Ülkem, Ruhunu Kaybetmemeli

Ülkem’in gündemi hep yoğun. İlkokul günlerimizden beri, içinden çıkamayacağımızı düşündükleri her durum için ‘aşırı önemli jeopolitik konumumuz’ işaret ediliyor. Kıtaları bağlayan, Orta Doğu’yla Avrupa arasında ve dahi Amerika’nın görüş alanında, kendi yağıyla kavrulan cennet gibi bir ülkeyiz.

Gemileri için boğazlarımız, uçakları için hava sahalarımız var. Bizi dünyanın gündeminde tutan ve iç gündemimizi türlü yolla değiştiren şey bu. Etliye sütlüye karışmak istemesek de bir yanımız karışacak, biliyoruz. Tedirginiz, şanslı olduğumuz kadar.

Turizm tutuyor Avrupa’yı ayakta. Krizden krize koşsalar da, sahilleri, arkeolojik zenginlikleri, tarihi güzellikleri, anıtları, müzeleri var. Görülmeye kesinlikle değer, büyüleyici, ruhu olan… Ama bizimkinden fazla değil.

Ülkem, Her Yerin mi Cennet

Düşünesim tutuyor bazen; İstanbul’u, iki kıta arasında pasaportsuz vizesiz yaşam alışverişi yapılan, Çanakkale’yi sonra, rüya gibi sularını, tarih yazılan sırtlarını,bir masal diyarı olan Kapadokya’yı, dinler ve kültürler kavşağı güzel Mardin’i, bakmaya doyulamayan Ölüdeniz’i, dünyanın en eski tapınağına sahip Urfa Göbeklitepe’yi, peygamber ruhunun dolandığı Balıklı Göl’ü, dünyayı tepeden izler gibi mağrur Nemrut anıtlarını, bir kadın gibi güzel İzmir’in Efes Antik Kenti’ni, pamuklar gibi travertenleri, Karadeniz’in tablo gibi yaylalarını, sise gömülmüş, heybetinden sual olunmayan Sümela Manastırı’nı, inci kefallerinin yatağı Van Gölü’nü, dünyanın anlayışını ruhunda eriten Mevlana’nın memleketi Konya’yı…ve daha nicelerini… Düşünmeye doyamıyorum.

Bizi bize unutturanlar daima olacaktır. Bizi, bizden başka şeylerle ilgilenmek zorunda bırakanlar… Petrol meraklıları, savaş çığırtkanları, İslam düşmanları, küçük balık yutucuları… Daima olacaktır.

Kendine dönmeli ülkem, kendini unutmadan dışa dönmeli. Önemimiz,okul kitaplarının veremediği bir şeye sahip; ruha! Ülkem, ruhunu kaybetmemeli. Ülkem, kendini bilmeli ve güvenmeli kendine. Gündemimiz, günlerimizin verimini düşürmemeli. Bizim olmalı, ruhumuz kadar bizim.
Hak ettiğimiz gibi tanınacağımız nice mutlu günler ve yıllara!


 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir