Şehvetle Sevdiğinin Terinde Boğulmak

Aşk şarkılarına serpiştirirken pek güzel gelir kokusu. Bir kuru dalı bile inceden inceden şehvete saracakmış gibi gelir. Kadını şah damarından tutup tırnak uçlarına kadar ürpertecek, erkeği bedeninden taşan sele döndürecek gibi. Yapar mı yapar, ter bu. Sevdiğinin terinde boğulmak isteyen bu adamların ve dahi bu kadınların yok mu bir bildiği? Şüphesiz ki var. Sevişirken terlemek için yazı dört gözle bekleyen çiftler, yorgan üstüne yorganla kışı kışkışlayan çiftler, ne çok ve ne de meraka değerler. Ter dedik de kokmazlar mı bunlar, akmazlar mı? Birbirlerine kokar ve birbirlerine akarlar, bilmez miydiniz yoksa!

Dünyanın bilmem kaç filmi parfüm üstüne. Fransa’nın temizlenmesi zor insanları farkında olmadan bir mucizeyi yaratmışlar çözüm diye. Güzel koksun diye erkekler ve kadınlar, sürünsünler diye terlerinin yerine misk-i amberleri binbir karışım, binbir hile. İşe yaramış da hani. Bir parfüm kokusunun peşinden yolunu değiştiren  de gördüm, ilk tanışmada parfüme göre karar veren de, ha bir de eline yüzüne bakılmaz adamların, kadınların nasıl da can tarafından çekildiğini tabi. Yatakta devleşen minik ama mis kokulu insanlar gördüm. Kazanılan bir şans, kokulu bir kimlik gördüm. Herkes parfümü kadar vardı kimi zaman. Siz de gördünüz mü benim gördüğümü?
Sevişmek isteyenler madde madde tamamlıyor gerekenleri. Ellerinde bir liste, tik atmak suretiyle elde edilenin yanına, katıyorlar her ne varsa yatağa. Masal anlatır gibi anlattığıma bakmayın, sorunlu bir ereksiyona, vakitlice olmayan bir boşalmaya da çare bulduğu oluyor bunların. Terini bulmuş bir ter ve/veya kokusunu bulmuş bir ten. Ne mucizeler gizli bu doğal ve yapay kokularda. Hangisi yeğ peki, hangisi daha uzatır sevişmeleri ve hangisi daha ateşli kılar sevişmeleri?

Bilimsel verilerin o bir miktar da sıkıcı ışığında aydınlatmak gerekirse sizi teknik detaylara takılmadan, parfüm baştan çıkarıcıdır evet. Yaratamadığınız etkiyi yaratmak için dışarıdan destek almanız ve teninizden, ten kokunuzdan daha kuvvetli bir uyarıcı gerekirse karşı cinsiniz neyi seviyor bir bakın. Baharatmış, çiçekmiş, çikolataymış, meyveymiş, ağırmış, hafifmiş, okyanusmuş, denizmiş, yoklayın koku hafızanızı. Teninize yakışanı, sizi şahken şahbaz yapanı, çıldırtmak istediğinizin tüylerini dikeni bulmanız uzun sürmez. Birlikte seçerseniz hele, sonrası yatakta safi hayal gücü.Bir de cinsel gücü artırıcı, azdırıcı olanları çıkmasın mı! Uykusuz gecelerin uykusuz ertesi günleri başa bela. Ter kokunuzu seçemezsiniz, ten kokunuzu da. Ama parfümünüzü seçersiniz ve bu sizi şanslı bile hissettirir bakarsınız. Doğru parfümle doğru sevişme, slogan bu.

Gelelim dünya var olduğundan beri gözdesine insanlığın. Tere! Ten kokusunun sırf sevdiğine sırnaşsın diye saldığı o arsız sıvıya. Yeri dolmayacak, taklit edilemeyecek ve ölene dek kendini bilecek olan o sevişme ham maddesine. Parfümün odaya doldurduğu çığlık mı daha tizdir terin mi derseniz,  terin çığlığı biraz daha çıplak, biraz daha eski, misal insanlıkça.

Başka biçimde olsa iğreneceğiniz şeylerin bir çoğu yatakta nasıl da lezzetli gelir, gelmez mi? Vücut suyunu içer de doymazsınız, her türlüsünü mahremin, tadar da doymazsınız. İşte ter, özsuyudur birleşen tenlerin. Sevdiğinizin terini bilir de bilmezsiniz, ilk defa görmüş gibi, ilk defa emmiş gibi kana kana içer de dinmezsiniz.

Kadın tarafından arzulanmak isteyen erkeğe önerimle erkek tarafından arzulanmak isteyen kadına önerim aynı, denemek, yanılmak, yanılmak ve bulmak. Teri de parfümü de, parfümün terini de. Tadına bakmadan bilinmez ki, değil mi ama..

Şimdi ter diyoruz da işten yorgun argın, gömleğinde kol altı ter öbekleriyle eve gelen erkekle, bacak arasını ince çorabın terlettiği kadından söz etmiyoruz elbette. Günün tüm artıklarının arındırıldığı ılık bir banyo sonrası, fazla hareket ve hareketteki bereketle terlemek gerekir ve illa ki birlikte. Aşkta hile mubahtır, sevişmede de. Tere karışacak ve hariçten gazel okuyor gibi durmayacak hafif bir parfümle azdırabilir kadın da erkek de. Parfüm reklamlarında kadını yolundan döndüren erkek ve Titanic’te yayınlayan kanalların kırpmak zorunda kaldıkları camları buğulandıran o ateşli sevişme, her ikisi de ayrı ayrı baş döndürüp can çektirmiyor da ne!

Sevdiğin ihmale gelmez… Tıklayınız.

Kişisel tercihim cazibenin başkenti gibi bir parfüme kendi kokunuzu sindirmek olsa… Ya da durun durun terim güzel koksun diye sabah akşam çilek yemek… Hazır çilek yemişken yatakta pik yapacak bazı ayrıcalıklar. Aman konu değişmeden alternatiflerden bahsetmeye devam edelim; onu daha fazla arzulamak için sevdiğim parfümü mü alsam ona.. Ya da iyisi mi debelene debelene terlemek bir üstte bir altta.

Maksat sevişmek, kadını hoplatmak hazla, erkeği zıplatmak aşkla. Olmayacak iş değil, bir kokuya bakar, en aranılan, en sevilen tatta. Siz siz olun karşınızdakinin ne sevdiğine bir bakın; kendi kendine gelin güvey olanların sevişmeleri de kısa olur, aman ha!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir