunlarla beraber aile içi sosyal sorunlara da neden olabilmektedir.

Vajinismus problemi cinsel terapi ile %100 çözülebilen bir problemdir. 

DEVAMI>>>

Sayfa 1 / 3123

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir