Birbirini Yiyenler Kulübü (Aralık’15)

Toplumca çok büyük sınavlardan geçtik. Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, sağcısı solcusu, şusu busu hepimiz, birimiz daha şanslı birimiz daha şanssız, birimiz daha istekli birimiz daha isteksiz, birimiz haklı birimiz haksız, şöyle böyle derken türlü vehamete karşı taktık pelerinleri. Her defasında başımıza daha fena bir şey gelmez sanırken beklenen açıklama geldi. “Yılmaz Morgül Survivor’da. Allah’ım n’olur slip mayo giymesin, amin!”

Bir derdim mi var Yılmaz Morgül’le? Sesi harika, yorumu iyi, bakımlı ve izleyicisine saygılı bir adam. Ne derdim olur, bu kadar içten ağlayan bir adamla? Benim derdim ülkemle. Yeteneklerine kıymet vermediği herkesi eninde sonunda çılgın bir sosyal medya fenomenine dönüştüren ülkemle. Yahu bu adam size ne etti? Siz adama ne ettiniz de bu Gökçen Erdoğan adamın slip donunu dert etti!

BAŞININ ÜSTÜNDE DÖNEN ADAMLAR

S: Nişanlım geçtiğimiz hafta bir yetenek yarışmasına başvurdu. Yani bu konuda kariyer yapsa yeridir. Her sene 3-4 yarışmaya başvuruyor, saatlerce sırada bekliyor, elemelere katılıyor. Ama bu defa bir üst tura geçti. Canlı yayında yarışma hakkı kazanınca vücut geliştirmeye başladı ve kendine çılgınlar gibi alışveriş yapmaya başladı. Sosyal medya hesaplarındaki fotoğrafları elden geçirdi, çirkin çıktığını düşündüklerini sildi ve özel olarak yeni fotoğraflar çektirdi. Benim görmediğim fanları olsa gerek, bir de halka seslendiği videolar çekiyor haspam. Takipçi satın almasına değinmiyorum bile. Çeyiz alışverişi ve evimizin depozitosu için kenara koyduğumuz para gitti. Ünlü olma ihtimali şöyle kapının ucundan görünür görünmez paramızla birlikte ömrümü de yedi. Görmemişliği böyle önlenemez biçimde tırmanmayı sürdürürse iki güzel kız görünce salyalarını ardında bırakarak uzar gibi geliyor. Ne yaparım da elde tutarım, aklını başına devşirir de adam olur, bir yol gösterin.

C: Rahmet ve  özlemle anıyorum; Barış Manço adam olacak çocukları bulan son kişidir ki malumun; çocuklar o zaman yaş birer ağaçtı, vakitlice eğildilerse eğildiler. Senin üzerinde proje geliştirmeye çalıştığın şeyse koca bir kütük. Bu ülkenin ‘ünlü olmazsa ölecek hastalığı’ geçecek gibi değil. Seninki de furyaya kapılıvermiş. Zaten ünlü olanlar da genel olarak bir süre direnip sonra amiyane tabiriyle ‘önce arabayı sonra karıyı’ değiştiriyorlar. Seninki de yine erkeklerin amiyane tabiriyle önce kaportayı düzeltip sonra yeni kaportasına layık olduğunu düşündüğü bir araba ve bir karı peşine düşecek gibi görünüyor. Sen de ona ‘gelişmemiş vücuduna rağmen seni beğenen kadını, vücudun ve cebin şişince üşüşen kadınlar için üzdün’ dersin ve bu teselli sana yeter. Yeter mi?  Az önce tam da toplumun gözüyle anlattım ama sen onlara bakma. Seviyorsan, emek verdiysen, daha da vermeye meyilliysen, az da olsa inanıyorsan, verdiğin gibi almışlığın da varsa, fırtına olmaya meyleden esintiyi saçlarını bıraktığın bir rüzgara dönüştürmeye çabala. Ego tehlikeli canavar, masallarda adı geçmeyen. İlle de okşanası varsa egosunun sen okşa. Olmadı bırak rüzgara, savrulsun biraz. Kürkçü dükkanı olmak da bir seçenek bu aptal aşıklar diyarında. Gelelim şu yavaş yavaş suyunu çeken paraya, işte onun için sağlam bir ayrılığı hak ettiğini düşünmekteyim senin adam olmaya gecikmiş kütüğün. Para için falan değil. Ama bazen maddiymiş gibi görünen şeyler daha çok manevidir. Örnek mi; işte yeni bir hayat için kenara koyduğunuz ve hayallerinin sermayesi olan o para. Dostluğumu sona sakladım, acıyı sonda söyledim. Belki biraz zaman; olacakları ve ölecekleri görmek için. Kendi hayalleri için seninle kurduğu ortak hayalleri bir anda kenara atan adamın adam olacağı şüpheli. Iyisi mi peşine düş adamın dibinin.

 

ÇARE “UNFOLLOW”

S: Erkek arkadaşımın sosyal medyada çok manyak fanları var. Bir de bize söylerler “kızda göt göbek önden gidiyor, profiline baksan Adriana”. Bizimkinin de beyni küçücük, yanında bir sesli kahkaha attığımı bilmem ama profiline girsen saçlı Cem Yılmaz. Havasını söndüresim var. Ne yapmalı?

C: Kıskançlıkla hırs arasında ince bir çizgi vardır ama sen o çizgiyi aştıktan sonra bir de finish çizgisine koşmaya başlamış gibisin. Katı olmak istemem ama beynini aşağılamaktan imtina etmediğin bir adamın sevdalısı olmayı sürdürüyor musun emin değilim. Bir adamın gözünü, kaşını, saçını, poposunu beğenmeyebilirsin ve buna rağmen sevebilirsin de. Çünkü biz her zaman Brad Pitt’in denk gelmeyeceğini bilen birer Angelina Jolie’yiz. Ama aklını sevmek isteriz. Aptal adama aşık olmak bile çekilir çile de aptal olduğunu zerre fark etmeyen adama aşık olmak çekilir çile değil. Beyninin ebatları konusunda samimiysen başka bir yol da mümkün. Sosyal medya dediğin şeyi de çok ciddiye alma, yüzyıllarca bilgisayar başında otursak telefon aplikasyonlarını uzuv bellesek eninde sonunda karışacağımız yine gerçek hayat. Konuşacaklarımız kanlı canlı insancıklar. Bir biçimde kendini ifade etme becerisini göstermek hafife alınacak şey mi? vallahi değil. Sonuçta sosyal medya fenomeni olmak da zaman ve çaba istiyor. Ama ondan sana koca olur mu sen ona bak. Öz çocuklarını “follow” etmek güzel kızları “follow” etmeye benzemez, nasıl baba olur sen ona bak. Baktın eşleşmiyor aranan kan, çare “unfollow”.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir