Gebelik Yaşı:

Gebeler tarafından çok karıştırılan bir konudur gebelik yaşı. Aslında gebelik yaşı gestasyonel yaş ile hesaplanır. Gestasyonel yaşın başlangıcı gebenin son adetinin ilk günüdür.

Bir çok kadın gebeliğin dokuz ay sürdüğünü düşünür. Aslında bu kanı yanlış değildir. Ancak gebelik gestasyonel yaş ile ölçülür ve bu süre son adetinin ilk günü – yani gebe kalmadan 3-4 hafta öncesi – ile başladığı kabul edilmektedir. Bu nedenle  gebelik, son adet tarihinden itibaren yaklaşık 10 ay başka değişle 40 hafta sürmektedir. Bazı gebeler son adet tarihini tam olarak hatırlayamasa da bu tarih kabaca ultrason ölçümleri ile tespit edilebilmektedir.

Devamını Oku “Haftalık Takipler – Hafta Hafta Gebelik”

Sayfa 1 / 612345...Son Sayfa »

Bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, aynı zamanda bir cinsel terapist olarak gözlem ve deneyimlerim, gebelikte seks konusunun çok merak edildiğini gösteriyor. Haksız da sayılmazsınız, gebelikte cinsel yaşamımızın nasıl yürüyeceği çok önemli. Öncelikle sorunsuz bir gebelik süreci geçirmeniz ve sonra da mutlu bir kadın ve paylaşım içinde bir çift olabilmeniz, öyle de kalabilmeniz için. Bu nedenle gebelikte seksle ilgili birazcık hatırlatma yapıp, hemen ardından da gebelikte seksin faydalarını sıralayacağım.

Daha önce farklı zamanlarda ve konularda çok kere belirttiğim üzere; gebeliğin son dört haftasına dek, herhangi bir sebeple doktorunuz tarafından yasaklanmadıkça, cinsel ilişkiye girmek konusunda bir sıkıntı yok. Bebek anne karnında dünyanın en korunaklı haznesinde bulunduğu için cinsel ilişkide zarar görmeyecektir. Peki doktorunuz hangi durumda, hangi riskler altında cinsel ilişkiye girmemeniz gerektiğini söyler;

  • Geçmişte düşük yaşadıysanız veya şu an düşük riskiniz varsa
  • Daha önce erken doğum eylemi hikayeniz varsa (37 haftadan önce doğum yaptıysanız) veya şu an erken doğum açısından riskliyseniz (rahim kasılmalarınız varsa)
  • Çoğul gebelik (ikiz, üçüz.gibi)
  • Beklenmeyen vajinal kanamanız varsa
  • Amniyotik sıvı geliyorsa (suyunuz geliyorsa)
  • Serviks (rahim ağzı) erken açıldıysa (servikal yetmezlik)
  • Plasenta (bebeğinizin eşi) kısmen veya tamamen rahim ağzını kapatıyorsa (plasenta previa)

Gebelikte cinsel ilişki sırasında dikkat edilmesi gerekenleri ise şöyle:

  • Her iki eş de fiziksel olarak rahat olmalı.
  • Pozisyon sekse ve istenilen fiziksel temasa müsaade etmeli.
  • Her iki eş de rahme baskı yapmaktan sakınmalı ya da tüm ağırlığı karın bölgesine vermemeli.

Gelelim Gebelikte cinselliğin faydalarına…

Sayfa 1 / 212

Düşük veya Erken Doğum ihtimali olmayanlar haricinde anne adaylarının seyahat etmesinde bir sakınca yoktur. Ancak yine de seyahat etmek için en uygun dönem ikinci trimester yani 12. hafta ile 24. hafta arası dönemdir. (AMA !!!)

Her ne kadar seyahat gebeler için bir sakınca oluşturmasa da seyahati daha konforlu ve güvenilir hale getirmek için aşağıdaki tedbirleri almakta yarar var.

  • Öncelikle üzerinize bol ve rahat pamuklu giysiler giymeli ve mümkün olan en rahat ayakkabınızı tercih etmelisiniz.
  • Bol bol mola vereceğinizi ve tuvalet ihtiyacınızı düşünerek her türlü ihtiyaçlarınızı yanınıza almalısınız.
  • Rahat edeceğiniz bir yastık ve ufak bir battaniye almakta da her zaman fayda var.
  • Ayrıca uzun bir seyahate gidiyorsanız, gebelikle ilgili kayıtlarınızı yanınızda bulundurmanız iyi olabilir.

Seyahat süresince oluşabilecek en önemli sıkıntı ayaklarda ve bacaklarda ödem oluşmasıdır. Bu nedenle uzun süreli oturmaktan kaçınılmalı, vücuttaki kan dolaşımını hızlandırmak için 1,5 – 2 saatte bir kısa süreli yürüyüşler yapmalısınız. Kendi aracınız ile seyahat ediyorsanız iki saatte bir mola vererek, otobüsle seyahat ediyorsanız otobüsün ortasındaki koridorda tedbirli şekilde öne ve arkaya hareket edebilirsiniz. Durma ihtimaliniz yoksa varis çorabı giyebilirsiniz. Bu arada az az ve sık sık yemek yiyip, sıvı tüketmeye ve tuvalet ihtiyaçlarınızı gidermeyi ihmal etmemeye özen göstermelisiniz.

Seyahat sürenizi mümkün olduğunca kısa tutmaya çalışmalısınız. Seyahat süresini yaklaşık 5 ila 6 saat ile sınırlandırmak uygun olacaktır. Eğer bu süreleri çok aşan bir yolculuğa çıkılacak ise, o zaman mümkün olduğunca bu seyahati ikiye veya üçe bölerek konaklama yaparak gideceğiniz yere ulaşmayı düşünmelisiniz.

Tren ile Yolculuk

Trenler gebelerin seyahat etmesi için uygun vasıtalardır. Hem yürüyebilmek için geniş koridorları vardır. Trenle seyahat edecek gebelerin özellikle seyahat yönüne bakan koltukları tercih etmeleri uygun olacaktır.

Otobüs ile Yolculuk

Otobüsler nispeten dar koridorlara sahip ve çokta havadar olmayan vasıtalardır. Otobüs ile seyahat edilecek ise, nispeten rahat olan tekli oturma koltuklarına sahip otobüslerin tercih edilmesi ve tekli koltuklarda oturulması daha konforlu olacaktır. Muhakkak molalarda dışarı çıkarak kısa yürüyüşler yapmak doğru olacaktır. Eğer tercih şansınız varsa sert kullanan ve ani fren yapan şoförlerden de kaçınınız.

Özel Araç ile Yolculuk

Kendi özel aracınız ile seyahat edecekseniz, öncelikle kemerlerinizin bağlı olmasında yarar var. Belki gebeler için üretilen hamile emniyet kemerlerinden kullanmayı düşünebilirsiniz. Eğer böyle bir imkanınız yoksa, mevcut emniyet kemerini karnınızın altına ve üstüne bağlanan kısmı da omzunuza gelecek şekilde ayarlamalısınız. Biliyorum çok rahatsız edici bir durum ancak her şeyden önce güvenlik. Ayrıca bazı araçlarda yolcu tarafındaki airbag’in çalışması iptal edilebilmekte olup insanlar bu airbag’in gebeye zarar vereceğini düşünerek bunu kapatıyorlar. Aksine airbag sert darbeleri önleyeceği için kesinlikle açık çalışır halde tutulmalıdır. Arabayı kendiniz kullanıyorsanız ki bunu ileriki haftalarda yapmamalısınız, emniyet kemerini takmalı oturma pozisyonunuzu en rahat şekle getirmelisiniz.

Uçak ile Yolculuk

Uçak yolculuğu yapacaksanız girişte uçağa alınamama gibi bir durumla karşılaşmamak için hekiminizden sağlık raporunuzu almanız, 36. haftadan sonra da uçağı tercih etmememiz daha uygun olacaktır. Bazı uçak koltukları diğer seyahat araçlarına göre daha dar bir diz mesafesi sunabilmektedir. Bazı durumlarda daha geniş, ayaklarınızı rahatlıkla uzatabileceğiniz diz mesafesine sahip koltuklarda yolculuk etmek seyahatiniz süresince daha fazla hareket imkanı sağlayacaktır.

Gemi ile Yolculuk

Gemi ile yolculuk yapmak gebeler için genellikle bir sıkıntı yaratmamaktadır. Ancak geminin yolculuktaki sallantısı, gebelik bulantısı ve kusmayı tetikleyebilir. Yine de bu etkiyi azaltabilmek için mümkün olduğunca büyük cruise gemileri  ya da gidilecek denizlerin daha az dalgalı olduğu zamanları tercih etmek faydalı olacaktır. Ayrıca gemide gebelikle ilgili bir sorunda müdahale edebilecek sağlık ekibi olup olmadığı araştırılmalıdır. Geminin takip edeceği rota üzerindeki limanlarda gerektiği takdirde gidilebilecek bir sağlık merkezi olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Gebelik sırasında en çok korkulan sorun düşük riskidir. Eski inanışların aksine egzersiz yapmanın düşük riskini arttırdığına yönelik herhangi bir bulgu bulunmamaktadır. Ağır spor yapmak bebeğe zarar vermeyecektir ancak sizin daha çabuk ya da daha fazla yorulmanıza neden olacaktır.

Gebelikte kadının ihtiyacı olan kan miktarı %50 oranında artmaktadır. Vücuttaki kan miktarının aynı kaldığını düşünürsek kalbimiz vücudumuzdaki organlara ve yeni bir organ olarak oluşan plasentayı beslemek için %50 oranında daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyar. Yani gebelik öncesine göre gebelikte kalbimize %50 oranında fazla yük gelmektedir. yani bir egzersiz yapılacaksa vücudumuzun bunu yapmak için kullanacağı enerji ihtiyacı gebelik öncesine göre ortalama %50 oranında daha fazla olacaktır. Bu nedenle gebelik süresince yapılacak egzersizlerinin sizi tamamen zorlayacak şekilde yapılmaması gerekir. Yine de bu süreçte yapılacak kalp atışlarınızı hızlandıracak kardiyovasküler hareketler yapmak kesinlikle iyi olacaktır. Genellikle kalp atış hızınızı dakikada 150 vuruşun üzerine çıkartmamak uygun olacaktır. Ancak yaş ilerledikçe bu baremin 120-130 vuruş olarak değerlendirilmesi doğru olacaktır.

Gebelikte egzersiz yapmanın faydaları

  1. Gebelikteki komplikasyonların azaltılması : Yapılan bir araştırmaya göre düzenli egzersiz yapan gebelerde gestasyonel diabetin (gebeliğe bağlı şeker hastalığı ) görülme oranının azaldığı tespit edilmiştir.
  2. Doğum komplikasyonlarının azaltılması ve Doğuma hazırlık : Özellikle normal doğum için dayanıklılık, odaklanma gerekir. Bunları ne kadar geliştirirseniz, doğum o kadar kolay gerçekleşecektir. Dolayısıyla doğum komplikasyonu görülme oranı o kadar düşecektir.
  3. Doğum sonrası nekahat devresinin kısaltılması : Egzersizler ile vücudun dayanıklılığı ve performansınızı arttırarak doğum sonrası gebelik öncesi hayat alışkanlıklarınıza dönmeniz o kadar kolay ve hızlı olacaktır.
  4. Gebelik öncesi ağırlığınıza hızlıca geri dönülmesi : Egzersiz yaptığınız sürece vücutta birikecek yağ oranı daha az olacağından, doğum sonrasında eski kilonuza ulaşmanız o kadar kolay ve hızlı olacaktır.
  5. Gebelik modunun düzeltilmesi : Egzersiz sonrası vücutta normal zamanlarda da ruh halimizi düzenleyen seratonin hormonu salgılanır. Dolayısıyla kesinlik modunuzu iyileştirecek gerçek bir reçetedir.
  6. Uyku problemini azaltılması : Gebelik gerçekten stresli bir süreçtir. Düzenli egzersizlerin stresi azalttığı ve uykusuzluğa neden olan duygusal iniş çıkışları düzenlediği tespit edilmiştir.
  7. Kan basıncı ve tansiyonun düşürülmesi : Sadece haftalık düzenli olarak tempolu yürümek bile kan basıncınızı ve tansiyonunuzu düzene sokacaktır.
  8. Sırt ve pelvik bölgedeki ağrıların azaltılması
  9. Kabızlık probleminin giderilmesi : Vücudunuz ne kadar çok hareket ederseniz bağırsaklarınız o kadar çok çalışacaktır. Kimine 30 dakikalık bir yürüyüş yeterli olurken, kimi gebe 15 dakikada herşeyi yoluna koyabilmektedir. Hadi gebeler… Biraz hareket !

Gebelikte hangi egzersizler yapılmamalı

Gebeliğin ileri haftalarında sırtüstü yatarak yapılan hareketlerden kaçınmalı, özellikle son dönemlerde sağ tarafa yatarken dikkatli olmalısınız! Sırt üstü yatış pozisyonu bebeğinizi arkaya doğru iterek bu bölgeden geçen damara baskı yapması, uterus’a giden kan akışını kesecek veya azaltacak, bunu takiben de olumsuz durumlar ortaya çıkması ihtimali istemediğimiz bir durumdur. (DİKKAT !!!!) Kısa süreli sırtüstü yatış pozisyonları herhangi bir zarar veremeyecektir.

Ayrıca su altı dalışı, ata binme ve karın bölgesinde sorun yaratabilecek her türlü temaslı sporlardan uzak durulmalıdır.

Gebelikte yapılabilecek egzersizler

Hekiminiz size spor yapabileceğinizi söylerse,

  • Pasif Hareketli Egzersizler,
  • Yürüyüş, Düşük tempolu koşu
  • Yoga ve Pilates,
  • Yüzme

gibi sizi rahatlatacak sporlar tercihiniz olmalıdır. Bu yapılan sporların da haftada 3-4 kez yapılması ve bir defada 25-30 dakikayı geçmemesi sizin için daha uygundur. Tabi ki kalp atışlarınızı ve nefesinizin takibini yapmayı ihmal etmeden. Özellikle gebelikte kilo dengesi önemli bir konu olduğundan mümkün olduğunca hareket ve egzersizden uzak durmamak iyi olacaktır. Bu durum ancak doktorunuz size egzersiz yapmanızda bir sakınca olmadığını söylediği takdirde geçerlidir.

Gebe yeterli beslenemiyorsa bebeğin de beslenme konusunda yetersiz olacağı kuvvetle muhtemeldir. Bebeğin beslenmesi annenin vücudundan karşılanır. Bu durumda anneye büyük sorumluluklar düşmektedir. Gebelikte yenilen yiyecekler çok da farklı olması gerekmez aynı yemekler yenebilir fakat ek olarak bebek için ve anne için gerekli olan besinler takviye edilmelidir.

Gebe kadınlar gebelik öncesine göre ortalama 300-500 kcal daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar. Bu dönemde gerekli olan gerek vitaminler gerekse mineraller iyi ve dengeli beslenmeyle rahat bir şekilde karşılanır. Fakat gebelikte ortaya çıkan demir ihtiyacı demir içeren gıdaların tüketilmesi ya da ek demir desteğiyle yapılmalıdır. Toplam gebelik boyunca alınması gereken kilo gebeden gebeye değişse de ortalama 11-15 kilodur. Bu kiloların da haftalara göre ayarlanması gerekmektedir.

Daha çok sebze ve meyve, protein desteği, mineral ve vitaminlere dikkat edilmelidir. Taze sebze ve meyveler, özellikle turunçgiller ve domates A, B, C vitaminleri içerir. Hangi besinlerde ne kadar vitamin var hangisinde mineral var bilinmeli destek tedavisi gerekirse demir kalsiyum, magnezyum yapılmalıdır. Demir, beyaz kürenin oluşması için gereklidir. O yüzden bazı bebekler kansız doğar, bunun da sebebi, gebelerin demir ihtiyacını tam karşılayamadığıdır. Gebeler fazla miktarda demir içeren yiyeceklerden yemeli ve eğer gerekirse doktorum önerdiği miktarda demir ilacı almalıdırlar.

Gebeliğin ilk aylarında ortaya çıkan bulantı ve kusmalarda az az sık sık yemek hem anne açısından hem de bebek açısından daha iyidir.

Gebelerin daha çok proteine ihtiyacı vardır.
B vitaminleri içeren et, balık, tavuk ve yumurta önemli protein kaynaklarındandır. Tabiki yağlardan da takviye yapılmalı bu takviye doğrudan yağ şeklinde olabileceği gibi sıvı ve tereyağı şeklinde , peynir şeklinde de olabilir.

Doğuma kadar şeker, baklagiller, ekmek, pastalar ve patates enerji sağlamak için yenebilir.
A vitamini ihtiyacı baklagiller, patates ve ekmekle karşılanabilir.. Fakat yağlar, şeker ve nişasta çok miktarda alınırsa gebeye kilo aldırır ve bu da doktor olarak pek tercih ettiğimiz bir durum değildir.

Bol kremalı ve yağlı yiyeceklere çok ilgi gösterilmemeli ve tüketilmemelidir.

Sigaradan uzak durulmalı eğer içilirse bebekle ya da bebeğin eşiyle ilgili sorunlar çıkabileceği unutulmamalıdır.

Alkol alınmamalıdır.

Çay ve kahve çok olmamak kaydıyla içilebilir.

Doktor vitamin desteği uygun gördüyse günlük unutulmadan içilmelidir.

Günümüzde gebelik sürecinde bebeği etkileyebilecek bir çok faktör  gebelikten önce belirlenebilmektedir. Bu sayede gebelik sürecinin hem anne hem de bebek açısından iyi  geçmesi mümkün olabilmektedir. Annenin taşıdığı riskler konusunda anne bilgilendirilerek gebelik süreç ve sonucunu iyileştirebilecek girişimlerde bulunulabilir. Bu nedenle sağlıklı bir gebelik süreci geçirmek, potansiyel riskleri ve durumları belirlemek ve problemsiz olarak sonuca ulaşmak için gebe kalmadan önce uzman bir hekim tarafından değerlendirilmesinde yarar vardır.

Eğer daha önceden saptanmış olan alerji, astım, diyabet, hipertansiyon ve kalp rahatsızlıkları gibi kronik hastalıklarınız mevcut ise bu durumun doktorunuza muhakkak bildirilmesi gerekmektedir. Özellikle ilk trimester (ilk 12 hafta) söz konusu kronik rahatsızlıklar için varsa sürekli kullandığınız ilaçların gebeliğe uygun olanlarla değiştirilmesi veya tedavi programının gebeliğe uygun güncellenmesi söz konusu olacaktır. Bu hem annenin hem de fetus’un sağlığı için büyük önem taşımaktadır.

Örneğin kronik astım hastalığı gebelikte kandaki oksijen miktarının ve fetus’e kan akışının azalmasına neden olabilmektedir. Astım’ın etkilerini azaltmak için sigara ve tüm allerjen maddelerden uzak durulması gerekmektedir. Çoğu astım ilaçları gebelikte de kullanılabilmektedir. Ancak yine de gebelik süresince hastalık ile ilgili yaşanacak rahatsızlıkların ve değişimlerin muhakkak doktorunuza bildirilmesinde yarar vardır. Şunu da belirtmek gerekir ki, astım rahatsızlığı olan bazı gebelerin bu rahatsızlıklarında azalma hatta gebelik süresince hiçbir astım atağı ile karşılaşmamaları da mümkündür.

Bunun dışında bazı genetik rahatsızlıklar gebelik sürecini ve fetus’un sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle sizin veya eşinizin ya da ailelerin geçmişinde tespit edilmiş bir genetik rahatsızlık varsa ya da bunun varlığından şüphe duyuyorsanız mutlaka bir genetik test yapılmasında ve rahatsızlık varsa durumun tespit edilmesinde yarar vardır. Gebe kaldığınız ve genetik rahatsızlıklarla ilgili herhangi bir test yaptırmadınız. Endişelenmeye hiç gerek yok. Sizin ve bebeğiniz sağlığını korumak amacıyla tüm tedbirlerin alınması mümkündür.

Sayfa 1 / 212