Bugün Sevgililer Günü

Sayısız aşk şiiri içinden, sayısız örnek vermek mümkünken bugün, az bilinen bir tanesi geçiveriyor aklımdan.  Ah Muhsin Ünlü’den geliyor;

“Ayakkabılarını kapımın önünde görmeyi istiyorum!”

Çünkü bu, Seni seviyorumun içine nal salmak demektir..” Tüm sevdalılara gelsin istiyorum, gizlice, yer bitirirce, nefessiz tepinirce, adeta dilenirce sevenlere gelsin. Onu düşünürken tırnağını yiyenlere gelsin, tavanlara göz ucuyla türlü resim çizenlere, duvarlara konuşmaktan dili damağı kuruyanlara. Hayale dalıp çayını soğutanlara, gözünü gözünden ayıramayanlara, neyi neden yaptığını unutanlara gelsin. Her satırı üç kere okumak zorunda kalanlara, anılara gömülüp çıkamayanlara, can yanmasını zevk sayanlara gelsin.

Sevgililer Günü bugün…

Bu şiir sevdiğinden uzakta olan ve bir yapım eki dahi alamamışlara gelsin. Şaşıracaksınız, şaşırmayın;  yapım eki önemli.
Şekerli sözcüğünün kökünü kolayca bulmuştuk okulda. Yapım ekinin şekeri aniden şekerli yapıvermesi hiç de yabancı değildi. Bir sözcüğün yanına, tek başına pek de anlam ifade etmeyen bir ek getirince ‘var’lık ifade ediyordu çabucak, sahip olmayı anlatıveriyordu gizlice, ortaya çıkan yepyeni sözcük. Kim bilir diyorum; öyledir ‘sevgili’ de. Hadi ihtimalleri atalım aradan, eminim öyle. Var olmanın, sahip olmanın en büyüleyici türemiş sözcüğüdür sevgili. Oysa kolay değildir diğerleri gibi. Sevgiden sevgiliye giden yolda kim bilir ne ömürler tükendi…
Gel demek kolay olmadı hiçbir zaman ve gidenler hasreti hasrete ekledi. Tutulamayan her el, öpülemeyen her dudak, sarılamayan her bel, ağırlık oldu yapım eksiz sevgilerin üstünde. İstekli bir hamallıktan dışarı sızan zahmetle… Sevmek, kolay olmadı hiçbir zaman. Ve tabi sevgililik de. Kapınızın önünde görmeyi istediğiniz ayakkabılar, sizden uzaklaşan ayakları kucakladılar. Ve kimi zaman, şeytandan acımasız,  vedadan acizdiler. ‘Seni seviyorum’daki harfler, önce biraz sürünüp tali yollara gömüldüler.

Ölen aşklara selam olsun! Aşktan mı Besleniyor İnsan…

Gülen aşklara, büyüyen, büyüten, deliren ve delirten aşklara selam olsun! Öğreten aşklara, defalarca! Ve bugün, bugün en çok da şanslı aşklara selam olsun!

Yar kokusunda devleşen ve nefes yakınlığında ‘biz’leşen aşklara selam olsun! Tek bir anı için feda etmeye hazır olduğunuz yıllar kırgın değil size. Onun yüzünü bir an daha görebilmek uğruna yüz çevirdiğiniz yüzler kırgın değil. Tarafınızdan unutulan kendiniz, bir köşeye atılan diğer derdiniz, üzülmeyin hayır kırgın değiller size.

Yeri gelmişken; fedakar ve şuursuz aşklara selam olsun!
Ve bugün…

Sevdiğiyle aynı yastığa baş koyanlara kutlu olsun!  

Sevdiğinin ayakkabısını kapısında görenlere, terini terine karıştırıp canını canına katıştıranlara, mutluluktan öleceğini sanıp yeniden doğanlara… Sonsuz kere kutlu olsun! Sevgililik bir ‘yapım’ meselesi; yapanlara kutlu olsun! Bugün Sevgililer Günü… Yılın geri kalan 364 günü, bugünle birlikte, gerçekten sevenlere kutlu olsun!

‘Yap’ın ki olsun.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir