HPV, Siğil, Rahim Ağzı Kanseri

Hastalarımın, Doktor Hanım!! genital bölgemde elime birşeyler geliyor, aynayla baktım tam göremedim ama küçük küçük kabartılar var dediklerini duyar gibi oluyorum. Muayene ediyorum maalesef sinsi, sessiz ama derinden ilerleyen, sevilmeyen, istenmeyen human papilloma virüsün (HPV) yaptıkları ortada.

HPV cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında en sık karşılaşılanlardan biridir. Yani cinsel olarak aktif olan herkeste rastlanabilir. WHO ( Dünya Sağlık Örgütü) verilerine göre yaklaşık her 10 kişiden 1’inde HPV vardır.

İşte genital siğil, kadında da erkekte de olabilen cins ayrımı yapmayan genital bölgede HPV’nin sebep olduğu pembe-kırmızı-kahverengi deri renginde olabilen yumuşak kabarık kondülom denilen yapılardır. Sadece bir bölgede olabileceği gibi birkaç bölgede de görülebilen bu yapılar çok küçükten büyüğe doğru geniş yelpazelidir. Hatta karnıbahar gibi çoğalıp genital bölgenin pürüzsüz ve düz yapısını değiştirip şekil itibariyle inanılmaz bir dev kitle görünümüne sebebiyet verebilirler. Kadınlarda dış genital sistem dediğimiz vulva, vajina veya makat bölgesinin etrafında karşımıza çıkarken erkeklerde peniste, makat bölgesinde ve keselerin üzerinde de rastlanabilir.

Bu virus öyle bir virüstür ki!!!!! tek isteği nasıl olursa olsun vücuda girmektir. Bir kez vücuda girdiğinde hücrelerin içine yerleşir hücrelerin genetik yapısını etkiler ve uzun yıllar boyunca sessiz kalabilir ya da zaman zaman ortaya çıkar.

Genellikle HPV taşıyan kişiyle cinsel ilişkiye girildiğinde bulaşır. Enfekte bölgenin (penis gibi) mukozalara ya da nemli bölgelere (ağız, anal bölge, vulvavajinal bölge gibi), temasıyla olur, ama virüs, ilişki sırasında ciltteki yarık, yırtık ve sıyrıklarla temas yolu ile de bulaşabilir. Kadınlarda vajinanın dışarıya açık olması nedeniyle virus erkekten kadına daha kolay bulaşır.

HPV Kimlerde Sık Karşılaşılır ?

  • Cinsel partneri çok olanlar
  • Hayat kadınları
  • Önceden çok kişi ile ilişkiye girmiş olanlar
  • Partneri birden fazla kişi ile birlikte olmuş olanlar
  • 20-35 yaş
  • Erken yaşta cinsel ilişki yaşamaya başlayanlar

Virüs insan vücudunda aylarca bekleme dönemi yaşayabilir. İmmün direnci yüksek olanların bağışıklık sistemi bazen bu virüsü etkisizleştirebilir. Hatta erkeklerde ve kadınlarda hiç belirti vermeden geçirilebilirken belirtisiz dönem erkeklerde daha sıktır. Eğer lezyon oluşursa vücudun direncine bağlı olarak genital bölgede (vulva, vajen, rahimağzı, anal bölge) ya da oral seks yapan kişilerde ağız mukozasında değişik sayıda, büyüklükte ve değişik görünümde olabilir.

Sonuçta virüs vücuda alınır vücutta belirti verir ya da vermez ama virus bulaşabilir ya da bulaştırılabilir. Bu yüzden dikkat edilmelidir.

Gebelikte de immun dirençle ve hormonal değişimlerle bağlantılı olarak bu virus hızlı ilerler. Hatta genital bölgede o kadar büyük lezyonlar olabilir ki kanamaya veya doğum kanalının kapanmasına neden olabilir. Bu yüzden hastaya normal doğum yapamadığı için sezaryen planlanır. Az bir ihtimalle de olsa virus bebeğe geçebilir. Doğum esnasında kanaldan geçen bebeğe virus bulaşırsa ses tellerinde küçük küçük papillom denilen kitleler oluşabilir.

Hastalar genital bölgemde elime birşeyler geliyor diyerek doktora gelebilir diğer grup hasta bunu farketmemiştir ama jinekolojik muayene esnasında doktor lezyonları farkeder ya da alınan pap-smear sonucu HPV enfeksiyonuna özgü hücresel değişiklikler görülür ve sonuç HPV enfeksiyonu ya da koilositoz olarak gelir.

HPV virüsünün 70’e yakın tipi saptanmıştır. Bazı tipleri, herkesin bildiği el ve ayaklarda görülen siğiller, diğer tipler ise genital sistemde rastlananlardır.(cinsel organlarda vajinada rahim ağzında, anal bölgede ve idrar yolu etrafında ). Bu virus hücreye girdiğinde normal hücrelerin kontrolsüzce çoğalmalarına neden olabilir. Bu özelliğin taşınması da kanser oluşumunu tetikler Ancak bu virüs içinde bazı HPV türleri kansere yol açabilir. Her genital siğil kansere dönüşecek değildir fakat bu konuda dikkatli davranılmalı ve doktora başvurarak erkenden önlem alınmalıdır. HPV’nin bazı tipleri, rahim ağzı kanseri, vagina ve vulva kanserlerinin riskini artırmaktadır. Virüsün bazı tipleri ise anal kansere yol açabilir. Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneğinin verilerine göre HPV, Servikal Kanserler’in yaklaşık %100’ünden, anal kanserlerin %83-%95’inden, vajinal kanserlerin %60-%65’inden ve penis kanseri olgularının %30-%42’sinden sorumludur. HPV tip 16 ve 18 servikal kanserlerin yaklaşık %70’inden (ABD ve AB’de %84’ünden) sorumludur. HPV tip 6 ve 11 genital siğillerin %90’ından, CIN1’lerin (evre 1 prekanseröz lezyon) yaklaşık %20’sinden ve RRP (Rekürren Respiratuar Papillamatozis) olgularının %100’ünden sorumludur. Servikal Kanser Avrupa’da 15-44 yaş kadınlarda en sık görülen ikinci kanser türüdür. Meme kanseri ilk sırada yer almasına rağmen kaybedilen yaşam yılı olarak bakıldığında servikal kanser meme kanserinin de önüne geçer.

Evet bu kadar önemli olup, erken yakalanma ihtimali olan ve tedbir alınabilen bu kanser karşısında biz de elimiz kolumuz bağlı oturamayız.

Rahim ağzı kanserine yakalanmamak ya da yakalanmış olsa da bunu erken tanımak için bu virüsün ve yaptığı enfeksiyonların bilinmesi, tanı konulması, önlenmesi ve tedavi edilmesi gerekmektedir. Bu yüzden bu virüsle ve yaptıklarıyla ilgili herhangi bir şüphe duyulduğunda dahi muhakkak bir doktordan yardım alınmalıdır. HPV nin yapmış olduğu lezyonlar tipiktir. Tanı konulması kolaydır. Kadınların zaten düzenli olarak senede bir jinekolojik muayene olması ve smear aldırması gerekmektedir, Bu muayene esnasında doktorunuz eğer bu virüse ait bir lezyon saptarsa ya da şüphe duyarsa bir ileri aşama ışıklı mikroskop denilen kolposkopi yardımıyla o bölgeyi inceleyip gerekli gördüğü yerlerden biyopsi alacak ve materyali patolojiye gönderecek ve HPV ‘nin tipi tayin edilecektir.

İleride daha ciddi problemlere yol açmaması için HPV ‘ye dikkat edilmeli ve önlem alınması gerekmektedir. Eğer vücütta siğil varsa bulaştırıcılığı ve yayılması çok yüksektir. Bu yüzden bir an önce bunun tedavisi yapılmalıdır. Tedavi ilaç tedavisi olabildiği gibi cerrahi olarak lezyonların çıkarılması, yakılması ya da dondurulması olabilir. Bu tedavi çeşitliği siğillerin büyüklüğü, yeri ve sayısı ile değişir. Doktorunuz bunun kararını verir ve uygular. Verilen tedavi virüsü öldürmez. Siğiller ortadan kaldırılır ve dolayısıyla yayılım ve bulaştırıcılık ortadan kalkmış ya da en aza indirilmiş olur. Siğiller ortadan kalktıktan sonra nüks görülebilir. Hayatı boyunca bir daha siğil çıkarmayan hasta grubu olduğu gibi immün direnci düştüğünde sürekli nüks eden hasta grubuna da rastlanmaktadır. Bu çeşitliliğin sebebi bağışıklık sistemi ve virüsün tipi olduğu söylenmektedir.

Sonuçta ne yaparsak yapalım bu virüsün bulaştırıcılığı o kadar yüksektir ki ilişkide kondom (prezarvatif) kullanılması bile enfeksiyondan korumayabilir. Aslında prezervatif sadece siğillerin değil cinsel yolla bulaşan AIDS dahil olmak üzere pekçok hastalığa karşı koruma sağlar. Cinsel temas sırasında erkek genital bölgesinin prezervatifle kapanmayan bölgelerinden virüs kadına bulaşabilir. Kısaca bu lezyonlara sahip biriyle ilişkiye girilecekse de çok dikkatli olunmalı ya da cinsel ilişkiye girilmemelidir. Bir diğer dikkat edilmesi gereken birden fazla sayıda partner ile birlikte olmamak ve partnerimizi seçerken dikkat etmektir.

Gün geçtikçe bu şikayetlerle başvuran hem kadın hem de erkek sayısı ya da smear sonucunda HPV görülmesi malesef üzülerek söylüyorum artmaktadır. Önemli olan bu hastalığa yakalandıktan sonra tedavi olmak değil yakalanmamak için tedbir almaktır. Virüs kolay girer zor çıkar ya da çıkmaz. Bu yüzden tüm insanların bu virüsü yakından tanıması, vücudunun herhangi bir yerinde bu virüsle ilgili lezyonlardan şüphelenirse beklemeden doktora başvurması gerekmektedir.

Rahim Ağzı Kanseri Aşısı (HPV Aşısı):

Türkiye de Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatı olan iki farklı HPV aşısı bulunmaktadır. Bunlar Gardasil ve Cervarix’tir.

Türj Jinekoloji ve Obstetri Derneği (TJOD) nin de açıkladığı üzere;

Gardasil: HPV tip 6,11,16 ve 18’e bağlı aşağıdaki hastalıkların önlenmesi için endikedir:

  • Servikal kanser
  • Servikal intraepitelyal neoplazi (CIN) evre 2 ve 3
  • Genital siğiller (kondiloma akuminata)
  • Servikal adenokarsinoma in situ (AIS)
  • Vulvar intraepitelyal neoplazi (VIN) evre 2 ve 3
  • Vajinal intraepitelyal neoplazi (VaIN) evre 2 ve 3
  • Servikal intraepitelyal neoplazi (CIN) evre 1
  • Cervarix: HPV tip 16 ve 18’e bağlı aşağıdaki hastalıkların önlenmesi için endikedir:
  • Servikal kanser.
  • Servikal intraepitelyal neoplazi (CIN) evre 2 ve 3

Eylül 2008’de TJOD’nin HPV aşısı hakkında görüş ve önerileri aşağıdaki gibidir.

9-13 yaş arası kız çocuklarında HPV’ye karşı rutin aşılama önerilir. İdeal olarak maksimum yararlanım için aşı HPV ile muhtemel karşılaşmadan önce uygulanmalıdır. Daha önce aşılanmamış 13 yaş üzeri adolesan kızların ve kadınların aşılanması önerilir. Servikal kanser tarama testleri (pap test) aşılanmadan bağımsız olarak uygulanmaya devam edilmelidir.

Sonuç itibariyle böyle bir virus vardır. Bundan korunmanın yolları, alındıktan sonra tedavileri ya da sebep olduğu kanserlerden koruyucu aşılar hakkında bilgi sahibi olunmalı, şüphe duyulduğunda hemen doktora başvurulmalıdır. Amaç tedavi olmak değil virüsü çok girmek isteyip genellikle başarılı olduğu vücudumuza sokmamaktır.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir