Ankaram Cankaram

iyi bir dünya

Trafik sıkıştı geçen akşam, sayıyorum öyle durduğum yerde. Kızımı okuldan almaya gidiyorum, yani vaktinde yetişmem önemli, beni vaktinde onun için orada bulması önemli. Söz verdim çünkü. Öylesine alışkın bir de.  Bırakıldı, unutuldu, terk edildi zannetmemesi, yalnızca bir an bile böyle düşünmemesi önemli. Ona verdiğim sözleri tuttuğumu bilmesi, tutacağımı bilmesi için önemli. Saate bakıyorum sürekli.

Gitmiyor yol. Çocukluk düşlerim geliyor aklıma. Havada giden arabalar, bir puffla ışınlanmalar, aklımdan kimi geçirsem yanında olmalar… Kızım için, kızımla yeniden çocuk oluyorum o hiç bilmeden. Derin de böyle düşler kursun istiyorum, hayatında uçarak gitmek isteyeceği birileri olsun istiyorum hep. Kuzey için de istiyorum. Kuzey, daha süt kokuyor. Ben varken bana güvensin ama ben yokken  bana en çok güvensin istiyorum. Ayakları yere bassın, kendine yetsin, ablası gibi sağlam olsun ama yine de sevdiklerini düşününce daha iyi olsun istiyorum. Her dilediklerinde, her ihtiyaç duyduklarında orada olmak istiyorum. Çocuklarımın her anına yetişmek istiyorum, kaçırmak istemiyorum.

Derin çıktı çıkacak, uçmak istiyorum. Birden akıyor trafik, tam vaktinde nefes nefese kapıda oluyorum. Oysa emin ellerde biliyorum, onu bırakmayacağımı, unutmayacağımı bildiğini biliyorum ama sevdiklerine yetişmek başka şey biliyorum. Her akşam kavuşmak başka şey. Kokluyorum.

Evine helal ekmek götürmek, ailenle aynı sofraya oturmak başka şey. Telaş, kaygı, umut, sevgi, saygı, mücadele onlarla güzel, onlarla anlamlı, yaşıyor da biliyorum.

Derin küssün onunla hemfikir olmadığımızda, canının istediği giysiyi giysin gecenin bir vakti, Kuzey babasını at yapsın kendine, ancak ben koynundayken dalsın uykuya. Kitap okuyalım, şarkılar söyleyelim, dans edelim, meyve için kavga edelim tatlı tatlı, uyku saatini biraz geçirelim bazen kıyamayıp. Milyon tane şey olsun daha. Onlara yetişelim. Hayatın trafiği açılsın onlara giden yolda.

17 Şubat akşamı evine gidemeyen tüm annelerden, tüm babalardan, sevdiklerine kavuşamayan herkesten, tüm güzel insanlarımızdan özür dilerim. Böyle olsun istemezdim, Ankara’m böyle yansın istemezdim, Türkiye’m gözümün nuru ülkem, böyle olsun istemezdim.
Hayat devam ediyor, etmeli. Sevindirmemeli kimseyi, kirli emelleri nihayete erdirmemeli. Çünkü Derinlere Kuzeylere en çok umut bırakmak istiyor insan.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir