Hafif meşrep bulunmaları bir sesli kahkahaya bakıyor

Kadın olmak üstüne mi konuşalım! Oysa aylardır, yıllardır onu konuşmuyor muyduk zaten? Aşkın ortasında, doğumun ortasında, iyi olan güzel olan ne varsa onun tam ortasında duran kadını konuşmuyor muyuz zaten hep, başka şeyleri konuşurken bile? Dikkat ettiniz mi, dünya üzerinde konuşulmaya, yazılmaya, çizilmeye değer her şeyin küçücük bir yeni pencereyle kadına dair kılınabileceğine dikkat ettiniz mi? Neden böyle olduğunu söyleyeyim; çünkü hepimizi kadın var etti. İnançlara aykırı düşecek bir yaratım sürecinden bahsetmiyorum; aksine yaradılışı itibariyle bu kutsal var etme yetisiyle taçlandırılmış olduğundan bahsediyorum kadının. Evet dünya, seni biz var ettik.

Dünyanın dört bir yanında, birbirinden tamamen başka koşullarda, başka güçlükler ya da şanslar sarmalında hayatta kalma ve hayatta tutma mücadelesi veriyor kadınlar. Emek veriyorlar. Bazıları yok pahasına, bazıları 3 kuruşa, bazıları büyük unvan ve kazançlara. Ama öyle bir emek ki bu biri diğerinden daha değerli, biri diğerinden daha önemsiz değil. Kadın emeği, bir parça kömür, onda elması bulup kamaşabilir göz ya da kömürü bulup ısınabilir içiniz. Her zerresi öyle değerli.

Yine dünyanın dört bir yanında, maalesef bizim ülkemizde son yıllarda daha da çokça, zulüm altında kadınlar. Psikolojik ve fiziksel şiddetin kitabını yazacak haldeler ama okutamıyorlar işte dünyaya. Görmezden geliniyor, yok sayılıyorlar, hak etmedikleri biçimde. Hafif meşrep bulunmaları bir sesli kahkahaya bakıyor, yollu bulunmaları birden fazla sevgiliye, azmış bulunmaları ise acılı bir boşanmaya. Kadınları etiketlemek garip bir haz veriyor zalim kısmına.

Oysa saçının rengi değişse başka insan oluyor o, bir rujla çiçek açıp bir göz süzüşle şiir yazdırabiliyor. Yemeğin altını kapatmadan çıkmıyor sokağa. Jilet gibi kocaları o bileyliyor kapalı kapılar ardında. Hayatı paklar gibi paklıyor evini. Ateşle sevişiyor sonra, şen şarkılar söylüyor, kahkahasıyla hüznü kovuyor mesela. Çocuklar doğuruyor 9 ay 10 gün taşıyıp bir of etmeden, çocuklar büyütüyor her şeye rağmen bir ah etmeden, kendini yoğuruyor, sevdikleri nasıl dilerse. Yaranamıyor.

Çalışan, didinen, hayatı düzenleyen, gülen, konuşan, paylaşan, dünyayı çoğaltan, inanan, düşünen tüm kadınların günü kutlu olsun! Sevilen, sevilmeyen, yorulan, didinen, yaranamayan, aranıp sorulmayan, elinden tutulmayan, şansını yaşayabilen, güçlü, görece zayıf, çaresiz ve yılgın, dirençli ve olgun, çocuk yanını yaşatan, sevdalı, vazgeçmiş, bıkmış ve de usanmış, düşmüş ya da yeniden kalkmış tüm kadınların günü kutlu olsun. Hepiniz birsiniz! Hayatınız başka başka biçimlendirse de sizi, kutlamaya değersiniz. Günümüz kutlu, yarınımız mutlu ve umutlu olsun! İyi ki varız!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir