Cinsel İstek Bozuklukları

Cinsel işlev bozukluğu, cinsel istekte azalma, uyarılma eksikliği, orgazm sorunları ve buna bağlı olarak cinsel ilişki kurmada ortaya çıkan güçlükleri kapsamaktadır. İsteksizlik biyolojik ve psikolojik olarak da tanımlanabilir.

Bazen kadın ve partnerinin kadın cinsel organlarının yapısını ve fonksiyonlarını bilmemesi sebebiyle cinsel ilişki öncesinde kadının uyarılması sağlanamamakta, bu durumda da kadın cinsel istek duymamaktadır.

Toplumda görücü usulü evliliklerde özellikle, cinsel isteksizlik fazlaca görülmektedir. Partnerin fantaziye uygun düşmemesi durumu oluşursa, bu durum hem kadında, hem erkekte cinsel isteksizlik yaratabilir.

Kadınlarda özellikle evlilikte ya da ilişkide anlaşmazlık varsa cinsel sorunu da beraberinde getirir. Eşini fiziksel olarak çekici bulamama durumu ya da duygusal açıdan sevgisi azalmışsa; eşine karşı istek duymaz ve böylece cinsel isteğin kaybolmasına yol açabilir. Bununla birlikte, ahlaklı ve geleneksel kadın olma anlayışı ve organik sorunlar nedeniyle de cinsel isteksizlik yaşanabilmektedir.

Yine, bir kadının cinsel ilişkide bulunması toplum tarafından bir suç veya günah olarak algılanabilmekte, bundan dolayı da cinsel arzu duymak suçluluk duygusuna neden olabilmektedir. Cinsel isteksizlik problemi genç kızlıktan bu yana olabileceği gibi çoğunlukla normal cinsel fonksiyonu olan kadında sonradan da ortaya çıkabilmektedir.

Bazen cinsel isteğin azalması bir ilişkide bozulmanın da işareti de olabilir. Öfkeli, korkulu ya da zihni dağınık kişiler genellikle cinsel yakınlık için istek duymadıkları gibi, cinsellikten uzun süre uzak kalmaları da cinsel dürtüyü bastırabilmektedir.

Kadınların ağrılı ilişki yaşaması da kadının eşinden uzaklaşmasına neden olabilir. Hamilelikte ya da cinsel yolla bulaşan hastalıkları kapma korkusu da cinsel isteksizliklere yol açabilmektedir.

Menapoz cinsel isteksizliğe direkt olarak engel olmasa da, kadında gelişen artık böyle şeyler benden geçti düşüncesi ile kendisi engel oluşturmaktadır.

Cinsel travma (tecavüz ve tacizler), önemli yaşam olayları cinsel ilişki ile bazı olumsuz anıların yerleşmesi gibi durumlar da psikolojik nedenler arasında yer almaktadır. Bu durum çocukluk döneminde yaşanmış travmalar, kötü deneyimler ya da aile tarafından aşılanmış cinsellik karşıtı tutum ve davranışlar cinsel isteksizliğe ya da Vajinismus’a sebep olabilmektedir.  Ayrıca, erkek tarafından dayatılan cinsel performans baskısı da kadında cinsel isteksizliğe yol açar.

Çalışma hayatındaki zorluklar günümüzde gerek kadınlar gerekse erkekler açısından kronik strese ve yorgunluğa yol açabilmektedir ve bu da cinsel isteğin yitirilmesinde önemli bir etken olmaktadır. Bunların dışında kronik stres, anksiyete ve depresyona bağlı olabilmektedir. Ayrıca, uzun süreli seksten uzak kalmak da cinsel dürtüyü azaltmakta olup, cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olabilir. Ürolojik bir sorun ya da testesteron eksikliği de erkeklerde isteksizliğe yol açar.

Uyarılma ve orgazm evresinde erkekten kaynaklanan (özellikle erken boşalma gibi) nedenlerle sık sık başarısızlık yaşanması kadınlarda olumsuz duygular yaşanmasına neden olur ki bu da kadını cinsellikten soğutabilir ve cinsel isteksizliğe neden olabilir.Bunun altında yatan problem ise çoğu kez ereksiyon kusuru ya da erken boşalma problemleridir.

 

Sayfa 1 / 212

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir