Dilerim Bir Gün Birini Gerçekten Sevin…

Şubat görünür görünmez hediye önerileri yazı dizileri yayımlandı, vitrinler kırmızı kalplerle doldu, çiçekçilerden indirim kuponları içeren hatırlatma smsleri geldi ve dost sohbetlerinde tahmin yarışları da  başladı… Her şey sevgi için, her şey sevgili için. Peki bundan mı ibaret sevgi; pahalı hediyelerden, onların cafcaflı paketlerinden, romantik ve lüks yemeklerden, en nihayetinde de ateşli sevişmelerden mi ibaret sevgi? Elbette değil.

Sevgi, tüm imkansızlıklara rağmen olabilecek olanın en iyisi için çabalamak. Sevgi, fedakarlığı, yarıştırmamaya hazır olarak yapmak. Sevgi, söylenmesi mümkün tüm güzel sözcükleri bakıştan bir ipe dizmek. Camdan bir bibloymuş gibi tutmak ellerinden, kırmamaya hünerli. Kokusunu ezbere bilmek ve oksijen yerine koymak besbelli. Sevgi, seçimlerini desteklerken sonuçlarına da hazırlamak. Yalnızlık denen illeti, başka bir diyarın felaketiymiş gibi hissettirmek. Ya da cehennemi onun için cennet kılmak sevgi.

Çok şey demek sevgi. Kalıplardan uzak, keşkelerden bihaber, belkilerden sıyrılmış, mutlakalarla bezeli.

En son ne zaman sevdiniz birini? Tarifine bakılırsa hiç sevmediniz, değil mi? Yanılıyorsunuz. Herkesin kendisi kadar sevgisi. Elinden geldiği, dilinden döndüğü, gözünün gördüğü kadar… Kimine göre az, kimine göre çok. Kimine göre var, kimine göre yok. Nasıl da başka tezahür ediyor her ruhta, her bedende…

En son ne zaman sevdiğinizi söylediniz birine? Hiçbir neden yokken ortada. O beklemiyorken ve siz planlamıyorken mesela. ‘Seninle mutluyum’ dediğiniz gün, doğduğunuz gün kadar uzakta mı geliyor size? Neden esirgediniz ki bunu kendinizden? Neden unutturdunuz kendinize sevdiğinizi? Sevmek böylesi büyük bir kabiliyet iken hem de…

Kendiniz için sevin. Sevdikçe göğüs kafesinize sığmayacak bir kalp, her sabah yataktan dünyayı değiştirecekmiş gibi zıplayan tanımadığımız bir siz için. Baktığınız her şeyin bütün kusurlarına rağmen harikulade görünmesi ve dertlerin sizden pısırık kediler gibi kaçması için. Ve biliyor musunuz, acısı için sevin. Kaybetme korkusu için. ‘Onsuz yaşayamam’ sanmak için sevin. Yaşarsınız oysa. Ama o hissi de sevin. Sevebileceği biri olmak için çabalarken bulacağınız kendiniz için sevin.

Bir kadını, bir erkeği ve onunla birlikte bir çiçeği, bir böceği, insanları sonra, filmleri, şarkıları ve dahi ayrılıkları. Barışması bayram şölenlerine dönüşen küslüklerini sevin sevmenin. Özlerken yorulmayı, kavuşunca dinlenmeyi, konuşurken büyülenmeyi ve susunca hayal etmeyi…

Dilerim bir gün birini gerçekten sevin…  Sever gibi, sevdikçe yaşar gibi, yaşadıkça sever gibi.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir