Sevgilim Benim için Doğru Sevgili mi?

Biriyle aşk taksimine başlarken ya da bir ilişkiye girizgâhta kişiliğe mi bakılır yoksa öğrenilmiş davranışlara mı? Cümlemi şu şekilde de değiştirebilirim:  Kişilik mi önde olmalı aşkta, davranışlar mı? Bakın size hepimizin hayatından bir parça sunmak isterim.

Bir arkadaş ortamında çok sevdiğiniz dostlarınız sizi biriyle tanıştırmak ister. Siz de zaten gönül olarak boş bir dönemdesiniz,  alternatifleri değerlendirmek istiyorsunuz. En güzel kıyafetleri giyer, en özel kılıçları kuşanır, o muhteşem bilgi dağarcığınızı da sırtınıza yükleyerek maksimum sosyallik sloganıyla ortama girersiniz. Arkadaşlarıyla takımının futbolcularını bala batıra batıra anlatan erkek, bu sohbete kulak kabartan kızı görünce şaşıracaktır.

Futboldan hoşlanan ya da bu sohbete dahil olan kız bulmak zordur çünkü. Hatta gelecek haftaki basketboldaki all star a bilet aldığını duyunca daha da bir heyecanlanır. Fonda çalan müzik jazz müzik, Louis Armstrong dan West End Blues. Bu müziğin ortak zevkleri olduğunu keşfederler, sinemada erkeğin de romantik filmler izleyebileceği konusunda hemfikir olur hatta geçen sene gittikleri dünya kupalarında da aynı otelde kaldıkları ortaya çıkar. İkisinin de yapabildiği ve en sevdiği yemek makarnadır. Sabah kahvaltılarını akşama kadar uzatmak hatta masada bir gün sonraya kadar oturmak konuşmak konuşmak en sevdikleri tatil modudur ….Yani 3 saate ne kadar çok ortak nokta sığdırdık fikri baş gösterir kafa üstü baloncuklarında. Eve gittiklerinde ne kadar hoştu diye düşünürler. Sonuç telefon alma-verme. Ve dayanamayıp akşam erkek arar ve bir sonraki gün akşam yemeğine söz alır. Meğer ne kadar da ortak noktaları vardır. Kızlardan beklemediği bir performans sergiledi diye puan hanesine bir + koyan erkek, aynı puanın kendisinde de olduğunun farkındadır. Günler günleri kovalarken ortaya bir hoşlanma dürtüsü çıkar. Kız erkekten erkek de kızdan hoşlanmaktadır ama hoşlandığı şey nedir? Birkaç tavır,  birkaç davranış. Fakat hoşlanmayı kişinin bütününe atfederek ondan elektrik aldığı ve ilişkiye başlayabileceği ve devamının çok güzel olacağı düşünülür. Ona aşık olmuştur, bedenine, fikrine, zikrine her şeyine…Yavaş yavaş günler geçtikçe ortaya çıkan beğeniler, istekler farklılaşmaya, tavır ve davranışlar yelpazesi genişlemeye hatta duygular dile gelmeye başlar. Her nedense hep bu saatten sonra birbirleriyle benzer olmayan hatta taban tabana ters düşen davranışlar görülür. İnsan bu ya, olumlu durumları genele yaymaktan hoşlansa da daha çok olumsuzları genellemeye bayılır.

Artık erkek de, kız da dile getirebilir gerçeği, çekincesi yok, beğendirmeye ihtiyacı kalmamıştır, herkes baksın dalgasına belki de argoda tam bu durum için kullanılmıştır. Ama haksızlık değil midir? Kişinin özbenliğine ve kişiliğine bu yapılan. Artık benim beğendiğim ve hoşlandığım kişi değişti denir, onu tanıyamamışım denilmez ya da çabuk karar vermişim denilmez.

Kişide değişen bir şey yoktur aslında sadece farklı yönleri ortaya çıkmış ya da çıkarılmıştır. Bu sefer de adam koyu renk çoraptan değil de beyaz çoraptan hoşlandığını söylemiştir, özel günlerde hediye almanın ticari kaygı olduğunu dile getirmiştir, çok konuşmaktan haz etmediğini anlatmıştır. Bu birey diğeriyle aynı mıdır? Aslında aynı kişidir. Sorun nedir o zaman?Sorun, çiftlerin her birinin farklı yapıda olduğunu bilmemeleri,sorun birden karar vermeleri,sorun olumsuzluklar karşısında hemen vazgeçmeleri ve ilişkiyi çabuk harcamaları vesorun konuşmamalarıdır.Bir ilişki yaşamak kolaydır. Sizin istediğiniz ilişkiyi bulmak zordur. Mükemmel bir ilişki, eğer birbirine her açıdan %100 benzerlik ve istediğinin her daim olması ise onu kaçırma. Fakat günümüzde bu %100 değil, % 50 de olsa onu da bırakma!!!!  Taviz vermek ya da alttan almak kelimesinin lugattan çıkarıldığı, hayatta bu kadar mükemmeliyetçi insanların olduğu ve geri adım atmanın hiç olmadığı toplumumuzda, ilişki yaşamadan önce size naçizane bir tavsiyem olacak.

Kağıdı elinize alın karşınızdaki kişinin artı ve eksilerini toplayın. Eğer artılar fazlaysa hiç durmayın ve hayatınıza onu kabul edin. Eksiler fazlaysa o da kim ki!!!!!

Size bir tavsiye daha….

Mükemmel bir ilişki hem cinsel hem sosyal hem de ruhsal uyumu içerir. Ama bu uyumun kurallarını unutmayın ki siz koyarsınız. İşte bu kuralları daha hayatınıza biri girmeden mutlaka not edin. Sonra belki sorular ya da kalem kağıt için vakit bulamayabilirsiniz.Siz siz olun karşınızdakini bir bütün olarak değerlendirin kişiliğini yok saymayın, davranışlar sizi yanıltabilir görmek istediklerinizi gösterebilir. Bu uyumlulukların yanında var olan ve belki de olması gereken uyumsuzlukların okunuzu başkasına çevirmesine izin vermeyin.

Türlü türlü olduğumuzu ve sizde olmayan rengin karşınızdaki kişide olmasının nasıl bir güzellik yaratabileceğini düşünmekten vazgeçmeyin.

Tek yumurta ikizinizi aramıyorsunuz, eşinizi arıyorsunuz, bunun farkında olun. Ve ama biriyle ama yalnız, mutlu olmaya daima gönüllü olun!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir